
Geçtiğimiz haftanın birkaç gününü, ilginç ve anlamlı bir projenin davetlisi olarak Konya’da geçirdim.
İzmir’deki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve basın mensuplarıyla birlikte Konya Büyükşehir Belediyesi’nin misafiri olduk.
Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu (KONFED) Başkanı Mehmet Aydoğan’ın yıllardır emek vererek hayata geçirdiği “Konya-İzmir Gönül Köprüsü Projesi” kapsamında Konya’nın önemli tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret ettik. Bu gezi sayesinde hem Konya’yı daha yakından tanıma fırsatı bulduk hem de Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın öncülüğünde yürütülen şehircilik anlayışını yerinde gözlemledik.
Şehrin düzenli ve sakin trafiği, tertemiz caddeleri, uygun fiyatlı alışveriş imkânları ve insanlarının samimiyeti, Gönül Köprüsü yolcuları olarak hepimizi derinden etkiledi.
Ziyaretimiz sırasında Çatalhöyük Neolitik Kenti, Mevlana Türbesi, Altın Çarşı, Sille Antik Kenti, Tropikal Kelebek Bahçesi, Taş Bina Kültür Sanat Merkezi ve Konya Velespit Müzesi gibi önemli noktaları gezdik. Gördüklerimiz, Konya’ya duyduğumuz hayranlığı daha da artırdı.
Hayatını İzmir’de sürdürmesine rağmen doğduğu toprakları hiç unutmayan, Çorumlu olmaktan gurur duyan biri olarak Konya’da bulunduğum iki gün boyunca aklımdan sürekli Çorum geçti.
Her iki şehir de, vatandaşları için büyük bir şans sayılabilecek başarılı belediye başkanları tarafından yönetiliyor.
Konya’da geçirdiğim süre boyunca açıkça gördüm ki Konyalılar, şehirlerine yeni bir vizyon kazandıran Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a çok şey borçlu. Aynı şekilde Çorumluların da Belediye Başkanları Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın kıymetini bilmeleri gerektiğine inanıyorum.

Bu iki belediye başkanının hayata geçirdiği sayısız projeyi bir kenara bıraksak bile, sadece tarihi mirasa sahip çıkmaları ve kent estetiğine verdikleri önem bile şehirlerinin nasıl değiştiğini göstermeye yetiyor.
Konya’da Çatalhöyük var, Çorum’da Alacahöyük…
Konya’da Mevlana Türbesi var, Çorum’da Ulu Cami çevresindeki Tarihi Kent Meydanı…
Konya’da Sille Antik Kenti’nin yanı sıra Kilistra, Savatra, Astra ve İsaura antik kentleri bulunuyor; Çorum’da ise Hattuşa, Şapinuva, Boğazkale, İskilip ve Kapılıkaya gibi eşsiz değerler yer alıyor.
Konya’da Taş Bina Kültür Sanat Merkezi var, Çorum’da ise Veli Paşa Hanı ve tarihi Bedesten bulunuyor.
Yani şehirlerimizi yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın vitrini hâline getirecek büyük kültürel miraslarımız var.
Yeter ki bu değerlerin kıymetini bilen yöneticilerimiz olsun…
Çorum’u yorulmadan geliştiren Dr. Halil İbrahim Aşgın gibi…
Konya’yı vizyoner projelerle dönüştüren Uğur İbrahim Altay gibi…

YORUMLAR