Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Özgür Özel: Siyasi rejim kadınları eşit görmüyor, en somut örneği İstanbul Sözleşmesi

Partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunan CHP lideri Özgür Özel, ekonomik, sosyal ve dış politikaya yönelik gelişmeler hakkında konuştu. Kadın cinayetlerine dikkat çeken Özel İstanbul Sözleşmesi’ne vurgu yaparak, “Bu iktidar kadınlarımızı ve çocuklarımızı koruyamadığı gibi olumlu adımlardan da geri adım atıyor” dedi. Ekonomide yaşanan krizin iktidar eliyle üzerinin kapatılmak istendiğini söyleyen Özel, “Ülkede vatandaş, ‘İsrail bize saldıracakmış’ diye konuşsun istiyor. Ama hayır, vatandaş telefon faturasını konuşuyor” ifadelerini kullandı.

Partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunan CHP lideri Özgür Özel, ekonomik,

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor.

Konuşmasına başlamadan önce  İYİ Parti’den istifa eden bağımsız İstanbul milletvekili Nimet Özdemir’in partiye katıldığını açıklayan Özel, Özdemir’e rozet taktı

Konuşmasına, İstanbul’da Semih Çelik isimli şahsın iki kadını katletmesi ile Tekirdağ’da cinsel istismar ve şiddete maruz bırakıldıktan sonra hayatını kaybeden Sıla bebeğe değinerek başlayan Özel, “Kadına şiddet olaylarının bir rastlantı olmadığını hepimiz biliyoruz. Şiddeti üreten maalesef bu düzenin kendisidir. Esas soru şudur; toplum bu hale nasıl geldi?” diye sordu.

AKP iktidarının kadınlara iyi gelmediğini vurgulayan Özel, “Bu iktidar kadınlarımızı ve çocuklarımızı koruyamadığı gibi olumlu adımlardan da geri adım atıyor. AKP’nin kadınları hedef alan politikalarının en somut örneği, 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı tek imzayla çıkmasıdır” dedi. Özel, İstanbul Sözleşmesi’ne dönme çağrısı yaptı.

a1

“İKİ BAKANINI YOLLADI, BİLGİLENDİRME YAPACAKLAR”

Devamla ekonomi ve dış politikaya ilişkin eleştirilerde bulunan Özel, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) İsrail gündemiyle yapılacak kapalı oturuma dikkat çekti.

Erdoğan’ın İsrail’in sonraki hedefinin Türkiye olduğuna yönelik açıklamalarına tepki gösteren Özel, “Cumhurbaşkanı geçen hafta Meclis’te dedi ki; ‘İsrail’in bir sonraki hedefi biziz.’ Böyle bir şey söylüyorsan arkasını getirmek zorundasın. Türkiye gibi bir ülkeye İsrail saldıracakmış da tehdit olacakmış da… Bunun akla yatar yanı yok” dedi.

ÖZEL HAYATINA YÖNELİK İDDİALAR

Boşanacağına yönelik iddialar hakkında da konuşan Özel, “Boşanma davası açtığımı söylediler inanamadım. Bununla Genel Başkanı yıpratacağız iftira attılar” dedi.

Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Acı haberlerin hepimizi kahrettiği günlerdeyiz. Hafta sonu ve dün çok üzücü olaylara şahitlik ettik. Semih Çelik isimli cani Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner’i katletti. Tekirdağ’da istismara maruz bırakılan Sıla bebek hayatını kaybetti.

Bu yılın ilk 9 ayında 295 kadın yaşamdan koparıldı. Kadına şiddet olaylarının bir rastlantı olmadığını hepimiz biliyoruz. Şiddeti üreten maalesef bu düzenin kendisidir. Esas soru şudur; toplum bu hale nasıl geldi? Kim ne dersin bu siyasi rejim kadınları eşit görmüyor ve kadınlara iyi gelmiyor.

Bu iktidar kadınlarımızı ve çocuklarımızı koruyamadığı gibi olumlu adımlardan da geri adım atıyor. AKP’nin kadınları hedef alan politikalarının en somut örneği, 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı tek imzayla çıkmasıdır. İstanbul Sözleşmesi çok uluslu bir sözleşme olarak hepimizin gurur duyduğu, Meclis’ten geçerken tüm milletvekillerinin coşkuyla oy verdiği, düzenlemelerin yapılmasının, kurum ve kurallarının oluşturulmasını sağladığı bir yıl oldu.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NE DÖNÜN DİYECEĞİZ”

2011 yıl içerisinde kadına karşı şiddetin bariz şekilde düştüğü yıldır. Şimdi her gün bir cinayet işleniyor, niye işleniyor derseniz; Tayyip Bey tek kişilik imzayla İstanbul Sözleşmesi’nden çıkarak devleti kadınların ve çocukların arkasından çekti.

Bütün partilerin kadın kolları başkanlarına çağrıda bulunduk, (CHP Kadın Kolları) tek tek ziyaret edecekler. Ama esas olarak tüm siyasi partilerin kadın örgütlerin peşine koşup gelin bu İstanbul Sözleşmesi’ne dönelim diyecekler. Kadın katillerinin bir daha gün ışığı görmemek için ne gerekiyorsa biz buradayız, çalışıyoruz.

Sayın Erdoğan, seçimden önce çok söz verdin. Emekliyi enflasyona ezdirmeyeceğim dedin, inim inim inliyorlar. Asgari ücrete 4 zam dedin, ikinci zammı yapmadın. Diğer taraftan depremzedeye söz vermişsin ne evlerini verdin ne verdiğin sözleri tuttun. Madem hiçbir sözü tutmuyorsun, Hüdapar’a verdiğin sözü tutma artık.

