Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
HÜSEYİN ERGÜN
HÜSEYİN ERGÜN

GRAND SUR VE DİYARBAKIRLI NEBAHAT TEYZE

 

Temmuz ayında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hava sıcaklıkları yüksek olsa da ailemiz ve dostlarımızla birlikte Diyarbakır’ın eşsiz atmosferini solumak, “Doğu’nun Paris’i” olarak anılan bu kadim şehri bir kez daha keşfetmek istedik. Gezi planımızı yaparken konaklayacağımız oteli belirlemek için araştırma yaptık. Karşımıza, tarihi Sur ilçesinde yer alan, sıcak ve samimi atmosferiyle dikkat çeken Grand Sur Butik Otel çıktı. Uygun fiyatları ve merkezi konumu da karar vermemizde etkili oldu.

Birkaç gün sonra Diyarbakır’a ulaştığımızda bizi güler yüzlü iki genç çalışan ile otelin adeta simgesi haline gelen Diyarbakırlı Nebahat Teyze karşıladı. Odalarımıza yerleştikten sonra otelin bahçesinde sohbet ederken İzmir’den geldiğimizi öğrenen Nebahat Teyze, yıllarca İzmir Karşıyaka’da yaşadığını anlattı. Aslen Diyarbakırlı olan Nebahat Teyze, 25 yıl Karşıyaka’da yaşadıktan sonra oğlu, kızı ve torunuyla birlikte memleketine dönmüş. Oğlunun yaptığı yatırımla birlikte hem memleketine hizmet ediyor hem de misafirlerini kendi ailesinden biri gibi ağırlıyor.

Nebahat Teyze’nin en dikkat çeken yanı ise hiç eksilmeyen güler yüzü ve sıcacık Diyarbakır şivesi… Daha ilk dakikadan itibaren çayınızı ikram ediyor, sabah ise kendi elleriyle hazırladığı zengin serpme kahvaltıyla güne başlamanızı sağlıyor. Misafirlerini nasıl samimiyetle karşılıyorsa, uğurlarken de aynı içtenliği gösteriyor. Biz de ailece hem kendisinden hem de sunulan hizmetten son derece memnun ayrıldık.

Grand Sur Butik Otel’in en büyük avantajlarından biri de konumu. Tarihi Sur sokaklarının içinde yer alan otelden Ulu Cami, Diyarbakır Surları, Dört Ayaklı Minare, tarihi konaklar ve birçok önemli turistik noktaya yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. Bu da şehri keşfetmek isteyen ziyaretçiler için büyük kolaylık sağlıyor.

Diyarbakır ise sadece tarihiyle değil, mutfağı, kültürü ve misafirperver insanlarıyla da hayranlık uyandırıyor. Kenti her ziyaret ettiğimizde yeni yatırımların yapıldığını, tarihi dokunun daha da ön plana çıkarıldığını görmek sevindirici. Bu benim Diyarbakır’a üçüncü gelişim oldu ve her seferinde şehir kendisini yenileyerek ziyaretçilerine daha güzel bir deneyim sunmayı başarıyor.

“Doğu’nun Paris’i” unvanını fazlasıyla hak ettiğine inandığım Diyarbakır’ın mutlaka görülmesi gereken şehirlerden biri olduğunu düşünüyorum. Yolunuz bu kadim kente düşerse, hem Diyarbakır’ın tarihini ve kültürünü keşfetmeyi hem de Nebahat Teyze’nin samimiyetiyle tanışıp Grand Sur Butik Otel’de konaklamayı ihmal etmeyin. Eminim siz de buradan güzel anılarla ayrılacaksınız.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 + 5 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Reklamı Geç