Soruşturmayı yürüten savcılığın yönelttiği 9 soruya tek yanıt veren İmamoğlu, sert açıklamalarda bulundu.
İmamoğlu, “İftirayı, dedikoduyu, siyasi siparişleri adalet terazisine koymak, yalnızca bireylere değil, doğrudan milletin iradesine ve demokrasimize saldırıdır. Yargının akıl ve vicdan dışı bu senaryoların figüranı haline getirilmesi, halkın adalet duygusuna açık bir ihanettir,” ifadelerini kullandı.


Ayrıca aynı kişilerin farklı dosyalarda “tanık” adıyla sürekli öne sürüldüğünü belirten İmamoğlu, bu sürecin hukuku siyasetin sopasına çevirdiğini ve bu duruma sessiz kalan herkesin sorumluluğu olduğunu söyledi.
