Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Remzi Yıldırım
Remzi Yıldırım

REMZİ YILDIRIM YAZDI İSTİKLAL’İN ŞAHİDİ: İZMİR SAAT KULESİ

Konak Meydanı’nın kalbinde yükselen Tarihi İzmir Saat Kulesi, yalnızca zamanı gösteren bir yapı değildir. O, bir asrı aşan ömründe nice sevinçlere, nice hüzünlere, nice milli mücadelelere tanıklık etmiş sessiz bir şahittir.

Sultan II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yılı anısına yaptırılan ve Anadolu’nun bağrından Adana’dan getirilen taşlarla yükselen bu zarif eser, 15 Temmuz gecesinden sonra da millet iradesinin sembollerinden biri hâline geldi.

O karanlık gecenin ardından Konak Meydanı bir kez daha tarih yazdı. Ellerinde ay yıldızlı bayraklarla meydanı dolduran insanlar, günlerce, haftalarca, hatta aylar boyunca nöbet tuttu. Yaşlısı, genci, kadını, erkeği. Herkes aynı duygunun etrafında birleşmişti.

Saat Kulesi’nin her çanı sanki bir çağrıydı:

“Bu vatan sahipsiz değildir.”

Meydanda yankılanan İstiklal Marşı, yalnızca söylenen bir marş değildi; milletin yüreğinden kopan ortak bir yemindi. Bayraklar rüzgârla birlikte dalgalanırken, gözlerde hem o gecenin acısı hem de bağımsızlığın gururu okunuyordu.

Geceyi sabaha bağlayan saatlerde kimse yorgunluktan söz etmiyordu. Çünkü nöbet tutulan yer yalnızca bir meydan değildi; nöbet tutulan, bağımsızlığın kendisiydi.

Tarihi Saat Kulesi, o günlerde sessizce bu manzarayı izledi. Bir asır önce yükseldiği meydanda, bir asır sonra yine milletin iradesine tanıklık etti. Taşları susuyordu belki ama tarihi konuşuyordu.

Bugün Konak Meydanı’ndan geçen her insan, belki farkında olmadan o günlerin izleri arasında yürür. Saat Kulesi’nin gölgesine düşen her bayrak, o nöbetlerin hatırasını yeniden canlandırır. Çünkü bazı mekânlar sadece mimari eser değildir; milletin hafızasıdır.

İzmir Tarihi Saat Kulesi de işte böyledir. O, zamanı gösterirken aynı zamanda tarihin en anlamlı sayfalarından birini de sessizce anlatmaya devam eder.

Ve her baktığımızda bize aynı gerçeği fısıldar:

“İstiklal, sadece kazanılan bir zafer değil; her neslin korumakla yükümlü olduğu en büyük emanettir.”

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 + 5 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Reklamı Geç