Değerli dostlar, ben Çiğli’ye olan bağım çok geçmişe dayanır. İlkokulu Çiğli’de okudum. O zamanlar belediyemiz küçük nüfuslu bir beldeydi, ama bugün artık 220 bin nüfusa sahip bir Metropol ilçesi oldu. Bir ilçeye hizmet anlayışıyla, eğer siz talipseniz, önce o ilçeyi sevmeniz lazım. O ilçeyle duygusal bağlarınız olması lazım. Bu duygusal bağlar birden fazlasıyla oluştu…
Sadece duygusal bağlar değil tabii, ben iş hayatımı da Çiğli’de geçirdim. Meslek hayatıma Çiğli’de başladım ve mali müşavir olarak devam ediyorum. Tüm bunlar olurken, 2014 ve 2019’da, bizim de önemsediğimiz ve benimsediğimiz ön seçim eğilimi yoklaması yapıldı. Sizin desteğinizle belediye meclis üyesi oldum. Belediye meclis üyesi olduktan sonra, meclis grubu arkadaşlarım tarafından grup başkanvekili ve parti sözcüsü olarak seçildim.

Beş yıl boyunca bu görevi sürdürdüm. Partimizin adına, belediyemizin adına, imkanlarımız elverdiği ölçüde mutlaka çaba gösterdik ve onurlu bir mücadele verdik. Burada on yıl boyunca tecrübe edindim. Yani şimdi dışarıdan bir binayı görmek, sadece o binanın fiziki yapısını görebilirsiniz. Ancak içinde ne var ne yok, bunları görebilmek için içine girmen lazım. İşte 2014 ile 2019 arasında Çiğli’de, o belediyenin yapısını, idari yapısını, ekonomik yapısını, sosyal yapısını ve siyasal yapısını gördüm. Dolayısıyla görevimizi yaptık. Artık yeni bir döneme başlıyoruz. Yeniden başka bir yerel seçim gündemimize oturdu.
ÇİĞLİ, EMEKÇİ KENTİDİR.
Ben Çiğli’yi tanıdığımı söyledim, çünkü çocukluğum Çiğli’de geçti. Emeğin ve emekçinin kentidir burası; büyük abilerimiz var, özellikle 1977-1979 yıllarında Çiğli, emekçi ile eylemleri ve direnişiyle anılan bir kaledir. Çiğli’nin tarih olayları ile anılır, böyle bir tarihçesi vardır. Önemsenecek bir yerdir, dedim ya, emek, emeğin ve emekçinin kentidir.
Çiğli’den sonra, 1980 yıllarından itibaren Atatürk Organize Sanayi kuruldu. Bu sanayi bölgesinin yaklaşık olarak 570 fabrikası bulunmaktadır. Buradan mavi yakalı ve diğer kesimden işçi, 34.000’e 10.000 yakın emekçi arkadaşımız var. Demek ki, Çiğli gerçekten emeğin üretildiği ve emekçinin kentidir.
Orada evet biz de bu sorunu bu şekilde çözeriz dedik hep beraber mutabık kaldık fakat buraya gelindiği zaman herkes çok farklı bir tavır gösterdi kiminin çöp üzerinde insanlar siyaset yapmaya başladı küçük siyaset yapıyorlar ama şunu bilmelilerdir ki o çöp insan sağlığına zarar veriyor çiğliye zarar veriyor ve bunun kökten çözülmesi lazım o zaman Büyükşehir belediye başkanı takdir etmek lazım yer buldu ekonomik kaynak Buldu her yerinde bir tesis kuracaktı ancak yine bu siyaset anlayışı çöpün çiğliden kalkmasına izin vermedi
CHP’li belediyelere ne yazık ki bugünkü yaptıkları uygulamalarla yine aynı şekilde engeller çıkardı başta cet raporu vermediler Çiğli‘de bu çöp sorunu çözülmesi gerektiği belediye başkan adayı aday olarak belediye başkanı olarak seçilirsem emin olun ki bütün kamuoyunu çevrenin bütün dinamiklerin harekete geçireceğim hiç bunun çaresi yok bunun çözülmesi lazım çünkü Çiğli çöpü hak etmiyor

ÇİĞLİ’NİN SORUNLARINI BİLİYORUM.