MECLİS’TEKİ İSRAİL OTURUMU

Cumhurbaşkanı geçen hafta Meclis’te dedi ki; ‘İsrail’in bir sonraki hedefi biziz.’ Böyle bir şey söylüyorsan arkasını getirmek zorundasın.

Türkiye gibi bir ülkeye İsrail saldıracakmış da tehdit olacakmış da… Bunun akla yatar yanı yok. Kapalı oturum yapalım, gel anlat dedik. İki bakanını yolladı, birazdan iki bakanı bize bilgilendirme yapacak.

Kıbrıs Barış Harekatı’na talimat verildiğinde, Meclis acil ve kapalı oturuma çağrıldı. Harekatın fiilen başladığı ilk günün sonunda Meclis bir daha çağrıldı ve Bülent Ecevit tarafından bilgilendirildi. Muhalefet lideri Süleyman Demirel açık ve net bilgilendirme yapıldığını bundan sonra Türkiye’nin iktidarı ve muhalefetiyle tek yürek olduğunu söyledi ve yürüdü.

Bu toplantının tutanakları 10 yıl açıklanmayacak. Ama içeride söylenmeyeni gelip burada ifşa ederiz. İsrail’in Türkiye’ye saldırması gibi bir tehdidi görmezken, 22 yıl sonra 31 Mart’ta seçim kaybetmişken, ekonomiyi çözemiyorken Cumhurbaşkanı, parti başkanı refleksi gösteriyorsa o zaman iş başka. Gel ikna et, gereğini yapalım. Televizyonda gördüklerimizi göreceksek kimse kusura bakmasın. Herkes aklını başına alacak.

7 Ekim akşamı Hamas’ın İsrail’in sivil hedeflerine saldırı yapmasını kınadık. O günden bugüne Hamas’a terörist mi diyorsunuz? Sonra İsrail güya kendini savunmak için katliam yapıyor, soykırım yapıyor. 47 bin kişinin canına kast etti.

İsrail ile ticaret cayır cayır devam ediyor. İsrail ile serbest ticaret anlaşması askıya alınmamış, ithalatta İsrail menşeli ürünlerin üçüncü ülke üzerinden satılması yasaklanmamış. Türk mallarının üçüncü ülke üzerinden satılması yasaklanmamış. Bankacılıkta takip yapılmamış. Türk gemilerinin İsrail limanlarına gidişi yasaklanmamış.

“VATANDAŞ TELEFON FATURASINI KONUŞUYOR”

Bir yandan da bambaşka işler yaşanıyor Türkiye’de. Vatandaş mesela ‘İsrail Türkiye’ye saldıracakmış’ diye konuşsun istiyorlar. Tehlike büyük 3. Dünya Savaşı çıkabilir diyorlar. Oysa millet bunu konuşmuyor. Millet cep telefonu faturası konuşuyor. Ülkemiz internet hızında 161 ülkede 106’ncı sırada. Dünya genelinde internet hızı 85 mb bizde 42 mb. 21 Aralık 2017’de 100 mb internete çıkacağız hedefi konuldu halen daha 42 mb internette.

Tarifelerle oynayarak 2020 yılında dört kişilik bir aile, sabit telefon üç cep telefonu, tablet ve internet. En makul tarifeler; 2020’de aylık 300 lira, 2021’de 353, 2022’de 442, 2023’te 745 bu sene 2 bin 350 lira. Millet bunu konuşmasın diye İsrail füze atacak diyor. Lüks diyen şunu görsün; hamal, tesisatçı, elektrikçi, çilingir cep telefonuyla bulunuyor. O yüzden bu özellikle yoksulların işini de aksatıyor. Bunu yapan Türk Telekom, Turkcell, Vodafone.

Hani enflasyon çok değildi de ahlaksız fırsatçılar vardı. Hani enflasyon yüksek değildi de birileri çok zam yapıyordu. Faturasını alan ve eli yanan herkese söylüyorum, senin elini yakan Recep Tayyip Erdoğan’dır.

ERDOĞAN’A ESAD ÇAĞRISI

Esad genel af ilan etti. Tarihi fırsat var. Giden yararlanıyor. Tam Suriye’ye dönecek fırsat. Elinizi taşın altına sokun diyecek. Bunlar memleketine gitsin, orada çalışsınlar, fabrikaysa oraya kurulsun, okul yapılsın, bizimkinden tık yok. 

Madem orada şartlar olgunlaştı, genel af da çıktı. Bizim yoksulumuz, bizim işsizimiz bize yeter. Erdoğan’ı derhal Esad ile görüşmeye davet ediyorum. Madem orada şartlar olgunlaştı, genel af da çıktı. Bizim yoksulumuz, bizim işsizimiz bize yeter.

İMAMOĞLU HAKKINDA SİYASİ YASAK İSTENEN DAVA

İmamoğlu’nu siyaseten yenemediler. Bu meselenin özü İmamoğlu’na siyasi yasak getirme değildir. Günü geldiğinde Ekrem İmamoğlu aday olursa ‘onu seçemezsin’ diye millete direnmektir. Bu tür kumpasları çok gördük. Bu millet seçme hakkını elinden aldırmaz. Herkes aklını başına alsın.”

kaynak birgün

Reklamı Geç