
Herkes gerçekleri gördü, genel seçimler geçti, ben haklı çıktım. Şimdi, gerek sokakta gerekse telefonuma gelen mesajlarla beni haklı bulanların sayısı %20’den %80’e çıktı. Ve aradan çok zaman geçmedi, parti içi seçimleri geldi çattı. Sandıkta Utku Gümrükçü boyunun ölçüsünü aldı. 190 boyu olan Utku, artık milletin gözünde 90 santime düşmüştü. O, nasıl ki 4 yıl boyunca makamın kapılarını ve telefonlarını halka kapattıysa, onu o makama getiren millet de Gümrükçü’yü sandığa kapattı ve çıkaramadı. Sonra ne mi oldu? Birileri onu milletin gözünden küçülen boyu ile kilidi açıp sandıktan çıkardı. Bu seferde bir entrikanın peşine düştü.
Farklı senaryolar çizip kendini kahraman ilan etmeye çalıştı, ancak unuttuğu bir şey vardı: Bir kere milletin gözünde yenilenden kahraman olmayacaktı. Artık beceriksiz 4 yıllık bir yönetimin ardından dikiş tutmaz Sabri moduna geçmenin ona da faydası olmadığını düşünerek kaybettiği seçimin ardından bir günah geçişi gerekliydi. Önce onları bulmaya ve ulaşmaya çalıştı, sonra milletin rızası olmamasına rağmen sözlü bir protokol ile ilçe kongresine gitti. Sandıkta yenilen pehlivanın güreşe doymaz hikayesi ile bir de orada yenildi. Sonra kendine bir düşman seçti: Yıllardır Atatürkçü ve devrimleri ile övündüğünü söylediği, bugün belediye başkanı olduğu CHP. Önce büyükşehir meclis grubundan çıktı.
Sonra akşam arkadaşlarıyla keyif yaparken sosyal medyasına, “Yarın İzmir için önemli bir şey açıklayacağım” dedi. Sabah kalktığında, “Ula ben ne halt ettim?” diyerek ibreyi Çiğli’ye çevirdi. Çamur ve çöp üzerinden kendi partisinin büyükşehir belediye başkanı Tunç Soyer’e çattı. O da bir fiyasko çıktı, koşa koşa genel merkeze gitti, il ve ilçe yönetimini şikâyet etti. Bu süreç hep eksi yazdı elbette. İlçe başkanlığı seçimleri gelip geçicidir, ancak kalıcı olan bazı değerler vardır. Mesela, ülkenin kurucu lideri ve onun manevi değeri olan CHP’nin. Bugün, o kurucu liderin koltuğunda dün sayın Kılıçdaroğlu oturuyordu, bugün sayın Özgür Özel onların temsilcisi ise. Çiğli’de dün ilçe başkanı olan Mert Özcan idi, bugün seçilen Erkan Akar’dır. Yaklaşık 4 ay oldu ilçe başkanı seçildi.
CHP’nin belediye başkanı olduğunu iddia ettiğin halde, sen halka kapıları ve telefonu kapattığın gibi, ilçeye de kapattın. Tebrik ziyaretine gitmediğin gibi, ilçe başkanına taziye ziyareti bile yapmadın. Her gün birilerine Çiğli halkının parasıyla kahvaltı verirken, kendi partisinin yemeği için yer vermedin. Her platformda Atatürkçü olduğunu söyledin, her şeyin tersini yaptın. Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nda millete sırtını dayadı, sen sırtını döndün. Hani, sayın Gümrükçü, Cumhuriyet düşman işgalinden kurtulduğunda İstiklal Marşı yazılmıştı ve bir kıtası şöyle der.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!

Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal
Şimdi görüyorum ki beş yıllık beceriksiz bir yönetim. Milleti yok sayıp istiklali anlamamış gibi duruyorsun. Halk ile savaşın içindesin. Sen, Mustafa Kemal gibi düşünseydin, millete sırtını dönmezdin. Mehmet Akif’te değilsin, yeni bir marş yazasın sana. Soru şu: Bu millet seni seçti, o koltuğa oturdun, kendi kendine düşman oldun. Etrafındaki üç tane yakalanın sözü ile seni milletin içinde itibar sahibi yapanları uzaklaştırdın. Yetmedi, millete kapıları kapattın. Yetmedi, millet ulaşacağı adamı bulamadı. Çiğli yerine hep başka kapılarda dolaştın.
Şimdi bazı il başkanlarını gönderip genel başkana yalvartıyormuşsun. Ne hale düştün be Gümrükçü! Oysa seni o makama getiren halkın yanında olsaydın, yanı Atatürk’ün dediği gibi fikirlerini benimseyip sırtını millete dayasaydın, kimse seni yıkamazdı. Sen parti içi seçimleri yaklaşırken ortaya çıkıverdin ve o yanındaki yalakaların sana faydası olmadı. Kendi elinle kaybettin. Şimdi kendine düşman arıyorsun. Bu ne kin, bu ne nefret Gümrükçü! Sen kimsin veya kimden üstünsün? Bu kinin kime? İlçe başkanını ziyaret etmediğin gibi, dosyanı bile başkan yardımcılarına teslim ettirdin.
Unutma, o ilçe başkanı koltuğunda oturan Erkan Akar CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, Özgür Özel de bu ülkenin kurucusu aynı zamanda CHP’nin ilk genel başkanı Mustafa Kemal Atatürk’ü temsil ediyor. Şimdi sen hangisinden üstünsün? Milletten mi, ilçe başkanı Erkan Akar’dan mı, belediye başkanı olduğun CHP’den mi, genel başkanı Özgür Özel’den mi, yoksa ilk genel Başkan Mustafa Kemal Atatürk’ten mi? Hangisinden üstünsün, onu bize de söyle sayın Gümrükçü.

YORUMLAR