La Nina, El Nino’nun tersine, alize rüzgârlarının daha güçlü ve sert esmesiyle ortaya çıkar. Bu güçlü rüzgârlar, Güney Amerika’nın batı kıyılarındaki okyanus yüzeyindeki sıcak suyu batıya, Asya’ya doğru taşır. Bu hareketlilikle okyanusun derinlerinden gelen soğuk su, Güney Amerika’nın batısındaki kıyılarda birikmeye başlar. Sonuç olarak, Pasifik Okyanusu’nun doğusunda deniz suyu sıcaklıkları normalin birkaç santigrat derece altına düşer.


LA NİNA’NIN HAVA OLAYLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
La Nina etkisi, sıcak suyun batıya doğru taşındığı bölgelerde buharlaşmanın artmasına ve yağış miktarının normalden fazla olmasına yol açar. Bu bölgelerde yağışların artışı, sel ve fırtınalara yol açabilir. Ancak, soğuk suyun biriktiği Güney Amerika’nın batı kıyılarında ise kuraklık yaşanabilir ve bu kuraklık, yangınlara neden olabilir.
KÜRESEL ETKİLER VE DOĞAL FELAKETLER
La Nina ve El Nino, yalnızca hava olaylarını değil, aynı zamanda doğal felaketleri de tetikleyebilir. Bu olaylar, sel ve fırtınalar gibi aşırı hava koşullarından yangınlara kadar geniş bir yelpazede etkiler yaratır. Ayrıca, ekonomiler üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir. Alize rüzgârlarının neden olduğu bu değişiklikler, tam olarak ne zaman ve nasıl gerçekleştiği bilinmeyen bir dinamiğe sahiptir. Ancak, her iki olay da küresel iklim krizinin etkileriyle birleşerek yerküreyi olumsuz yönde etkileyebilir.
