Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

AKAR’DAN TROL VE ASPARAGAS HABER İSYANI

CHP Çiğli İlçe Başkanı Erkan Akar, bazı sosyal medya haberlerine isyan etti. Ege Özgür Haber’de gazeteci Su Bıçak’a konuşan Akar, “trol” diye nitelendirdiği hesaplar için bazı uyarılar yaptı. Akar, “Bu sayfaları takip eden Çiğlili hemşerilerim ve partili yoldaşlarım bilmesi gerekenleri sizinle paylaşmak istiyorum,” diyerek şöyle devam etti:

CHP Çiğli İlçe Başkanı Erkan Akar, bazı sosyal medya haberlerine

“Bu siteyi yöneten Baran Tuncel Atlayın (asıl adı Hıdır Atalay’mış, sonra isim değişikliği yapmış). Bu arkadaş, 2023 İlçe Başkanlığı seçimi döneminden itibaren, Çiğli Halkı’nı ve Cumhuriyet Halk Partili üyelerimizi manipüle etmeye çalışıyor. Yaptıklarının Türkçesi budur.

Biz Hıdır ile, yani yeni adıyla Baran ile 2017 yılında delege seçimlerinde tanıştık. Evlerine gittim, babası ve annesi ile tanıştım. Sonrasında bu Hıdır arkadaş da bizimle çalışmak istedi. Ekibimize dahil ettik.”

“BESLE KARGAYI OYSUN GÖZÜNÜ.”
Şunu belirtmeden geçmek istemem: Bu anlamı büyük sözleri bize bırakan atalara saygı ve minnet ile anıyorum. Konumuza geri dönecek olursak, o dönem maalesef bu arkadaşın ekonomik durumu çok kötüydü. Bunu anlatmak beni üzüyor. Normalde duygusal bir insanım; bunları anlatmam. Ancak kendimi artık zorunlu hissediyorum, çünkü bu arkadaş yalan haber üretmek ve bizi karalamak adına dur durak bilmiyor. Kısacası, bu Baran Tuncel dediğimiz arkadaşın telefon hattı kapalı, elindeki telefonu da kırıktı. Ayrıca, çok fazla da hacizleri vardı. O dönem Sedat Arslan, Doğan Kurban, Okan Irgat, Turna & Mustafa Bilgen, Songül Yılmaz ve Şahin Kaçar abimizle dayanışma örneği gösterdik. Baran Tuncel’in (bizim Hıdır’ın) o zamanki tüm faturalarını ödedik.

Eski tuşlu bir telefonumu da ona verdim ve o dönem birlikte çalıştık. Sonrasında biliyorsunuz, iki aday çıktık. Dönemin Belediye Başkanı Hasan Arslan ve ekibi de bizi destekleme kararı aldılar fakat ona rağmen seçimi kaybettik. Ondan sonra herkes bilir ki bizim Hıdır, saz çalıp türkü söylemeyi ve Ferhat Tunç’u da taklit etmeyi çok severdi. Taklitte ustadır, sesi benzer. Hasan Başkan’la konuşmamızda, o zamanki Türkü Şenliklerinde sahne almak istediğini, bu şekilde borçlarını kapatabileceğini söyledi. Bize de mantıklı geldi ve sağ olsun Hasan Başkan, 4-5 konserde sahneye çıkartarak iyi destek oldu. Akabinde belediyede işe girmek için bizden yardım istedi.

Aynı ekip arkadaşlarıyla yine uğraştık. İhtiyacı da olduğu için Hasan Başkan’ın büyük katkısıyla Büyükşehir Belediyesi Karşıyaka iskeleye güvenlik olarak işe başladı. Bir müddet sonra iskelede bir kavgaya karıştı, burun ameliyatı olması gerektiğini söyledi. Daha sakin bir yerde, burnuna darbe gelmeyecek bir birime idareten geçmek istiyorum dedi. Yine abilerimizin desteğiyle, hâlâ çalışmakta olduğu Doğal Yaşam Parkı’na getirdik. Ee, insanoğlu karnı doyunca ilk ne yaparmış? Şu meşhur atasözü akla gelir: Besledik kargayı, şimdi gözümüzü oymaya çalışıyor.,

