Yılbaşı sofralarının ve dekorasyonlarının vazgeçilmezi kokina, kırmızı meyveleri ve yeşil yapraklarıyla adeta yeni yılın simgesi haline geliyor. Ancak bu çiçek, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor; aynı zamanda birçok batıl inançla da ilişkilendiriliyor.

Kokina’nın, tıpkı bir uğur getiren simge gibi, uzun süre sağlıklı kalmasının ardında ise sıradışı inanışlar ve bakım sırları yatıyor. Peki, kokina çiçeği gerçekten şans getirebilir mi? Hem estetik hem manevi yönleriyle kokinanın bilinmeyen yönlerine yakından bakalım.

Yılbaşı süslemelerinin vazgeçilmezlerinden biri olan kokina çiçeği, kırmızı ve yeşilin mükemmel uyumuyla evlerimizi süslüyor. İsmi, Yunanca “kırmızı” anlamına gelen “kokino” kelimesinden türemiş olan bu çiçek, hem görsel hem de batıl inançlarla yüklenmiş anlamıyla dikkat çekiyor.


Kokina, kırmızı yuvarlak meyveler ve yeşil yapraklardan oluşuyor, ancak dikenli olması rağmen yılbaşında en sevilen çiçeklerden biri. Bu çiçeğin en ilginç özelliklerinden biri de, yıl boyunca ilk günkü rengini koruyarak bozulmadan kalması durumunda, yeni bir ev alınacağına inanılması. Ayrıca, kokina çiçeği sadece süslemelerde değil, bazı yörelerde idrar söktürücü ve böbrek taşı düşürücü etkisiyle de biliniyor.

Kokina çiçeği, tek bir parçadan oluşmaz; insanlar tarafından toplanır ve çiçek ile yaprakları birleştirilerek hazırlanır. Farklı adlarla da anılan bu çiçek, devedikeni, tavşanmemesi, çıtırotu ve tavşantopuğu gibi isimlerle bilinir.
Kokina çiçeğinizin uzun süre canlı kalmasını sağlamak için, haftada iki kez az miktarda su vererek bakımını yapabilirsiniz. Ayrıca, kokina çiçeği serin ve az güneş alan alanları tercih eder. Yılbaşında şans getireceğine inanarak evlerinizi süsleyen kokina, hem dekoratif hem de manevi anlamda yeni yıl için keyifli bir dokunuş sunuyor.
