GEMİYİ KURTARAN KAPTAN
Merhaba sevgili okurlar, bu köşede, her pazartesi yazdığım makalelerimi, bundan sonra pazartesi günleri yerine, pazar günleri yazacak, okumak için daha müsait olabileceğiniz bir zamanı değerlendirmeye çalışacağım.
Sevgili okurlar, sanırım "Gemisini kurtaran kaptan." deyimini duymayanınız yoktur. Ortaokul, lise çağlarında öğrendiğimiz bu deyim, daha sonra, hayatımızın belli süreçlerinde karşımıza çıkmıştır. Normal şartlarda, herhangi bir insanın ne yapacağını şaşırdığı bir iş, oluş ortamındaki, karmaşa, zorluk ya da tehlikeleri her şeye rağmen aşarak, içinde bulunduğu iş ya da oluşu olumlu bir sonuca bağlayan kişi için kullanılan övgüyü belirtir. Şartlar ne olursa olsun, kaptanlık iddiası olan kişiye, gemisini bulunduğu her türlü tehlike ortamından, güvenli bir limana yüzdürmeyi telkin eder.
Bu ve benzeri deyim, slogan, atasözü ve dilden dile anlatılan hikayelerin kitleler üzerinde bıraktığı tesir ile insanlar, kendilerine gelecek övgü, çeşitli kişisel hırs ve menfaatleri baz alarak mutlak başarıya odaklanır. Bu başarı hırsı öylesine yoğun ve zehirlidir ki, bu yolda kırıp, dökmekten, başka insanların hayatlarını etkileyerek, cehenneme çevirmekten, başarıya giderken hem kendileri hem toplum için hayati öneme sahip olan değerleri yerle bir etmekten çekinmezler. Toplumun yalnızca başarıya yönlendirdiği, yeryüzü tanrısı edasında gezinen bu kibir abideleri, gemilerini limana ulaştırırlar ama geride onlarca enkaz, kırılmış kalp, sönmüş ocak bırakarak!
Çünkü bu insanlar, sistematik olarak yalnızca başarıya odaklandırılmıştır. Şartlar ne olursa olsun, hava ne kadar fırtınalı, yağmurlu, tehlikenin boyutu devasa boyutlara erişmiş olursa olsun, gemiyi güvenli yüzdürecek ustalık, maharet ve zekaya sahip olmayı telkin etmesi gereken bu deyim, söz öbeği ve atasözleri, maalesef ayakoyunu, hile ve üçkağıtçılık olarak karşılık bulmuştur. Belirlenecek yol ve yöntemlerin vicdanen muhasebesi kimsenin aklına gelmiyor, bin yıllardır var olan toplumun ahlaki değerleri üç kuruş etmez menfaatler için ayaklar altına alınıyor. Kişilik, omurga, dürüstlük, tamamen tedavülden kalkmış durumda. En nihayetinde gemisini kurtaran kaptan!
Peki, ya ahlak?










0 Yorum