İlaç kokusu siner duvara, bekleyiş çöker insanın omzuna.
Kalbin bir yanıyla yaşama tutunur, bir yanıyla hesap yaparsın:
Kim aradı, kim sormadı…
Kim gerçekten insan kaldı, kim koltuk oldu…
İşte Hüseyin Ergün o kapıdan çıktı.
Elinde reçete yoktu belki ama,
Kalbinde asırlık bir Anadolu defteri vardı.
Ne siyaset yazıyordu kapağında,
Ne de çıkar hesabı…
Sadece insanlık yazıyordu, büyük harflerle.
Ve o başlık düştü satırlara:
“İNSANLIĞI SİYASET VE BİREYSEL ÇIKARLARIN ÜSTÜNDE TUTANLARA SELAM OLSUN.”
Bu bir selam değil dostum,
Bu bir hesaplaşma.
Bu başlık, bir dağ başında yakılan ateş gibi,
Kimin ısınmak için geldiğini,
Kimin ateşi söndürmek istediğini belli eder.
Anadolu’da bir söz vardır:
“İnsan olmak, adam olmaktan zordur.”Hastane koridorları bilirsin dostum…
İlaç kokusu siner duvara, bekleyiş çöker insanın omzuna.
Kalbin bir yanıyla yaşama tutunur, bir yanıyla hesap yaparsın:
Kim aradı, kim sormadı…
Kim gerçekten insan kaldı, kim koltuk oldu…
İşte Hüseyin Ergün o kapıdan çıktı.
Elinde reçete yoktu belki ama,
Kalbinde asırlık bir Anadolu defteri vardı.
Ne siyaset yazıyordu kapağında,
Ne de çıkar hesabı…
Sadece insanlık yazıyordu, büyük harflerle.
Ve o başlık düştü satırlara:
“İNSANLIĞI SİYASET VE BİREYSEL ÇIKARLARIN ÜSTÜNDE TUTANLARA SELAM OLSUN.”
Bu bir selam değil dostum,
Bu bir hesaplaşma.
Bu başlık, bir dağ başında yakılan ateş gibi,
Kimin ısınmak için geldiğini,
Kimin ateşi söndürmek istediğini belli eder.
Anadolu’da bir söz vardır:
“İnsan olmak, adam olmaktan zordur.”
İşte bu yazı, adamlığın değil,
insanlığın belgesidir.
Bugün herkesin bir tarafı var,
Ama herkesin bir vicdanı yok.
Kimi cebini savunur,
Kimi koltuğunu…
Ama çok azı insanı savunur.
Hastane çıkışı yazılan bu satırlar,
Sıhhatten değil,
Hakikatten doğmuştur.
Çünkü insan, ölümle göz göze gelince
Ne parti kalır aklında,
Ne makam…
Geriye sadece şu soru kalır:
“Ben kimdim?”
İzmir insanı duysun bunu…
Ege’nin rüzgârı alsın bu selamı,
Kordon’dan Alsancak’a taşısın.
Bilinsin ki bu topraklarda hâlâ
Eğilmeyen kelimeler,
Satılmayan vicdanlar,
Ve insanlığı pazarlık konusu yapmayan kalemler var.
Bu bir yanık türkü dostum…
Sazı vicdan, sözü hakikat.
Dinleyene huzur vermez belki ama
Uyandırır.
Ve biz de buradan,
Kimsesizliğin ortasında insan kalabilenlere,
Herkes susarken doğruyu söyleyebilenlere,
Hastane kapısından çıkıp halka selam duranlara diyoruz ki:
İnsanlığı siyaset ve bireysel çıkarların üstünde tutanlara
Selam olsun…
Anlayana selam olsun…
İşte bu yazı, adamlığın değil,
insanlığın belgesidir.
Bugün herkesin bir tarafı var,
Ama herkesin bir vicdanı yok.
Kimi cebini savunur,
Kimi koltuğunu…
Ama çok azı insanı savunur.
Hastane çıkışı yazılan bu satırlar,
Sıhhatten değil,
Hakikatten doğmuştur.
Çünkü insan, ölümle göz göze gelince
Ne parti kalır aklında,
Ne makam…
Geriye sadece şu soru kalır:
“Ben kimdim?”
İzmir insanı duysun bunu…
Ege’nin rüzgârı alsın bu selamı,
Kordon’dan Alsancak’a taşısın.Çiğli Duysun, Ankara duysun…
Bilinsin ki bu topraklarda hâlâ
Eğilmeyen kelimeler,
Satılmayan vicdanlar,
Ve insanlığı pazarlık konusu yapmayan kalemler var.
Bu bir yanık türkü dostum…
Sazı vicdan, sözü hakikat.
Dinleyene huzur vermez belki ama
Uyandırır.
Ve biz de buradan,
Kimsesizliğin ortasında insan kalabilenlere,
Herkes susarken doğruyu söyleyebilenlere,
Hastane kapısından çıkıp halka selam duranlara diyoruz ki:
İnsanlığı siyaset ve bireysel çıkarların üstünde tutanlara
Selam olsun…
Anlayana selam olsun…
