Ersöz, 31 Temmuz’da yaptıkları tahliye başvurusunun Sulh Ceza Hakimliği’ne iletilmediğini, savcılığın bu dilekçeyi “itiraz” olarak kabul edip yeniden İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderdiğini belirtti. Hakimlik, Karalar hakkında bir karar vermemesine rağmen “kararım doğru” diyerek dosyayı İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi’ne yönlendirdi.
Ersöz, “İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi, süreçteki eksiklikleri fark etmeden ‘itirazın reddi’ kararı verdi. Oysa ortada ne itiraz edilecek bir karar ne de bir itiraz dilekçesi vardı” dedi.
Bu durumun Anayasa Mahkemesi’ne yapılacak bireysel başvuru açısından “Özgürlük Hakkı ihlali” anlamına geldiğini vurgulayan Ersöz, “Zeydan Karalar’ın tutukluluk halinin devamına ilişkin kanunun zorunlu kıldığı bir karar bulunmuyor. Bu nedenle savcılıkça resen tahliye kararı verilmesi zorunludur” ifadelerini kullandı.
