Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Remzi Yıldırım
Remzi Yıldırım

REMZİ YILDIRIM YAZDI ÇİĞLİ’DE DEMOKRASİ NEFESİ

Bazı ziyaretler vardır; sadece el sıkışmak değildir. Bazı sohbetler vardır; birkaç cümleden ibaret kalmaz.

Kimi buluşmalar da vardır ki bir kentin hafızasına küçük ama anlamlı izler bırakır.

İşte İzmir’in habercisi, Ege’nin özgür sesi, Ege özgür haber gazeteci dostumuz Hüseyin Ergün ile gerçekleştirilen buluşma da böyle bir anlam taşıyordu.

Çiğli’nin sokaklarından esen rüzgâr, o gün yalnızca ağaçların yapraklarını değil, şehrin geleceğine dair umutları da kıpırdatıyordu.

Bir masanın etrafında toplanan insanlar aslında sadece gündemi konuşmuyordu; kentin yarınlarına dair düşler kuruyor, ortak değerlerin etrafında kenetlenmenin yollarını arıyordu.

Çünkü şehirler yalnızca betonla büyümez.

Şehirleri büyüten; fikirlerdir, dayanışmadır, samimiyettir.

Bir gazetecinin kalemi ile bir yöneticinin hizmet anlayışı aynı masada buluştuğunda ortaya çıkan şey, çoğu zaman sıradan bir sohbetten çok daha fazlasıdır.

O masada Çiğli’nin sokakları konuşulur, çocukların geleceği konuşulur, parklar, okullar, kültür, sanat ve insanın huzur içinde yaşayacağı yarınlar konuşulur.

Gazetecilik de böyledir aslında.

Kimi zaman bir deniz feneridir karanlık gecelerde.

Kimi zaman bir çiftçinin alın teri kadar kıymetlidir.

Kimi zaman da halkın sesi olur; duyulmayanı duyurur, görülmeyeni görünür kılar.

Hüseyin Ergün ve ekibi yıllardır bu anlayışla Çiğli’nin nabzını tutarken, kentin hikâyesini satır satır geleceğe taşımaktadır.

O gün yapılan sohbet bana Çukurova’da gördüğüm yaşlı bir çınarı hatırlattı.

Dalları göğe uzanırken kökleri toprağa sıkıca bağlıydı.

Bir yanı geçmişi anlatıyor, diğer yanı geleceğe gölge oluyordu.

Yerel basın da böyledir.

Köklerini halktan alır, gövdesini doğruluktan oluşturur ve dallarını geleceğe uzatır.

Eğer bir şehirde gazeteciler özgürce yazabiliyor, yöneticiler eleştiriye kulak verebiliyor ve insanlar konuşabiliyorsa, orada demokrasi nefes alıyor demektir.

Çiğli’nin bugün ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak budur:

Konuşabilmek.

Dinleyebilmek.

Ortak akılda buluşabilmek.

O samimi ziyarette hissedilen en önemli duygu da buydu.

Ne makamların ağırlığı vardı ne de siyasetin keskin dili.

Sadece memleket sevdası vardı.

Sadece hizmet etme arzusu vardı.

Sadece insanların daha mutlu yaşayacağı bir Çiğli hayali vardı.

Anladım ki;
Muhabbetin olduğu yerde bereket vardır.

İstişarenin olduğu yerde çözüm vardır.

Basının özgür olduğu yerde umut vardır.

Çiğli’nin geleceği de işte bu umutla şekillenecektir.

Nazik ziyareti ve içten sohbetiyle gönüllerde güzel bir iz bırakan Hüseyin Ergün’e teşekkür ederken, kalemin ışığının hiç sönmemesini diliyorum.

Çünkü şehirleri yalnızca yönetenler değil, anlatanlar da büyütür.

Bazen bir fincan çayın buğusunda başlayan muhabbet, bir kentin yarınlarına uzanan en güzel köprü olur.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 + 9 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Reklamı Geç