Görür, söz konusu depremlerin Marmara’daki tehditi azaltmadığını, tam tersine daha da artırdığını ifade etti. Kumburgaz Fayı’nın canlı bir fay olduğunu ve yılda 2,5 santimetre stres biriktirdiğini söyleyen Görür, “Bu oluşan depremler enerjiyi boşaltmadığı gibi, Marmara’nın içindeki fay tehdidini ortadan kaldırmadı,” dedi.
“Kumburgaz ve Adalar Fayı Aynı Anda Kırılabilir”
Görür, Marmara’daki fayların üç ana kola ayrıldığını vurguladı: Adalar Fayı, Kumburgaz Fayı ve Tekirdağ Fayı. Tekirdağ Fayı’nın 1912 Şarköy Depremi ile kırıldığını belirten Görür, Kumburgaz ve Adalar Faylarının birlikte kırılması halinde 7,6 büyüklüğünde bir deprem yaşanabileceğini söyledi.

“Bu deprem Kumburgaz Fayı’nda enerjinin yüklenmesine işaret ediyor,” diyen Görür, artçı depremlerin 23 Nisan depremi doğusunda yoğunlaştığına ve bu durumun Adalar Fayı üzerinde stres oluşturabileceğine dikkat çekti.
Bilim Dışı Açıklamalara Tepki
Bazı uzmanların deprem açıklamalarına da sert tepki gösteren Görür, “Ayağına deniz suyu değmemiş biri konuşuyorsa ne yapayım?” sözleriyle bilimsel temeli olmayan açıklamalara karşı eleştiride bulundu. “Depremin ne zaman olacağını kesin söylemek bilimsel değildir,” diyerek, 1999’dan bu yana Marmara’da büyük bir depremin olma olasılığının %47 olduğunu hatırlattı.
Görür, Marmara’nın altında hâlâ canlı bir fay sistemi olduğunu ve bu bölgenin bilimsel temelli ciddi şekilde izlenmesi gerektiğini vurguladı.
