İmamoğlu’nun avukatı Prof. Dr. Adem Sözüer, yatay geçiş sürecinde herhangi bir usulsüzlük olmadığını belirterek, “Başvuruda da koşullarda da sorun yok. İlan açılmış, başvurmuş, derslerini verip mezun olmuş. Bu nasıl ceza hukuku meselesi yapılıyor?” dedi.
“Bütün Şartları Sağlamış”
Avukat Mehmet Pehlivan ise İmamoğlu’nun 1988’de Girne Amerikan Üniversitesi’ne başladığını ve 1990’da yatay geçiş hakkı kazandığını belirterek, “Başvuru kriterleri arasında not ortalaması en az 60 olması gerekiyordu, Sayın İmamoğlu’nun not ortalaması 62,5’tur. Yatay geçiş komisyonu ve üniversite yönetimi tarafından onaylanarak kayıt işlemi gerçekleştirilmiştir.” ifadelerini kullandı.
Tartışılan YÖK Raporu

YÖK tarafından hazırlanan raporun geriye dönük olarak yorumlandığını belirten Pehlivan, “İmamoğlu’nun yatay geçiş yaptığı dönemde Girne Amerikan Üniversitesi YÖK tarafından tanınıyordu, ancak kampüsün tanınıp tanınmadığı konusu 1991’de gündeme gelmiştir. O dönemde böyle bir denklik şartı aranmadığı için yapılan işlem hukuka uygundur.” dedi.
“Belgelerin Gerçekliği Konusunda Tartışma Yok”
Avukat Sözüer, belgelerin gerçekliğinin sorgulanmadığını vurgulayarak, “Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İmamoğlu’nu neden ifadeye çağırdığı bile açıkça belirtilmemiş. Hukuka uygun işlemleri sorgulama yeri savcılık değildir.” dedi.
İmamoğlu’nun avukatları, konunun 2019’dan bu yana siyasi bir malzeme olarak kullanılmaya çalışıldığını belirterek, hukuki bir sorun olmadığını ve sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.
