Geçim sıkıntısı artık sadece ekonomik bir sorun değil; toplumun ruh sağlığını ve sosyal ilişkilerini de doğrudan etkileyen görünmez bir kriz olduğuna dikkat çeken “Uzman Sosyolog Pedagog/Psikolog Hanım Demirbaş, Gazeteci Yazar Remzi Yıldırım’a yaptığı açıklamasında Maddi kaygı, zihni daraltıyor, bedeni yoruyor, empatiyi aşındırıyor ve şiddeti tetikliyor.
Zihnin Daralan Ufku
Ekonomik sıkıntı yaşayan bireyler, sürekli “nasıl yetişecek, nasıl ödeyeceğim?” sorularına odaklanıyor. Araştırmalar, bu yoğun zihinsel yükün dikkat ve hafızayı daralttığını, IQ’da 10–13 puanlık düşüşe yol açabildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu kaybın uykusuz bir geceyle eş değer olduğunu vurguluyor.
Utanç ve Öfke Döngüsü
Yoksulluk, bireyde görünmeyen ama ağır bir duygu yaratıyor: utanç. Psikolojide utanç, öfkenin en güçlü tetikleyicilerinden biri olarak tanımlanıyor. Kendini değersiz hisseden birey, bu duyguyu bastırmak için öfkeye ve şiddete yönelebiliyor.
Bedenin Taşıdığı Yük
Maddi stres, vücuttaki kortizol hormonunu kronik biçimde yükseltiyor. Bu durum; uyku bozukluklarından bağışıklığın zayıflamasına, kalp-damar rahatsızlıklarına kadar birçok hastalığa zemin hazırlıyor. Uzmanlar, biyolojik baskının sabırsızlık ve gerginlik yarattığını, küçük tartışmaların bile şiddete dönüşmesine neden olabileceğini belirtiyor.
Empati Kaybı ve Toplumsal Gerginlik
Geçim sıkıntısı, başkalarının duygularına duyarlılığı da azaltıyor. Bu yalnızca aile içinde tahammülsüzlükle sınırlı kalmıyor; trafikte öfke, sosyal medyada nefret dili ve kamusal alanda gerginlik olarak da karşımıza çıkıyor. “Maddi kaygı büyüdükçe, empati küçülüyor” diyen uzmanlar, bunun toplumsal huzuru tehdit eden en önemli psikolojik yansımalar arasında olduğunu vurguluyor.
Çocukların Sessiz Tanıklığı
Maddi sıkıntılar, yalnızca yetişkinleri değil, çocukları da etkiliyor. Araştırmalara göre ekonomik sorunların gölgesinde büyüyen çocuklar, daha fazla tartışmaya ve şiddete tanık oluyor. Bu tanıklık, ileride şiddet eğilimini artırıyor. Yani bugünün geçim sıkıntısı, geleceğin şiddetini de şekillendiriyor.
Çözüm: “Cash + Care”
Uzmanlara göre şiddetin önüne geçmek için en etkili yöntem, ekonomik desteğin psikososyal destekle birlikte sunulması.
Bireysel düzeyde: stres yönetimi, öfke kontrolü ve psikolojik danışmanlık,
Aile düzeyinde: iletişim becerilerini geliştiren programlar,
Toplumsal düzeyde: empatiyi artıran sosyal projeler öneriliyor.
Pozitif psikoloji ise kriz dönemlerinde küçük ve ulaşılabilir hedefler koymanın öz güveni koruduğunu ortaya koyuyor.
Netice
Geçim sıkıntısı yalnızca cüzdanı boşaltmıyor; zihni daraltıyor, utancı büyütüyor, bedeni zorluyor, empatiyi aşındırıyor ve şiddeti geleceğe taşıyor. Uzmanların uyarısı ise çarpıcı:
“Krizler geçer, ama şiddetin açtığı yaralar nesiller boyu kalır.”
Haber Fotoğraf Remzi Yıldırım Ege Özgür Haber Kayseri.
