“YSK’nın önüne 50 bin avukat dikerim” dedi. Gecenin belli bir saatinde bir gazeteciye mesaj atarak “adam kazandı” dedi. Ne kendisi ortadaydı, ne de avukatlar. İlk yenilgiyi kendi yaşadığı il olan Yalova’da yaşadı. Yani il başkanlığı ve vekillik yaptığı yer olan Yalova’da, yerelde CHP’nin iktidar olduğu bu kentte, İnce’nin rakibi Erdoğan’a iki kat fazla oy çıktı.
PEKİ SONRA NE OLDU?
Bir hafta ortalıkta gözükmeyen İnce, ortaya çıkıp “Beni yalnız bıraktılar” diyerek kendince günah çıkarmaya çalıştı. Seçim sürecinde çıktığı bir TV programında “Seçimi kazanamazsanız tekrar CHP Genel Başkanlığı’na aday olacak mısınız?” sorusuna, “Kemal Kılıçdaroğlu olduğu sürece asla, her zaman onun yanında olacağım. Bir genel başkan kendisine karşı aday olmuş birini eğer Cumhurbaşkanı adayı gösteriyorsa, ben böyle bir yanlışın içine girmeyeceğim, her zaman yanında olacağım” dedi.
Peki seçimden sonra ne oldu? CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir yemek davetinde buluştu. Aday olmayacağını söyleyen İnce, Kılıçdaroğlu’na “Sen çekil, partinin başına ben geçeyim” dedi. Kılıçdaroğlu bunu kabul etmedi ve İnce için CHP’de yolun sonu geldi.
CHP’DE HER GÖREVE GELEN İNCE NEDEN GİTTİ, BABA OCAĞINA NASIL İHANET ETTİ?
Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına genel başkan adayı olan İnce, seçimi kaybetti. “Artık CHP’den bir şey olmaz” deyip kapıyı çarparak gitti. Oysa herkesin isteyip de elde edemediği her şeyi İnce CHP’de elde etmişti. İktidar durmadan kan kaybederken CHP iktidar umudu olmuştu. İnce, Memleket Partisi’ni kurdu. CHP’den bölüp parçaladıklarıyla çok uzun zaman geçmeden, İnce’nin gerçek yüzünü görenler CHP’ye geri döndü. Kalan diğerleri ise bugün olduğu gibi Kemal Kılıçdaroğlu’na günah geçisi seçip ağza alınmayacak söylemlerde bulundular.
İnce’ye rağmen CHP, 2019’da İstanbul ve Ankara dahil birçok belediyeyi kazandı.

ASIL İHANET NE ZAMAN YAPILDI?
Seçim takvimi açıklandı. 2023 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacaktı. İttifaklar kurulmuştu. Seçimi kazanmak için %51 oy gerekiyordu. Bir tarafta Cumhur İttifakı, diğer tarafta CHP’nin başını çektiği Millet İttifakı vardı.
İnce, ittifak içinde yer almadı. CHP heyeti kendisini ziyaret ettiğinde alaycı bir tavırla “Hoş geldiniz, güle güle” dedi. Sanki ona, iktidara giden bu yolda CHP’ye seçimi kaybettirme misyonu yüklenmişti. Kendisini Cumhurbaşkanı adayı yaptı. CHP’deyken Erdoğan’a ağır sözlerle yüklenen İnce, artık hedef olarak CHP adayı Kılıçdaroğlu’nu koydu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sonradan sahte olduğu ortaya çıkan PKK bağlantılı videolarla CHP’ye yüklenirken, İnce de neredeyse aynı eleştirilerle CHP adayına yüklendi. Seçim ikinci tura kaldı. Diğer tarafta saflar sıklaştı, tek vücut olundu. İnce, ne baba ocağı dediği CHP adayı konusunda herhangi bir açıklama yaptı ne de destek verdi. Ve CHP iktidarı, küçük bir farkla elden gitti.
Yetmiş yıldır CHP’ye oy veren, iktidar bekleyen amcaların, teyzelerin, gençlerin umudunu elinden alan; CHP’de her makama gelmiş biri, hiçbir açıklama yapmadan sessiz sedasız köşesine çekildi. O akşam da “adam kazandı” diye mesaj atmayı unuttu.
Ben, İnce’nin aday olduğu dönemde Malatya il yöneticisi idim. Çok mücadele verdim. Şahsen İnce’ye hakkımı helal etmiyorum. Sanırım birçok kişi benim gibi düşünüyor.
Şimdi, baba ocağıma bunca ihaneti yapmış birinin bu partiye ne katacağı, neden geri döndüğü tartışma konusu. Yoksa kayyum olarak onu mu atayacaklar?
