Emekli Tabutta Ama Hâlâ Yaşıyor
TBMM Genel Kurulu’nda kürsüye konulan bir tabut…
Sözde “temsili”.
Ama aslında fazlasıyla gerçek.
Çünkü o tabutun içinde bir cenaze yoktu;
yaşamaya çalışan bir emekli vardı.
Ne garip değil mi?
Emekli, yaşadığını anlatabilmek için tabuta girmek zorunda kaldı.
Yetmedi…
O tabut “sakıncalı” bulundu.
Kaldırılması istendi.
Demek ki mesele tabut değil;
gerçeğin görünmesi sakıncalıydı.
Bugün en düşük SGK emeklisi yaklaşık 16.700 TL maaş aldı.
Aylarca konuşulan, umut edilen 20 bin TL bile emeklinin yarasına merhem olamayacakken,
o rakama dahi ulaşılamadı.
Ama gelin açık konuşalım:
20 bin TL olsa ne değişecekti?
Kira ortada.
Fatura ortada.
Pazar filesi zaten hayal.
Ramazan kapıda…
Sofrada bereketten söz edenler var;
peki emeklinin tenceresinde ne kaynıyor?
Bunu düşünen var mı?
Ben söyleyeyim: Kesinlikle yok.
Emekli bugün kaderiyle baş başa.
Bir yanda ev kirası,
bir yanda “baba harçlık”,
bir yanda torunun masrafı,
öte yanda eşinin elinde uzayıp giden mutfak listesi…
Ve bütün bunların ortasında dimdik durması beklenen bir insan:
“Benim aslan emeklim…”
Nasıl duruyor peki?
Kredi kartıyla.
Bir karttan harcıyor,
diğer kartla asgarisini kapatıyor.
Ay dönüyor, borç dönüyor,
ama hayat ilerlemiyor.
Bu bir çözüm mü?
Yine soralım, yine cevaplayalım:
‘Hayır.
Bu bir çıkış mı?
Hayır.
Bu bir çark.’
Ve o çark emekliyi öğüte öğüte döndürmeye devam ediyor.
İşin acı tarafı şu:
Bu geçim sıkıntısı sadece emekliyi değil,
bankacılık sistemini de ayakta tutuyor.
Bugün bankaların en
“kıymetli” müşterisi kim?
Ücretli çalışan mı?
Hayır.
‘Emekli.’
Çünkü maaşı garanti,
çünkü borçlanmaya mecbur,
çünkü başka çaresi yok.
Emekli, borçla yaşamayı öğrenmek zorunda bırakılmış bir yurttaş artık.
Ne tasarruf yapabiliyor,
ne geleceği planlayabiliyor.
Sadece ayı kapatmaya çalışıyor.
Sadece hayatta kalmaya…
TBMM kürsüsüne konulan o tabut,
bir eylem değil;
bir çığlıktı.
Ve o çığlığı
“sakıncalı” bulanlar bilsin ki:
“Emekli tabutta olsa da yaşıyor.”
Ve insanca yaşamak için hâlâ hakkını istiyor.
Asıl sakıncalı olan tabut değil,
bu sessiz çığlıktır.
