Adana…
Toroslar’dan Çukurova’ya süzülen rüzgârın bile bir roman cümlesi gibi estiği şehir…
Bu topraklarda kelimeler yalnız yazılmaz, yaşanır.
Yaşar Kemal’in destansı Çukurova’sı, pamuk tarlalarında yankılanan emek sesiyle roman oldu.
Orhan Kemal’in insanı, alın teriyle ekmek kavgası verirken edebiyatın en sahici yüzünü gösterdi.
İşte böylesi bir şehirde, 14 Şubat’ta metro raylarının üzerinde yalnız trenler değil; cümleler de yürüdü.
Rayların Üzerinde Bir Roman Başladı
Adana Şair Yazarlar Platformu’nun 93 kalemi, Dünya Öykü Günü ve Sevgililer Günü’nü aynı vagonda buluşturdu. Metro istasyonlarında bekleyen insanlar bir anda bir şiirin ortasında kaldı.
Bir mısra kapıdan içeri girdi.
Bir öykü tutamaklara yaslandı.
Bir türkü rayların ritmine karıştı.
O an anlaşıldı ki; Adana’da edebiyat yalnız kitap sayfalarında değil, şehrin nabzında atıyor.
Platform Başkanı Mahmut Reyhanioğlu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte verilen mesaj netti:
“Edebiyat insana dokunmalı. Sokakta, meydanda, metroda… Hayatın aktığı her yerde var olmalı.”
Ve gerçekten de o gün metro vagonları birer kültür salonuna dönüştü.
Bu Şehir Kelimeyi Sever
Yaşar Kemal’in İnce Memed’i Toroslar’dan nasıl yürüdüyse, o gün de kelimeler rayların üzerinden yürüdü.
Orhan Kemal’in emekçisi nasıl hayata tutunduysa, o gün de şiir vatandaşın yüreğine tutundu.
Çünkü Adana, güçlü kalemler yetiştiren bir şehir.
Bu şehirde edebiyat, romantik bir süs değil; hayatın kendisidir.
Etkinlikte yer alan şair ve yazarlar; öyküleriyle, şiirleriyle yalnızca metin okumadı.
Gönüller fethetti.
Bir yolcunun yüzündeki tebessüm oldu.
Bir çocuğun zihninde ilk şiir kıvılcımı oldu.
Sevginin ve Sözün Buluştuğu Gün
14 Şubat’ta iki anlam birleşti:
Sevgi ve hikâye.
Platformun amacı yalnız bir etkinlik yapmak değil; Adana’da kalıcı bir kültür hareketi başlatmak.
Edebiyatı salonlara hapsetmeden, toplumla bütünleştirerek büyütmek.
Çünkü bu şehir, geçmişte büyük ustalar yetiştirdiği gibi; bugün de yeni kalemlere ev sahipliği yapıyor.
Rayların üzerinde başlayan bu hareket, belki yarın meydanlara, okullara, mahallelere taşınacak.
Adana bir kez daha gösterdi ki:
Bu topraklarda kelime susmaz.
Bu şehirde edebiyat geri çekilmez.
Ve 14 Şubat’ta metroda yaşanan o an, tarihe küçük ama anlamlı bir not düştü:
Yaşar Kemal’in, Orhan Kemal’in şehrinde edebiyat hâlâ yaşıyor.
Hem de rayların üzerinde…
