Üyenin büyük beklentisi var. Belediye başkanı ve milletvekili seçimlerinde hâkim denetiminde ön seçim bekliyor. Üye yapısında değişiklik olacak mı? Pasif-aktif üye sistemi gözden geçirilecek mi? Ön seçim, partinin bütün çalışmasına katkıda bulunan, parti içinde emek ve mücadele veren, aidiyet duygusu olan, partinin ilkelerini benimsemiş üyelerle mi yapılacak? Yoksa ahbap-çavuş ilişkisi ile partiye üye olmuş, ancak partiye hiç uğramamış, hatta parti kartı taşımasına rağmen başka partilere oy vermiş üyeler de ön seçimde oy kullanacak mı?
Düşünün, bir ilçede partinin 12 bin üyesi var, ancak bir ön seçim ya da ilçe kongresinde seçime katılan sayı 7-8 bini geçmez. Aktif üye sistemi ile hakkaniyetli bir seçim olacağını düşünenler denim Pasif üye kısmına bakıldığında, sırf birileri ilçede delege seçimlerini kazansın diye yanında çalışanı ya da komşusu, arkadaşını üye yapar. Bu pasif üyeler ne parti içinde mücadele verenleri ne de iç işleyişi bilir. Onu üye yapan kime oy vermesi gerektiğini söylerse, öyle hareket eder. Bu anlayışla birçok parti emekçisi, bu kişilerin kullandığı oylarla devre dışı kalabiliyor. Aktif üye yapısı ile hâkim denetiminde yapılacak bir ön seçimde, CHP yerelde elde ettiği gücün üstüne güç katar.

CHP’ye gönül vermiş, oy verenler ve partide aktif siyaset yapan üyeler, ön seçimin hem CHP’ye nitelikli üye yapısı kazandıracağına hem de daha demokratik ve hakkaniyetli bir seçim sonucu ortaya koyacağına inanıyor. Örnek verecek olursak; parti içi ön seçim olduğunu varsayarsak, anahtar listelerde olsanız bile, atama ile gelen başkanın iki dudağı arasında seçilseniz bile Yani örgüt sizi seçse de gücünüz yoksa, atama ile gelen başkanın örgütsel bağı zayıfsa, listeye girme şansınız yok.
Başkan ve vekilin hâkim denetiminde yapılacak ön seçim ile seçilmesi elbette CHP için iktidara giden yolu açar. Halk, kendi başkanını ve vekilini seçerse ona hesap sorma şansı doğar. Gerçekten parti içinde emek vermiş, mücadeleye katkı sağlamış insanlar hak ettikleri yerlere taşınır. Seçilen başkanlar, yeniden halktan o desteği almak için daha iyi hizmetler yapar ve partiyi yerelden genele iktidara taşır. Atama ile olduğunda, parası olan ya da dayısı olanlar başkan ve vekil olurken, partiye yıllarca emek verenler görmezden geliniyor. Bu anlayışla partinin iktidara yürümesi olanaksız oluyor. Çünkü vekil seçildi mi, seçmeni tanımaz; başkan da “Beni merkez atar” diye sadece onlara hizmet eder. İktidar hayali suya düşer.
Yerel seçimlerde başarı elde eden CHP’den, bir CHP üyesi olarak tüzük kurultayından büyük beklentimiz var. Belediye başkanını ve meclis üyelerini biz seçmek istiyoruz. Milletvekillerine en fazla 3 dönem kuralı getirilmeli ve vekillerin %95’i ön seçim, %5’i kontenjan olmalı. CHP örgütü içinde emek ve mücadele veren insanlar hak ettikleri değeri bulmalı ve cumhuriyeti kuran yüz yıllık çınar olan CHP’nin iktidar yolu açılmalı. Umarım bu demokratik adım atılır ve tüzük kurultayından sonra CHP için iktidara giden yol açılır.
