DURAN: “GENEL KURUL OLDU BİTTİYE GETİRİLDİ.”
18.01.2025 tarihinde Ata Sanayi Sitesi Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı. Hamza Duran olarak ben ve Selçuk Kaya aday olduk.
Genel kurulda kapalı zarf ve açık zarf şeklinde oylama hazırlıkları yapıldı. Oylamaya katılacak olan asil malikler ve vekaleten atanan esnafların oy kullanabilmesi için haziran defterinin imzalanması gerekliydi.
Ancak karşı tarafın yapmış olduğu karmaşadan dolayı hazırun cetveli oluşturulamadı ve oylama yapılmadı.
Divan başkanı sükuneti sağlayamadı. Ben kürsüde konuşurken, aday olan Selçuk Kaya salonda eli cebinde divan önünde provokasyon yaparak karmaşa yarattı ve oylama yapılmadan Selçuk Kaya başkan olarak gösterildi. Bu şekilde usulsüz seçime divan başkanı da göz yumdu.
Ayrıca divan heyetine katılım sağlayan Çiğli Şoförler Odası Başkanı İbrahim Bayram, Selçuk Kaya tarafından esnafı provoke ederek hakarete uğrayıp rencide edilerek salonu terk etmeye zorlandı.

HAMZA DURAN: “YAPILAN SEÇİM USULSÜZDÜR, YARGIYA TAŞIDIK.”
Divan başkanına, Hazırun cetveli imzalanmadan oylama ile alakalı karar verilmez. Böyle bir seçimin yapılmasının usulsüz olduğunu ve onaylamadığını dile getirdik.
Divanda oturan Kâtipler de tutanağı bu şekilde kayıtlara geçirdi. Salon içerisine giren kalabalık kişilerin birçoğunun oy kullanma yetkisi yoktu. Buna rağmen baskı kurularak açık oylama ile el kaldırma usulüyle oy kullandırıldı. Hatta bazıları her iki elini kaldırarak oy verdi.

Oysa el kaldıranlar arasında aynı dükkânda çalışan üç kişi—usta, çırak ve dükkân sahibi—bulunuyordu. Burada yalnızca bir kişinin oy kullanma hakkı varken, denetimsizlik nedeniyle üç oy kullanıldı.
Divan başkanı da buna mahal vererek itiraz etmedi ve usulsüz yapılan seçimin tarafı oldu. Bu oylama doğru bir yaklaşım ve davranış değildi. Bu şekilde bir oylamanın yapılması mümkün değildir ve usule aykırıdır. Biz de bu usulsüz seçimi yargıya taşıdık ve sonucunu bekleyeceğiz.” dedi.

BİZ, SEÇİMİN ŞEFFAF VE DEMOKRATİK OLMASI İÇİN BÜTÜN ŞARTLARI OLUŞTURDUK.
Eski Başkan Hamza Duran, “Biz seçimin usule uygun yapılması için kapalı zarf usulü sandık temin ettik, paravan ve bütün hazırlıkları yaptık. Akabinde, açık usulde oylamanın yapılması için de aynı şekilde divan başkanına gerekli bilgiler paylaşıldı. Bunun üzerinden seçim yapılması gerekirken hiçbir şekilde hiçbir kurala riayet edilmedi. Önce cetvel imzalanmadan doğrudan divan başkanı seçimi gerçekleştirdi. Seçim, usulsüz bir şekilde yönetildi.” dedi.
Seçim bitirildikten sonra, seçildiğini iddia eden yeni başkan Hazırun cetvelini alıp usulsüz bir şekilde sanayideki esnafları dolaşarak tekrar kişilerden imza topladı. Bu şekilde seçimi kazandıklarını söylediler. Bizler de bu durum karşısında seyirci kalmayarak yasal hakkımız olan hukuki süreci başlattık. Yapılan seçimin usulsüz ve yanlış olduğunu belirterek, bununla alakalı gerekli işlemlerin hukuki boyutta yapılmasını talep ettik.
Seçim bittikten sonra geçen birkaç gün içerisinde, Selçuk Kaya’nın şahsımla alakalı yaptığı bir dedikodu ve yalan haber basına paylaşıldı. Ancak yapılan bu suçlamaların hiçbirini kesinlikle kabul etmiyorum. Sanayi esnaflarıyla hiçbir şekilde hiçbir problemimin olmadığını açık bir şekilde beyan ediyorum.
Sanayi esnafına gelecek herhangi bir zarar veya ziyan hiçbir şekilde kabul edilemez. Ben şahsım olarak sanayi esnafına ya da herhangi bir şahsa hakarette bulunmadım. Böyle bir şeyin olması da mümkün değildir ve bu suçlamaların hepsini reddediyorum. Bunların hepsi bir tuzaktır. Şahsımın esnaf karşısında itibarsızlaştırılması yönünde yapılan bir suçlama ve kumpastır. Beni suçlayarak usulsüz yapılan seçimin üstünü örtmeye çalışıyorlar.

DURAN: “HABERİ YAPAN GAZETECİ BENİM SÖZLERİMİ YAZMADI.”
Meclis Üyesi Hamza Duran, “Gazeteci arkadaşımız şahsımı telefonla arayıp bu suçlamayla alakalı olarak bana soru sorduğunda, kendisine bunun bir yalan olduğunu, hiçbir şekilde sanayi esnafına yönelik ağır veya kötü bir söz beyan etmediğimi, bunların hepsinin bir kumpas olduğunu ilettim.
Ayrıca, seçimin nasıl usulsüz bir şekilde ilerlediğini ve bu süreçte yapılan usulsüzlüklere binaen hukuki boyutta hakkımızı aradığımızı, meyve veren ağacın taşlandığını dile getirdim. Ancak söylemlerimin tamamının yayınlanmadığını, sadece bir kısmının yayınlandığını üzülerek görmüş ve okumuş durumdayım.” dedi.
Bir diğer önemli konu, hukuki boyutta yapmış olduğumuz çalışma sanayi esnafına zarar vermek için değil, adaletin sağlanması ve yapılan bütün suçlamaların bertaraf edilmesi adına yapılmıştır.
