*Kral çıplak dedik anlamadınız Halk çıplak diyelim belki anlarsınız!*
Astronomik düzeyde artmış olan ev kiraları son günlerde sosyal medyanın gündeminde geniş yer buluyor. Her zaman ödediğinin 2-3 katını ödemek zorunda kalınca insanlar haklı olarak isyan ediyor. Kime, neye, nasıl isyan edeceğini bilmediğinden olsa gerek ki, bu hususta halk ev sahiplerini suçluyor!
Herkesin bildiği şu meşhur hikayeyi hatırlayalım; Günlerden bir gün, bir kral ülkenin bütün terzilerini huzuruna çağırtıp ona eşi benzeri olmayan bir kumaştan, eşi benzeri olmayan bir kıyafet dikmelerini emretmiş. Günler geçmiş ve bir terzi yeni diktiği kıyafetle gelmiş. Terzi kralı güzelce giydirmiş ve aynanın karşısına geçirmiş. Kral, üzerinde tek bir kumaş bile olmadığını görünce terzinin kendisiyle dalga geçtiğini düşünüp hiddetle bağırmış. Terzi ise kibar bir şekilde bu kumaşı yalnızca akıllı kişilerin görebildiğini söylemiş.
Kral kendisinin akılsız olduğunun düşünülmesini istemediği için terziye bol bol altın verip, ödüllendirerek göndermiş. Etrafındaki herkes, saraydaki pozisyonunu kaybetmemek için görmedikleri kıyafetin ne kadar harika olduğunu söylüyormuş. Kral, yalnızca akıllıların gördüğü kıyafetini giyerek halkın arasına karışmış. Herkes kralın halini görüyormuş ama korkudan sesini çıkaramıyormuş. Derken bir çocuk çıkmış ve kralı gösterek ‘Aa, kral çıplak, kral çıplak!’ diye bağırmış. Bir anda herkes kahkahalar atmaya başlayınca kral utana sıkıla, koşa koşa sarayına dönmüş.
Bizim sorunumuz esasen kral çıplak diyecek bir çocuğun olmaması, ya da kral çıplak diyen çocukların cezaevlerine tıkılmış olması.
Saraydaki poziyonunu kaybetmek istemeyen gazeteciler, sivil toplum temsilcileri, siyasetçiler, kamu görevlileri, hülasa halk; kral çıplak dememek için akaryakıt fiyatlarının astronomik düzeyde artmış olmasından akaryakıt istasyonlarını, gıda fiyatlarındaki tırmanıştan, market sahiplerini, kiraların artmış olmasından ev sahiplerini, müteahhitleri, emlakçıları, su faturalarının kabarık gelmesinden belediyeleri, soğan fiyatının tavanı zorluyor olmasından hangi aklın ürünüyse soğan lobilerini(!) sorumlu tutuyor. Elbette ekonomiyi, zora sokan falanca örgüt, sağlıktaki kokuşmuşluğun sebebi filanca örgüt, yargıyı bilmem kim kontrol ediyor. Ne de olsa kralın tek derdi saray, itibar ve süslü giyimi. O sebeple ne olursa olsun saray sorumlu tutulmaz, her zaman başka bir sorumlu vardır. Acaba ne olsa saray sorumlu olur? İnsan düşünmeden edemiyor.
Krala çıplak demek kolay, aslında zor değil. Sorun halkın da en az kral kadar çıplak olması! O çıplak halkın içinden çıktığı için kralın da çıplak olması.
Peki yok mu hiç çıplak olmayan? Kral çıplak diyebilecek olan? Ona da Nazi Almanya'sının ünlü muhaliflerinden; Martin Niemöller'in o meşhur sözleri ile cevap verelim; Önce sosyalistler için geldiler, ben sosyalist olmadığım için sesimi çıkarmadım.
Sonra sendikacılar için geldiler, baktım sendikacı da değildim, sesimi çıkarmadım.
Sonra yahudiler için geldiler, ben yahudi de değildim, sesimi çıkarmadım.
Sonra benim için geldiklerinde, etrafıma baktım, benim için sesini yükseltebilecek kimse kalmamıştı!
Bu günlerde herkes şapkasını önüne koyup düşünürse iyi olacak.











0 Yorum