BAŞKANLAR DA KURS GÖRMELİ
FK ve Spor Kulübü başkanları ile İHK Başkanları konumuz bu. Komple eğitim, her zaman eğitim, şart olmalı koşulsuz şart. Kulübe seçilenler daha doğrusu pat diye gelenler. İşyerindeki elemanlarını, personeli, uşağı, dadısı sanır, öyle muamele eder. Ruhsal anlamda tabi, kapital anlamında değil. Asgari ücretten, belki de sigortası da yapılmaz. Ancak 'Çok sevdiğini' iddia ettiği, söylediği kulüpte bol keseden dağıtır.
Adını çok değil üç beş sene duymuştur, armasını sor. Çizemez. Ama en fanatik odur, sevdalıdır (!). İcraatta da göremezsiniz. Sadece bağırma çağırma o kadar. Hükümdar sanır kendini. Asan, kesen olur. Seven, sayan değil. Bilmem kaç kurs bitirmiş, sınavlardan geçmiş teknik heyetine ayar çeker, akıl verir. Saldırır bile. Sabretmez, hemen kovar. Futbolcu antrenman yapar maçla yatar kalkar, lisansı bonservisi vardır. Ha keza hakemler de öyle. Küçümsemek değil top toplayıcı evlatlarımız bile. Eğitimden geçer. Her maç öncesi 4.hakem tarafından yapacakları yapmayacakları anlatılır bir bir. Göreviyle, uygulamaları karıştıran bir daha gelemez sahaya. Ya başkanlar ? Hangi futbol kulüp bazındaki oluşumda olursa olsun. Başkanların özellikle eğitimleri, kurs bitirmişlikleri, kural bilgisi, top oynamışlıkları, en önemlisi de empatisi var mı, diploması var mı, sınavı, vizesi, vize yenilemesi var mı ? Liyakati var mı peki ? Tek aday ol, kolunu kaldır, zarfı kutuya at, al sana başkansın.
Sözleşmeli işçileri yani futbolcularının önünde, onların hocası, seçicisi, yön vereni, öğreteni teknik adamları azarlar, eleştirir, ayar çeker, akıl verir. Fiili saldırı bile olur. Neymiş stresmiş. Bilmiyor ki, anlamıyor ki. Bilse, anlasa. Derin nefes alır, düşünür. Bence 'Hakem akademisi' yerine 'Başkan ve Yönetim Kurulu Akademisi' kurulsun. Ders alsınlar, kurs verilsin, öğrensinler. Düşünsünler. Paran varsa başkansın oh ne ala. Şahsım mesela gönül verdiğim kulübüme hizmet vermek istiyorum. Ama yok, işte olmaz. Her türlü eğitimim, yaşamışlığım var. Başkan olamam, getirmezler, seçmezler. Neden ? Çünkü param yok. Şükürler olsun helalinden kazanıp, geçinip gidiyoruz. Aç değiliz, açıkta değiliz. Ruhumuz da toktur, bizim. Zengin değilim, ama gönlüm zengin. Bu meziyet de alemin çoğunda yok. Vermek için değil daha fazlasını almak için gelen var. Oh ne güzel hayat. Futbol namına bomboş ol, vermesen de cebin dolu olsun yeter. Reklamın alası, her kapıyı açar, itibar gani, alkış tonla, el sıkma isteği bolca. Siyaset, bürokrasi dibinde. Peki spora hizmet ne alemde ? Canım memleketinde olaylar bundan bitmiyor, bitmez. Kıyamet alameti bu olsa gerek. Ayaklar baş, başlar ayak oldu. Aman ya Rabbim. Liyakatsizlerde hak etmek, hakkını vermek, hak almak yok, ah almak çok. Bu kafayla gidersek, sonumuz daha da kötü. İnsanları değiştirmek çok zor. O zaman yönetmelikler değişsin. Bunun amatörü de alt yapısı da var. Yeni nesil nasıl geliyor ve de nasıl geriliyor haberiniz var mı ?
