Solucanların akciğerleri yoktur; oksijeni ciltleri aracılığıyla hem hava hem de su içinde alabilirler. Bu nedenle, toprak ıslanıp su dolsa bile solucanlar boğulmaz. Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden toprak bilimci Thea Whitman, “Solucanlar suyun içinde günlerce yaşayabilir,” diyerek bu yanılgıyı net bir şekilde açıklıyor. Hatta bazı solucan türleri oksijen dolu suda bir yıl kadar hayatta kalabiliyor.
Ancak, 2008’de yapılan bir araştırma, bazı türlerin daha yüksek oksijen ihtiyacına sahip olduğunu ve bu yüzden yüzeye çıkma ihtiyacı duyabileceğini gösteriyor.

YAĞMUR TİTREŞİMLERİ TEHLİKE ALARMI MI?
Bir diğer teori, yağmur damlalarının toprağa çarpmasıyla oluşan titreşimlerin solucanlarda bir avcı alarmı olarak algılanabileceğini öne sürüyor. Özellikle köstebek gibi toprak yırtıcılarıyla karıştırılabileceği düşünülüyor. Ancak İngiltere’deki Orta Lancashire Üniversitesi’nden Kevin Butt, yağmurun ritmik titreşimlerinin bir köstebeğin kazarken oluşturduğu düzensiz titreşimlerden kolayca ayırt edilebileceğini belirtiyor.

HIZLI HAREKET VE ÇİFTLEŞME İHTİYACI
En mantıklı açıklama, solucanların yüzeye çıkmasının, yağmurlu havada daha hızlı hareket etme ve yeni yaşam alanlarına ulaşma isteğiyle ilgili olması. Yağmur, toprağın üzerindeki yüzeyi nemli hale getirir ve bu durum, solucanların güvenli bir şekilde hareket etmelerini sağlar. Ayrıca, bu süreçte solucanlar yeni yiyecek kaynakları keşfedebilir, çiftleşme partnerleri bulabilir ve uygun habitatlara göç edebilir.
KİMYASAL MADDELER VE SOLUCANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Bazı bilim insanları, yağmur suyunda bulunan kimyasalların veya asit oranının solucanları rahatsız edebileceğini öne sürdü. Ancak, bu teori kesin bir şekilde kanıtlanamadı. İlginç bir şekilde, araştırmalarda kullanılan hardal tozu ve su karışımı gibi maddelerin de solucanları yüzeye çıkmaya zorladığı biliniyor.
