
Sabah da TV programlarına çıkıp beni tasfiye ediyorlar diye beyanat veriyor. Bu olayın pek de öyle olmadığını TV kanalı ya da Çiğli dışındakiler bilmez ama Çiğli’de herkes ve genel merkez bilir. İsterseniz beş yıl önceye bir gidelim. Utku Gümrükçü aday gösterildiğinde herkes onun için geleceği parlak, Çiğli’de iyi işler yapar, ileriye doğru gider diyordu. Hatta Çiğli’de aday adayı olan arkadaşlar, bu süreçte işlerinin zor olacağını söylüyorlardı. Ancak olay ne Çiğli’nin dediği ne de aday arkadaşların dediği gibi zor değildi. Onların hiç mücadele etmesine de gerek yoktu. Gümrükçü kendi ipini kendi çekiyordu zaten. Nasıl mı? Biliyorsunuz bir belediye başkanının önce halka dokunması ve iletişim içinde olması gerekir. Utku Gümrükçü bunun tersini yaptı. Telefonlarını sadece büyük iş adamlarına ve üst düzey siyasetçilere açtı. Yani halk, seçtiği başkana ulaşamadı.
Yine TV’de “ben bu insanların elinde büyüdüm, onlar bana sahip çıktı” diyor. Haklı siz ilçe başkanı iken hepimiz sahip çıktık, ama belediye başkanı olduktan sonra siz kime sahip çıktınız ona da bakmak gerek. Halka telefonu kapattığınız gibi kapılarınızı da kapattınız. Özel kaleminiz kendini belediyenin sahibi sanıp, size ulaşmak isteyenleri engelledi. Çiğli halkı dışında herkese randevu verdiniz. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendi ilçenizde kapı kapı gezip oy isteyeceğinize, şehir şehir dolaştınız. Hangi vekil kime yakın, beni bir daha kim bu koltuğa atar diye. Gelinen nokta ve sonuç ortada. Parti içi seçimlerine gittiniz onca kamu gücüne rağmen sandıktan çıkamadınız. Sizin ekipte değerli bir dostum ile muhabbet ederken şu sözü söylemişti: “Hasan başkana karşı biz delege seçimlerinde 23 mahalleyi kazandık ilçe başkanlığını alınca, genel merkezi mail yağmuruna tuttuk, örgüt bu adamı istemiyor, seçimleri kaybetti başarısız biri dedik ve attığımız mailler dönüp dolaştı bize geldi, sonuç başkan değişti ancak bugün sanki tarih tekerrür ediyor” dedi.

Haklıydı bu dostum, gelen gideni aratır vaziyette. Bu taraf mailler atmaya başladı mı bilmem ama Hasan başkan en azından milletin cenazesinde, düğününde, en basiti telefonunda idi. Yaptığı hizmeti, düzenli ödediği işçi maaşını bir kenara koysak bile. Gelelim şimdi tasfiye meselesine, bundan bir yıl önce sevgili dostum eski ilçe başkanı Mert Özcan’a: “siz bu seçimi açık ara kaybedeceksiniz” dediğimde bana tebessüm etmişti. Neden diye sorduğunda ise belediye başkanı halktan, tabandan koptu, nasılsa genel merkez atama yapar deyip, o rahatlık ile seçmeni devre dışı bıraktı. Sünni reklamlar ile göz boyadı. ‘Örgüt size bunun hesabını sorar’ dedim, nitekim haklı çıkan ben oldum. Şimdi ise partiye oy veren çoğu insan olur da genel merkez Utku Gümrükçü ‘ye atarsa tekrardan ben oy vermem diyor. Bende şahsen genel merkezin halka kulak vermesi gerektiğini halkın kendi belediye başkanı ve meclis üyesini ön seçim ile belirlenmesi tarafıyım Son olarak şunu söylemek istiyorum Gümrükçüyü tasfiye eden kimse yok, onu tasfiyesinin önünü açan kendi vurdum duymazlığı, bireysel hırsları, yanında olduğunu söylediği halka sırtını dönmesi ve beceriksiz ekibidir. Hepsi bu. O yüzden koltuk baki değil; Utku Bey seni oraya oturtan millet, kaldırmayı da bilir…

YORUMLAR