Gelelim beğenmedikleri hakemlerin başkanlarına ve üyelerine. İşi bildikleri halde, sınavdan geçtiler. Haberiniz var mı ? Yazan var mı ? Hakemlik yaptılar, gözlemcilik de. Liyakat 10 numara, hak edilmişlik 5 yıldız. İllerdeki Futbol İl Hakem Kurulu başkanlarından bahsediyorum. Hakem ataması da yaparak hakem yetiştiriyorlar. Baba gibi anne gibi, ocak, yuva, ekol, okul misali. Kulüpler arasında bile dağlar kadar fark atar. Liyakatsiz cesareti bu olsa gerek. Güzel ülkemde, canım yurdumda ilk kez evet evet ilk kez sınavla hem de çok zorlu ne sınavla İHK Başkanları seçildi. Bazı kulüp başkanlarıyla ara daha da açıldı. Lütfen üstünüze alınmayın. Başkan var, başkan vaaar. Yarası olmayan gocunmaz, zaten. Örneğin, İzmir Futbol Hakem Kurul Başkanı. Yıllarca hakemlik gözlemcilik yaptı. Davet ettiklerinde gider ders verir, anlatır, kibir ego yapmadan. Süper Lig'de yardımcılık da yaptı, doymuş insan evladı. Yarınlardan ün, şöhret beklentisi olmadan. Egosunu aldıranlardan. İyi eştir, iyi babadır, iyi evlattır. 6 ayrı MHK ile çalıştı. 7.'sinde sınavla geldi. Gitti, geldi değil. Vakti zamanı gelince onaylandı. Alnının teriyle, beyin gücü ile geldi, itelemeyle torpille değil. Raci başkandan bahsediyorum. Öyle sınavlardan geçtiler ki, ülke genelinde diğer illerin başkanları ile. Şahsımdan, şüpheliyim bilemiyorum. 75 ilden 15 faal başkan sınavı geçemedi. Artık başkan değiller, ya kulüptekiler ? Diyeceksiniz ki heyecanlanmıştır, o gün hastadır, morali bozuktur. Tamam da üniversitelere seçme ve yerleştirme sınavlarındaki ne yapsın ? Onlara haksızlık olur.
***
Sınav şöyle; 4 farklı konu. Geometrik şekiller, sayısal dizilim, Türkçe ve kişilik yapısı, psikoteknik sınavı. Yine diyeceksiniz ki. Bunları çocuklar bile yapıyor. Onların dimağı taze. Başkanlar koca koca adamlar, torun sahibi, bu yaşta. Futbol oyun kuralları ilgili, 3 adet de yorum sınavı. 171 aday arasında Türkiye üçüncüsü oldu. İzmir FİHK Başkanı Dr. Raci Köprülü, Ege Tıp mezunu bir de. Orada da yüzlerce, binlerce sınavdan geçti. İzmir'den sınava giren Gürcan Temizel 36., Halil İbrahim Atabay 39., İsmail Aydın da 61.oldu, İzmir'im adına çok büyük başarı, sevindim. Madem ki hep adaletten haktan adaletten hukukun üstünlüğünden bahsediyoruz. Sadece İzmir değil, cümleten hakkını verelim. Karabük'ten Bahadır Kayışoğlu Türkiye 1.'si, Elâzığ'dan Murat Yavuz 2., Uşak'tan Hüseyin Altıntaş 4., Adana'dan Burak Cem Tahiroğlu 5. oldu. Helal olsun. Tebrikler, başarılar diliyorum. Hakem kurulu başkanları her daim tamam da. Ya spor kulüpleri başkanları, yönetim kurulu üyeleri, Hazır mı koltuğa, ünvana, sıfata ? Bi'şey yapmalı, bir yerden başlamalı. İnsan, canlıya, yaşayana, Yüce Yaratan tarafından yaşam hakkı verilene, saldırı, şiddet olmaz, O'ndan dolay. Bilmem anlatabildim mi ?










0 Yorum