Haberde, Gezici’nin Çiğli nin berbat bir ilçe olduğunu artık Çiğli’den ayrılmak istediği iddia edilmişti. Bu habere en çok sevinenlerin başında ise belediye personelinin geldiği gözlemlendi
Çiğli’yi tanımayan, kente tepeden inme gelen bir başkan yardımcısına anlaşılan o ki, Çiğli’de siyaseti kendi menfaatleri doğrultusunda dizayn eden arkadaşı Niyazi Arslan da fazla yardımcı olamamış.
Milletvekilliği danışmanlığı ile belediyecilik çok farklı alanlardır. Hele “sosyal belediyecilik” kavramını bilmeden, sosyal hizmetlerin başında durmak mümkün değildir.
SOSYAL BELEDİYECİLİK NEDİR?
Sayın başkan yardımcısına kısa bir hatırlatma
Sosyal belediyecilik; asgari düzeyde günlük ihtiyaçlarını karşılayamayan yoksul ve muhtaç vatandaşlara yerel yönetimlerce yapılan yardımları kapsar.
Ayrıca belediyelerin gerçekleştirdiği eğitim, kültür ve sosyal etkinlikler de bu kapsamda değerlendirilir.
Kısacası, sosyal belediyecilik, toplumun ihtiyaç sahibi kesimlerine el uzatan, dayanışmayı güçlendiren bir anlayıştır. Diyor Ve sizde bu koltukta oturan en yetkili kişisiniz
ÇİĞLİ, EMEKÇİNİN VE DİRENİŞİN KENTİDİR
Başkan Yardımcısı Ronay Gezici, Çiğli’yi ne kadar tanıyor bilinmez ancak bu kent her zaman emekçi bir kent olarak bilinir.
Tariş Direnişi bunun en büyük örneğidir.
Bugün de ilçede bir direniş yaşanıyor. Yaklaşık 2.300 işçisi bulunan bir fabrikada uzun zamandır süren bir grev var.
İşçi temsilcileri, maddi imkânsızlık yaşayan bazı arkadaşlarının gıda yardımı ihtiyacı olduğunu önce CHP İlçe Başkanı Erkan Akar’a, ardından Başkan Yardımcısı Ronay Gezici’ye iletir .
Yaklaşık 40 işçinin gıda kolisine ihtiyaç duyduğu bildirir Ancak Gezici, “Henüz ihaleye çıkılmadığını, elinde koli kalmadığını ve bir hafta beklemeleri gerektiğini” söyler
Sayın Başkan Yardımcısı’na sormak lazım:
Türkiye bir deprem ülkesi. Allah korusun, bir afet yaşandığında ihtiyaç sahipleri sizin ihalenizi mi bekleyecek?
Neyse ki pandemi döneminde siz Çiğli’de yoktunuz, yoksa tablo daha da vahim olabilirdi.
GÖKÇEKAYA’NIN BÜTÇESİ BELEDİYEDEN BÜYÜK MÜ?
İşçi temsilcileri, sosyal belediyecilikten sorumlu Başkan Yardımcısı’ndan sonuç alamayınca bu kez üç sendika temsilcisi Murat Gökçekaya’nın kapısını çalar
Çiğli’nin sevilen iş insanı Gökçekaya, temsilcilerle çay içerken kısa sürede talep edilen yardımı karşılar
Kırk kişilik market kartlarını kendi imkanlarıyla temin ederek teslim eder
Gökçekaya temsilcilerin fotoğraf çektirme isteğini geri çevirmez fotoğrafın sosyal medyada paylaşılmasında yardım konusuna değinilmemesini rica eder
işçi temsilcileri resimi sosyal medyada paylaşım yapmaz ancak iki gün sonra yerel basına verdikleri demeçte şunları söyler
> “Sayın Gökçekaya’yı üç kişi ziyaret ettik, ikimiz CHP üyesiyiz. Bizi bu süreçte yalnız bırakmadığı için teşekkür ederiz. Bundan sonra biz de her şartta sayın gökçekaya nın yanındayız.”dediler
SOSYAL DENGEYİ KURAMAYAN, SOSYAL HİZMETİ YÖNETEMEZ
Şimdi sormak gerekiyor:
Eğer Çiğli’ye gerçekten hizmet için geldiyseniz, neden bu hizmetler yerini bulmuyor?
Kendi partililerinize bile sahip çıkmayıp, Onur Emrah Yıldız’ın yerel seçimlerdeki en güçlü rakibine muhtaç hale getiriyorsanız, 30-40 koli erzak temin edemiyorsanız, sosyal dengeyi kurma şansınız yoktur.
Bu durumda asıl soru şudur: bu işi hakkı ile yapacak ilçeyi tanıyan yapısını bilen bir çok insan varken
Onur Emrah Yıldız, sizi o koltukta neden tutsun?
Cevap, Çiğli halkının aklında kocaman bir soru işareti olarak duruyor.
