İZMİR İL KONGRESİ'NİN ARDINDA KALANLAR
Birçok kişinin merakla beklediği bir kongre idi demokrasinin beşiği olan İzmir'in İl kongresi. Öncesi 27 Ağustos'ta bütün ilçelerin kongreleri bitmişti, il için tarih açıklanmıştı.16 Eylül'de İl kongresi yapılacaktı.
Süre çok uzun değildi. Bazı ilçelerde tek aday dayatmaları, aslında parti içi demokrasiye darbe niteliği taşıyordu. Kavgasız gürültüsüz çoklu adayla yarışmak aslında parti için kazançtı. Ancak İzmir'de bu böyle olmadı. Birkaç ilçede bu dayatılınca acaba 38. olağan İzmir İl kongresine de mi tek adayla gidilecek diye partilinin endişesi vardı. Mevcut İl başkanı sayın Şenol Aslanoğlu zaten 2- 0 önde idi, bir arkasına İzmir büyükşehir belediyesini vardı. İki ise, daha diğer adaylar ortaya çıkmadan ilçelerden imzaları toplamıştı. Seçimin galibi aslında belli idi. Ancak diğer adaylar da demokratik bir yarış için elini taşın altına koymuştu. Onlar da adaylık açıklaması yaptı. İlçeleri gezmeye başladı. Ama sayın Aslanoğlu için işleyen demokrasi diğer adaylar için askıya alınmıştı sanki. Randevu alıp gittikleri ilçelerde delege yoktu. Delegasyon ile bir araya gelip kendilerini anlatma fırsatları olmadı. Kongreye bir kala aday olay sayın Aytekin Tunus'a imza veren delege imzasını geri çektiğini belirtti. Nitekim kongre günü Aytekin bey diğer aday Mehmet Şakir Başak lehine çekildi. Seçime ikili adayla gidildi. Aslında parti içi demokrasi burda darbe almıştı. Tam divan kuruldu, kongre başlayacak derken bu sefer blok liste mi ya da çarşaf liste mi tartışması başladı ve Chp'ye yakışmayan bir tablo ortaya çıktı. Belli bir ara verildi ve lehte aleyhte konuşmalar yapıldı.
Sonuç olarak blok liste ile gitmeyi delegenin çoğunluğu kabul etti. Elbette ki demokrasi ve çoğulculuğu savunan, eşit şartlarda herkesin aday olabileceği, kendini ifade edebileceği liste çarsaf liste olmalıydı. Ancak blok liste onaylandı. Seçim dar bir kalıba sıkıştı. Çarsaf listede aday olmayı düşünen birçok kişi hayal kırıklığı yaşadı. Liste oylanmadan önce söz alan kimi konuşmacılar madem blok liste anti demokratikti neden 30 ilçede bunu uyguladınız dedi. Bu biz seçilen ya da listeye giremeyen, emek veren diğer insanlara haksızlık değil mi dedi. O da haklı idi. Mesela benim ilçemde çarşaf liste olsaydı, kendi iradem ile il delegesi olurdum ama olmadı. Öbür tarafa baktım çarşaf liste demokrasi demektir, siz delegeler cüzdan ile vicdan arasına sıkışmayın diye bir söylem vardı. İki aday arasında nasıl bir cüzdan hikayesi vardı ki delege bu arada kalsın diye düşündüm. Baktım evet çarşaf demokratik ancak bazılarının derdi demokrasi filan değil, onların cüzdanını dolduranların kolayca girebildiği listedir çarsaf, onun mücadelesini veriyor, delege de bunu herhalde benim gibi samimi bulmadı ki blok dedi.
Yani işin özüne bakıldığında geriye ne kaldı dersek
Kimine göre demokrasinin askı da kaldı
Direkleri afişlerle süsleyip listeye giremeyenler kaldı
Birde Lacoste gömlekli adamların devrimcilik sattığı bir Cumartesi günü... kaldı










0 Yorum