Peki soralım açıkça:
Bu odalar gerçekten esnafın derdine derman mı, yoksa sadece aidat toplayan birer büro mu?
Bugün bir berberden dinleyin, bir bakkala sorun, bir marangozla çay için…
Ortak cümle şudur:
“Oda var ama bize faydası yok.”
Bu cümle tesadüf değil. Bu, yılların birikmiş isyanıdır.
Oda Ne Yapmalıydı, Ne Yapıyor?
Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın varlık sebebi nettir:
Esnafın haklarını korumak
Devlet karşısında temsil etmek
Vergi, SGK, kira, enerji gibi yüklerde esnafın sesi olmak
Kriz zamanlarında çözüm üretmek
Eğitim, destek, proje ve yönlendirme sağlamak
Peki pratikte ne oluyor?
Aidat zamanı mesaj gelir
Seçim zamanı el sıkılır
Protokol fotoğraflarında poz verilir
Sorun zamanı… derin bir sessizlik
Bugün esnaf;
Elektrik faturasını ödeyemiyor
Kirasını çeviremiyor
Bağ-Kur priminden belini doğrultamıyor
Zincir marketlerle rekabet edemiyor
İnternetten satış yapan dev firmalar karşısında yalnız bırakılıyor
Oda nerede?
Temsil Makamı mı, Koltuk Makamı mı?
Asıl sorun burada başlıyor.
Birçok oda, yıllardır aynı isimlerin, aynı koltuklarda, aynı söylemlerle yoluna devam ettiği yapılara dönüşmüş durumda.
Esnaf değişiyor, piyasa değişiyor, dünya değişiyor…
Ama odalar yerinde sayıyor.
Bugün kaç oda başkanı çıkıp yüksek sesle şunu söylüyor..?
“Bu vergi yükü esnafı bitiriyor”
“Bu kira düzeni adaletsiz”
“Zincir market yasası derhal çıkmalı”
“Esnaf desteklenmezse kepenkler kapanacak”
Yok.
Çünkü yüksek ses, koltuğu sallar.
Aidat Var, Hizmet Yok
Esnafın cebinden düzenli olarak aidat kesiliyor.
Ama karşılığında alınan hizmet çoğu zaman:
Bir belge
Bir kaşe
Bir imza
Bunları zaten devlet dairesi de yapıyor.
Esnaf soruyor:
“Ben bu aidatı neden ödüyorum?”
Bu soru cevapsız kaldıkça, odaların meşruiyeti de tartışılır hale geliyor.
Gerçekler Acıdır Ama Söylenmelidir
Evet dostum, sert konuşalım:
Bugün birçok Esnaf ve Sanatkârlar Odası, esnafın yükü olmuş durumda.
Esnaf;
Sahada tek başına
Mücadelede yalnız
Krizde korumasız
Oda ise;
Toplantıda
Protokolde
Fotoğrafta
Bu tablo adil değil.
Çözüm Var mı? Var!
Ama bu düzen böyle gitmek zorunda değil.
Oda yöneticileri makamdan değil, dükkândan bakmalı
Esnafla ayda bir değil, her gün temas kurulmalı
Aidat nereye harcanıyor, şeffafça açıklanmalı
Siyasetin arka bahçesi değil, esnafın kalesi olunmalı
Genç esnaf, kadın esnaf, küçük esnaf masaya oturtulmalı
Ve en önemlisi:
Esnaf konuşmalı, oda dinlemeli.
Nihayetinde:
Bu Ses Duyulmalı
Esnaf bu ülkenin bel kemiğidir.
Dükkân kapandığında sadece kepenk inmez;
mahalle söner, şehir yoksullaşır, toplum çöker.
Esnaf ve Sanatkârlar Odaları ya özlerine dönecek,
ya da esnafın vicdanında hükmünü yitirecek.
Bu bir tehdit değil,
acı bir gerçeğin ta kendisidir.Esnaf Sanatkarın serzeniş bu şekilde değişim ve gerçek hizmet almayı hedefliyorlar…
İzmir, Ankara, Kayseri, Adana, Gazi Antep, Kahraman Maraş ve Konya Esnaf Satkarlar bu şehirlerin ilçe Başkanları hakkında bu düşünce var.
