
İzmir’de 25 yıldır bir türlü birinci olamayan AK Parti, bugün siyasi dengelerin değişmesiyle birlikte İzmir’de birinci parti konumuna geldi.
Peki ne değişti?
İzmir seçmeninin yıllardır vermediği birinciliği bugün AK Parti’ye kimler verdi?
Asıl sorulması gereken soru belki de bu…
AK Parti, 2002’den bugüne Türk siyasetinin en güçlü aktörlerinden biri. Genel seçimlerde elde ettiği başarılarla uzun yıllardır iktidarını sürdürüyor.
Ancak İzmir’de tablo hiçbir zaman böyle olmadı.
İzmir’de CHP’nin güçlü olduğu bilinen bir gerçek. AK Parti, yıllardır İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadığı gibi kent genelinde de birinci parti olmayı başaramadı.
AK Parti İzmir’de nasıl birinci parti oldu.
Peki bunun sebebi ne?
Ekonomik şartlar mı çok iyi?
İzmirlinin refah seviyesi mi yükseldi?
Esnafın işleri mi düzeldi?
Emeklinin geçim sıkıntısı mı sona erdi?
Asgari ücretlinin maaşı artık kiraya yetiyor mu?
Elbette hayır.
Ekonomik şartların ağır olduğu, esnafın zorlandığı, emeklinin geçim mücadelesi verdiği, dar gelirlinin ay sonunu getirmekte zorlandığı bir dönemde AK Parti nasıl oldu da İzmir’de birinci parti konumuna geldi?
Bence bu sorunun cevabını yalnızca AK Parti’de değil, CHP’de ve yeni parti de de aramak gerekiyor.
CHP’NİN YAŞADIĞI İÇ TARTIŞMALAR
Erdoğan karşısında genel seçimlerde istediği başarıyı elde edemeyen CHP, ana muhalefet partisi olarak görevini sürdürürken 2019 da bir çok büyükşehiri ak partinin elinden alırken 2024 yerel seçimlerinde Türkiye genelinde büyük bir başarı elde etti.
CHP, 47 yıl sonra Türkiye genelinde birinci parti oldu ve çok sayıda belediye kazanarak önemli bir başarıya imza attı.
Ancak seçimlerin ardından CHP içerisinde ciddi tartışmalar başladı.
Yerel seçim öncesi Genel başkan değişimi, kurultay tartışmaları, parti içerisindeki grupların bir biri ile mücadelesi, belediye başkanlarıyla ilgili yaşanan gelişmeler ve son dönemde yargıya taşınan siyasi tartışmalar, CHP’nin gündemini değiştirdi.
Daha seçime yıllar varken cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilen Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ve bazı belediye başkanları hakkında yaşanan gelişmeler, siyasi gündemin uzun süre belediyeler ve yargı üzerinden şekillenmesine neden oldu.
Bir atasözü vardır:
“Kurt puslu havayı sever.”
CHP’de yaşanan siyasi baskı ve karmaşa, bazı belediye başkanlarının tutuklanması, parti değiştirmeleri, mahkeme kararları, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkan olması CHP içerisinden yeni parti nin çıkması AK Parti açısından önemli bir siyasi fırsat alanı oluşturdu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da CHP deki karmaşa dan Sonra fırsatları değerlendirmeyi bilen bir lider olarak bu süreci yakından takip ediyor.
CHP’DEKİ SORUNLAR SEÇMENİ YORUYOR
CHP’li belediyeler üzerinde siyasi baskı var mıdır? Dersek cumhurbaşkanı Erdoğan silkeleme sözü sonrası
Buna “yok” demek kolay değil.
Son dönemde yaşanan gözaltı ve tutuklamaların yanı sıra CHP’den AK Parti’ye geçen belediye başkanları, milletvekilleri ve bazı siyasetçiler hakkında kamuoyuna yansıyan iddialar kirli siyasi ilişkiler siyasi dengelerin değiştiğini gösteriyor.
Uşak ve Menderes belediye başkanlarıyla ilgili kamuoyuna yansıyan görüntüler, iddialar ve tartışmalar; chp içinde önce kurulan paralel yapı sonra özgür özelin kurduğu yeni parti tartışmaları ve belediye başkanlarıyla ilgili gelişmeler, seçmeni de yoruyor.
Siyasette yaşanan bütün bu gelişmeler, CHP’nin kendi içerisindeki sorunlarının seçmen nezdinde nasıl karşılık bulduğunun sorgulanmasına neden oluyor.
Burada biraz da mizahla söyleyelim:
CHP demek ki yapay zekâyı doğru kullanamamış!
Özgür Özel’in 2024 yerel seçimlerde belediye başkanlarının belirlenme sürecinde yapay zekâdan yararlanıldığı yönündeki açıklamaları bugün yeniden gündeme geliyor.
