
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Genel Kurultay sürecinde Türkiye’de, İzmir’deydim.
14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Kemal Kılıçdaroğlu, muhalefetin bütün umudunu kendisinde kilitlemiş, beklentileri de bir hayli yükseltmişti. AKP zulmünün son bulmasını isteyen seçmen son kozunu oynuyor, AKP kazanmasın diye Kemal Bey’i seçmeye gidiyordu.
O dönem dikkat çeken önemli hususlardan biri de halkın CHP’yi beğendiği için değil, başka bir alternatif göremediği için AKP’den kurtulmak amacıyla CHP’nin omurgasını oluşturduğu Millet İttifakı’na oy veriyor olmasıydı.
Cumhurbaşkanı adayı olarak karşımıza çıkan Kemal Bey 14 Mayıs’ta seçilememiş, umutlar bir kez daha yıkılmıştı. Bu sefer kazanacağına ikna olmuş olan halk, kazanamamış olmak karşısında allak bullak olmuştu. Sanki verilen oylar farklı, çıkan sonuçlar farklıydı. Sanki görünmez bir el her şeyi değiştiriyordu.
Ve sanki halkın bir türlü çözemediği bu karmaşık durum karşısında iktidar kadar muhalefet de memnundu. Sanki muhalefetin içinde, hatta başında, bu sonuç için çalışanlar vardı. İşte bu “sankiler” halkın asabını fena hâlde bozuyordu.
Böyle bir iklimde CHP Genel Kurultayı’na gidildi. Ama her ne kadar böyle bir iklimde kurultaya gidilse de uzun zamandır koltukta oturan kişi istemediği müddetçe rakip kişinin kazanmasının mümkün olmadığı bir sistem vardı. Bu sistem yalnızca genel seçimler ve yerel seçimlerle sınırlı değil; parti, birlik, oda, vakıf, dernek ve federasyon seçimlerine kadar sirayet etmişti.
Bu sebeple Kemal Bey karşısında Özgür Bey’in kazanacağına ihtimal veren neredeyse yok gibiydi. Belki Özgür Bey bile ihtimal vermiyordu. Hele Kemal Bey, Özgür Bey’i ciddiye bile almıyordu.
Ama süreci etkileyebilecek bir diğer değişken de Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlerdi.
Seçimler yaklaşıyordu ve koltukları ele geçirmiş başkanlar, bir daha aday olabilmek için ince ince hesaplar yapıyorlardı. İnce hesap yapanlardan biri de o dönem Karşıyaka Belediye Başkanı olan Cemil Tugay’dı.
Cemil Tugay, CHP’nin kalelerinden biri olan Karşıyaka için tam bir hayal kırıklığı olmuştu. Halk artık yaka silkiyordu. Kemal Bey’in kendisini bir daha aday göstermeyeceği kesin kabul edilen bir bilgiydi. Bunu Cemil Tugay da biliyordu.

Bu nedenle son kozunu oynayıp kurultayda Kemal Bey’in karşısında Özgür Bey’in yanında yer aldı. İnanıyorum ki o da Özgür Bey’in kazanacağına ihtimal vermiyordu. Yalnızca son kozunu oynuyor, başka çaresi olmadığını düşünüyordu.
Kongrede, garip bir şekilde, Özgür Bey kazandı. Kurultayla ilgili sonradan çok farklı şeyler duyduk, hem de güvenilir kaynaklardan. Açıkçası böyle bir iklimde Özgür Bey’in normal yollarla kazanmış olabileceğine bugün bile inanmıyorum. Ama kabul etmeliyim ki Özgür Bey, Kemal Bey’den çok daha iyi bir muhalefet pratiği koydu ortaya.
Özgür Bey’in kazanmasıyla beraber şartlar Cemil Bey’in lehine döndü. Tabiri caizse dört ayak üzerine düştü.
Çok geçmeden yerel seçim hazırlıkları ve aday belirleme takvimi işlemeye başladı. Benim de içinde bulunduğum bir grup sivil toplum temsilcisi, İzmir’in sorunlarına dair gerçekçi çözümler getirmeye çalışan; makyaj yapmak yerine köklü çözümler sunan ve dünya ölçeğinde üst düzey başarılarıyla kendinden söz ettiren Tunç Soyer’in yeniden adaylaşması için mücadele ediyorduk.
Oysa Özgür Bey açısından Tunç Soyer’in İzmir’in sorunlarına köklü çözümler üretmeye çalışıyor olması ya da dünya ölçeğindeki başarıları yeterince önemli olmadı. “Sen beni desteklemedin, o destekledi” diyerek, Tunç Soyer’in yerine, Karşıyaka’daki yıkımın sorumlusu olmasına rağmen Cemil Tugay’ı Büyükşehir adayı olarak önümüze çıkardı.
Yani, Özgür Bey her ne kadar Kemal Bey’e göre daha iyi bir muhalefet pratiği ortaya koyuyorsa, aday belirlerken bir o kadar kötü tercihlerde bulunuyordu.
Nitekim CHP, 29 Ocak 2024’te Tunç Soyer’in yerine Cemil Tugay’ı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak açıkladı. Özgür Özel, tercihi anketler ve belediyecilik deneyimi üzerinden gerekçelendirdi; ancak Soyer’in 2023 kurultayında Kılıçdaroğlu’nu desteklemesinin bu tercihte etkili olduğu biliniyor.
Ve bugün…
Cemil Tugay, tasını tarağını toplayıp kendisine verilen yaklaşık 1,3 milyon oyun ardından AKP’ye geçti. 7 Ekim 2026 itibarıyla bu geçiş gerçekleşti ve Tugay, AKP’ye katıldı.
Umarım sorumlular mutludur. (!)
Umarım Tunç Soyer’in ahı yakanızı bırakmaz!

YORUMLAR