26 Mahallesi var, bu mahallenin bütün sokaklarını aslında biliyorum. Bunun nedenini sorarsanız, Çiğli’de yaşadığım için, kimin nerede yaşadığını bildiğim için biliyorum. Özellikle 2014-2019 arasında belediye meclis üyesi olarak görev yaptım. Bu süreçte Çiğli’nin hangi noktasında hangi sorunlarla karşılaşıldığını çok iyi biliyorum. Yani, bu biraz da kısa kısa sizin vaktinizi fazla almaksızın size izah edeceğim. Mesela, Çiğli’yi tanıyorum dedim, yani geçmişten beri sorunları var. Çöp sorunu hâlâ çözüme ulaşamadı.
Bu konuda çok sayıda çaba sarf ettik. Kıyı Belediyeler Birliği’nin şu anki Konak Belediye Başkanı olan Sayın Batur’un başkanlığı altında, 2015 yılında Avrupa’ya gittik. Özellikle her ülkede şehrin merkezinde katı atık arıtma tesisleri bulunmaktadır ve hiçbir şekilde çevreye zarar vermezler. Dışarıdan bakıldığında tarihî bir yapı gibi görünürler. Biz bunları incelediğimizde geri döndük Türkiye’ye. Tabii ki, bizimle o gezide olan şu anki iktidar partisi belediye başkanları ve belediyemizde de bulunan arkadaşlar vardı.
KENTİN İMAR SORUNU VAR.
Yine Çiğli’de, dedik ya, geçmişten beri böyle çarpık kentleşme ve yapılaşmanın olduğu, gecekondu kentinin olmasından ötürü imar durumunun çok uygun olmadığı, özellikle bazı mahallelerde sıkıntılar yaşadığımız bir ilçeyiz. Bunun çözülmesi lazım, bunun çözülmesi için gerçekten adım atılması lazım. Büyükşehir belediyesinin harekete geçmesi gerekiyor.
İzmir’de Çiğli’de bir kentsel dönüşüm alanı olarak yer tespit edildi, ancak bununla ilgili halen atılmış bir adım yok. Özellikle Şirintepe ve Güzeltepe’nin çarpık yapılaşmasını görüyoruz. Şimdi burada kentsel dönüşüm uygulamak istediğimiz zaman, çalışmalar yapacağız. Yani bunu yaparken bütün çevrenin dinamiklerini harekete geçireceğiz. Bu sorunu gerçekten kökten çözeceğiz, size söz.
KREŞ VE GÜNDÜZ BAKIMEVİ AÇACAĞIZ.
Kadının sosyal hayata katılmasının önünde çok büyük engel var. Bu engel nedir? Kadın eve bağlıdır, kadın çocuğa bakar, kadın ancak bununla yetinir. Şimdi, dolayısıyla çalışan kadınlarımız, özellikle çocuk sahibi olan kadınlar, kendi çocuklarını ya da bir yakınını teslim etmek zorunda ya da başka çözümler bulmaktadır. Fakat sağlıklı çözümler değil. Ama yine diyoruz ki, günlük gündüz bakım evleri, kreş gibi hizmetler çok daha yaygınlaşmalı. Kadınlar çalışabilsin, kadın hayatına katılabilsin.
Ben şunu sözünü veriyorum: Eğer belediye başkan aday adayı ben olursam, seçilecek meclis üyelerinin yarısı erkek, yarısı kadın olacak; eşit temsil hakkı için elimden geleni yapacağım. Belediye başkan adaylarımıza başarılar diliyorum. Ben Hüseyin Gündüz olarak Çiğli’nin sorunlarını çözmeye talibim. Teşekkürlerimi sunarım.