Bugün CHP’den AK Parti’ye geçen belediye başkanlarına, ve bazı milletvekilleriyle ilişkileri ne baktığımızda

Acaba bazı siyasetçiler yapay zekâyı da kandırmış olabilir mi?
Kısacası mesele yapay zekâyı kullanmak değil, siyaseti doğru insanlarla yapmak. Olduğu ortaya çıkıyor belki ak parti 25 yıldır bu yüzden iktidar
AYDIN VE AFYON’DAN SONRA GÖZLER İZMİR’DE
Aydın ve Afyonkarahisar’dan sonra şimdi gözler İzmir’de.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddialar, İzmir siyasetinin en çok konuşulan konularından biri haline geldi. Ak Parti 25 beş yıldır alamadığı İzmir’i Cemil başkan nın geçişi ile İzmir’i almış olacak
14 Ağustos ak partinin 25 yılı kutlamasına bakalım Cemil tugay geçecek mi ak partiye hep birlikte izleyeceğiz
Bu geçiş gerçekleşir mi, gerçekleşmez mi? Görmüş olacağız
Ancak şu gerçeği değiştirmiyor:
Cemil Tugay AK Parti’ye geçmese bile AK Parti bugün İzmir’de birinci parti.
Çünkü CHP içerisindeki bölünmeler, siyasi tartışmalar ve yeni parti nin kurulması AK Parti’nin İzmir’de yıllardır aşamadığı siyasi duvarı yıkmış durumda.
İşte burada İzmirlinin kendisine sorması gereken çok önemli bir soru var:
“İzmir seçmeni 25 yıldır AK Parti’ye vermediği birinciliği bugün kimler nasıl verdi?”
Bunun cevabı yalnızca ekonomik şartlarda veya AK Parti’nin politikalarında aranamaz.
CHP’nin kendi içerisinde yaşadığı sorunlar da bu tablonun önemli bir parçasıdır.
Makam kavgaları, koltuk tartışmaları, birbirlerine yönelik ağır açıklamalar ve sosyal medyada yaşanan siyasi çatışmalar seçmeni yoruyor.
SEÇMEN ARTIK KAVGA DEĞİL, HİZMET İSTİYOR
Siyasette yaşanan tartışmaların ortasında vatandaşın beklentisi aslında çok basit.
Vatandaş siyasetçiden kavga değil, hizmet bekliyor.
Esnaf işinin devam etmesini istiyor.
Emekli rahat bir hayat sürmek istiyor.
Gençler gelecek kaygısı yaşamak istemiyor.
İzmirli ise yıllardır çözülemeyen ulaşım, trafik, altyapı, kentsel dönüşüm ve çevre sorunlarının artık çözüme kavuşmasını bekliyor.
İşte siyasetin asıl konuşması gereken konular bunlar.
BİRİNCİ OLMAK YETMEZ
AK Parti, 25 yıl sonra İzmir’de birinci parti oldu.
Bu sonuç sadece CHP’nin kaybı olarak değerlendirilmemeli. Yeni parti de bundan kazançlı çıkmaz
AK Parti açısından da büyük bir sorumluluk getiriyor.
Çünkü seçimlerde birinci olmak başka, o birinciliği hizmete dönüştürmek başka.
Şimdi AK Parti İzmir’de CHP ve yeni partinin bölünmeleri ile birlikte elde ettiği bu siyasi avantajı İzmir’in sorunlarını çözmek için kullanmak ve önümüzdeki yerel seçimlere hazırlanmaktır. Bölünmenin getirdiği birincilik değil milletin iradesi ile çıkan başarı ile taçlandırmak zorunda
CHP’de yeni parti ye düşen görev ise kendi şapkalarını önüne koyup düşünmeliler 25 yıldır milletin vermediği yetkiyi biz nasıl verdik kendi içerisindeki tartışmaları bir kenara bırakıp yeniden İzmirlinin karşısına güven veren, çözüm üreten ve vatandaşın sorunlarına odaklanan bir anlayışla çıkmaktır.
Çünkü sonuçta sandık milletindir.
Millet isterse bir siyasi partiye 25 yıl boyunca birincilik vermez.
İsterse bir gün gelir, bütün siyasi dengeleri değiştirir.
Bundan sonra önemli olan yalnızca kimin birinci olduğu değil…
Bu birinciliğin İzmir’e ne getireceğidir. Başkan Cemil tugay ın geçişi ile İzmir istediği hizmeti alacak mı
Benim dileğim ve beklentim çok açık:
Artık kazanan partiler ve makam sahipleri değil, bu güzel kent İzmir olsun.
Ne diyelim…
Her şeyin hayırlısı.
Hüseyin Ergün
Köşe Yazarı

YORUMLAR