İZMİR – ANKARA
Büyük Taarruz’un ardından Türk ordusunun kazandığı zafer, yalnızca cephelerde düşmanı yenmek anlamına gelmiyordu. Yıllardır süren işgalin, acının ve esaret duygusunun sona erdiği; Türk milletinin bağımsızlık iradesinin yeniden bütün dünyaya ilan edildiği bir dönemin kapıları açılıyordu.
9 Eylül 1922’de Türk ordusunun İzmir’e girmesiyle başlayan büyük sevinç, 10 Eylül’de bambaşka bir anlam kazandı.
Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak paşalarla birlikte 10 Eylül 1922 günü saat 14.00 sıralarında İzmir’e geldi. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, kurtuluş coşkusunu yaşayan İzmir halkıyla buluştu ve halka hitap etti.
İzmir sokakları, yıllar süren işgalin ardından Türk bayraklarıyla donanmıştı. İnsanların yüzlerinde hem büyük bir sevincin hem de geride bırakılan acı yılların izleri vardı.
Bu buluşma, yalnızca bir komutanın kurtarılan şehre gelişi değildi.
Bu, Anadolu’da başlayan Millî Mücadele’nin deniz kıyısında zaferle buluşmasının sembolüydü.
ANKARA’DA MECLİS KÜRSÜSÜNDE TARİHİ AN
Aynı saatlerde Ankara’da da son derece anlamlı bir gelişme yaşanıyordu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kürsüsünün üzerinde bulunan siyah örtü kaldırıldı. Ardından dualar edildi ve Türk Bayrağı Meclis kürsüsündeki yerini aldı.
Siyah örtünün kaldırılması, Millî Mücadele yıllarının acısını, işgal altındaki vatanın yasını ve milletin taşıdığı ağır sorumluluğu simgeleyen bir dönemin geride bırakılmasının anlamlı işaretiydi.
Türk Bayrağı’nın Meclis kürsüsüne asılması ise bağımsızlığın, egemenliğin ve millet iradesinin yeniden görünür hale gelmesiydi.
Çünkü Ankara’daki Meclis, yalnızca bir devlet kurumundan ibaret değildi.
O Meclis, işgal altındaki bir vatanın bağımsızlığı için ayağa kalkan Türk milletinin iradesiydi.
BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞU
Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen Millî Mücadele, 19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan büyük yürüyüşün ardından Amasya, Erzurum ve Sivas’tan geçerek Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında millet iradesine dönüşmüştü.
Sakarya’da savunmanın kaderi değişmiş, 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz ise 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin bir zaferin yolunu açmıştı.
Türk ordusu, kısa süre içerisinde Ege’ye doğru ilerledi.
9 Eylül’de İzmir kurtarıldı.
10 Eylül’de ise Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, İzmir’de zaferin merkezinde halkla buluşurken Ankara’da Meclis kürsüsündeki siyah örtü kaldırılıyor, Türk Bayrağı göndere çekilmişçesine Meclis’in kalbine yerleşiyordu.
Bu nedenle 10 Eylül 1922, askerî zaferin yanında millî hafızanın da yeniden ayağa kalktığı günlerden biri olarak değerlendirilebilir.
SİYAH ÖRTÜNÜN KALDIRILMASI
Meclis kürsüsündeki siyah örtü, Millî Mücadele’nin en zor günlerinin sessiz bir tanığıydı.
O siyah örtünün altında milletvekilleri, cephelerden gelen acı haberleri dinledi.
Şehitlerin haberleri, yokluklar, işgaller, göçler ve savaşın ağır yükü Meclis’in duvarları arasında yankılandı.
Ancak millet pes etmedi.

Siyah örtü kaldırıldığında aslında yalnızca bir örtü kaldırılmıyordu.
Bir milletin üzerine çöken karanlık kaldırılıyordu.
Yerine Türk Bayrağı asılıyordu.
Kırmızı-beyaz bayrak, Ankara’daki Meclis kürsüsünde bağımsızlığın ve millet egemenliğinin sembolü olarak yükseliyordu.
İZMİR’DE MUSTAFA KEMAL, ANKARA’DA MİLLET
10 Eylül 1922’nin iki ayrı şehirde yaşanan bu iki görüntüsü, Millî Mücadele’nin ruhunu anlatmak bakımından son derece önemlidir.
İzmir’de Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları zaferin ardından halkın arasındaydı.
Ankara’da ise milletin temsilcileri, bağımsızlığın simgesi Türk Bayrağı’nın altında bir aradaydı.
Bir tarafta zaferin coşkusu, diğer tarafta şükür ve gurur vardı.
İkisinin ortak adı ise Millî İrade idi.
Bugün aradan 104 yıl geçmiş olsa da o günün fotoğrafları, hatıraları ve belgeleri bize yalnızca bir tarih anlatmıyor.
Bize bağımsızlığın hangi bedeller ödenerek kazanıldığını hatırlatıyor.
TARİHE KALAN FOTOĞRAF
10 Eylül 1922’ye ilişkin fotoğraflar, Millî Mücadele’nin hafızasında ayrı bir yere sahip.
Falih Rıfkı Atay’ın Kurtuluş Arşivi’nden günümüze ulaşan fotoğraf da bu tarihî atmosferi bugünün insanlarına taşıyan önemli belgeler arasında yer alıyor.
Bir fotoğraf karesi…
Ama içinde bir milletin gözyaşı, sabrı, inancı ve zaferi var.
İzmir’in sokaklarında dalgalanan Türk Bayrağı ile Ankara’da Meclis kürsüsünde yerini alan Türk Bayrağı, aynı bağımsızlık idealinin iki ayrı şehirdeki yansımasıydı.
Ve tarih bize bir kez daha gösterdi:
Bir millet, bağımsızlığına inanırsa; en zor günlerde bile ayağa kalkabilir.
10 Eylül 1922…
İzmir’de zaferin sesi yükselirken Ankara’da Meclis’in üzerindeki siyah örtü kaldırıldı.
Karanlık yerini aydınlığa bıraktı.
Yas yerini sevince bıraktı.
Ve Türk Bayrağı, milletin iradesinin üzerinde yeniden dalgalandı.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını, şehitlerini ve gazilerini rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Çünkü bazı tarihler takvim yaprağı değildir; bir milletin yeniden doğduğu gündür.