Geldik 2023 delege seçimlerine. Ben Moskova’dayken, bizim Hıdır (Baran) arkadaşın Beyaz Liste başları ile pazarlık yaptığı, onlarla istişare içinde olduğu söylendi. Bizim saha ekibiyle de yan yana gelip hiç çalışmadığı için taşlar yerine oturmuştu. Ben de defalarca, “Şu arkadaşı ara, destek ol,” dememe rağmen hiç çalışmamıştı. Bu arada, kendisi de çeşitli sebeplerden Mustafa Sarıgül’ün partisi TDP’ye geçmişti. Kendi üye olmadığı için delege listemize kız kardeşini yazdırmak istedi. Ekip arkadaşlarımızla, doğal olarak, bu isteği kabul etmedik. Sonrasında Çiğli Belediyesi’nde bazı başkan yardımcıları ile temas halinde olduğunu öğrendik. Mesai arkadaşları da buna şahit olmuşlardı.

4d59236c-8b99-43a0-bc81-c1202a519324

Kız kardeşini delege yazmadığımız o günden sonra vefayı bıraktı, düşmanca saldırdı, davacı oldum. Onca insanın senin üzerinde emeği var; herkesin emeğini yok sayıp bana ve ekip arkadaşlarımıza karşı düşmanca tavırlara, yazılara ve iddia adı altında iftiralara başladı. Hasan Arslan’ın yaptıklarına bakın, şu süreçte ona yazdıklarına. Sedat Arslan, gece 3’te evinden çıkıp onun derdine çok koşmuştur. Sedat Arslan’a yazdıklarına bakın. Kısacası, biz ona sahip çıktık, o da yemek yediği tasa pisledi. Biz yine de onu ilahi adalete havale etmek istiyorduk ama iddia adı altında provokatörlüklerini abartınca, geçen hafta tüm yazılarıyla savcılığa suç duyurusunda bulunmak zorunda kaldım.
Hıdır arkadaş, sözde haberlerine “iddia” kelimesini ekleyerek sözüm ona suç olmaktan çıkarmaya çalıştığı her yazısında ortadadır. Geriye dönüp baktığınızda yazdığı hiçbir şeyin gerçekleşmediğine şahit olacak ve tek derdinin Erkan Akar’a ve eski ekip arkadaşlarına karşı algı yaratmak olduğunu göreceksiniz. Örneğin, ona sayfasında cevap veren bazı arkadaşlarımızı kışkırtıcı cevaplarıyla mahkemeye vermiş, şimdi onlardan uzlaşmak için para talep ediyor. Bu arkadaşın gözündeki hırsı, insanlara karşı nefretini daha önce göremediğimiz için üzgünüm. Bu arada, hâlihazırda onu bazı konularda yönlendiren ve yazı yazdıran kişileri de bilmiyor değiliz fakat bu Hıdır’ın saldırgan tavırları er geç dönüp onları da bulacak.

Biz, emekçi kardeşlerimizin üzerinde siyaset yapmayız, kimseye de izin vermeyiz. Son yazdığına hitaben şunu çok net ifade etmek istiyorum: İşten çıkarılan arkadaşlarımızla ve sendikacılarla ilk günden itibaren ben ve yöneticilerimiz diyalog halindeyiz. 11 Haziran Salı günü, 1 ay öncesinden Anıtkabir Komutanlığından alınan resmî tören randevusu gereği, Belediye Başkanımızın Anıtkabir’deki çelenk sunumuna katıldık. Çarşamba günü öğlen saatlerinde yöneticilerimizle işçi arkadaşlarımızı ziyarete gittik. Yaklaşık 1,5 saat görüşmenin ardından Belediye Başkanımızın yanına çıkarak hassasiyetleri anlattım. Ertesi gün, yani perşembe günü de işten çıkarılan işçilerden oluşan 5 kişilik komisyon, 3 sendikacı, meclis üyelerimiz ve ben katılarak Belediye Başkanımız ile verimli bir toplantı gerçekleştirdik.

Süreci doğru yönetmek adına, sendika ve Belediye Başkanımız ile istişare halinde iyi bir yol aldık diyebiliriz. Ben, işten çıkarılan arkadaşlarımızın süreci iyi okuduğunu fakat dışarıdan olayı siyasete çekmek isteyen kişilerin varlığını da görmüyor değiliz. Biz bu durumda siyaset yapmayacağız, kimsenin de siyaset yapmasına izin vermeyeceğiz. Trol hesabın yazdığı üzere, ben kimseye “İlçe yemeğinde yoktunuz” şeklinde bir sorgulamaya girmedim. Bu tür olaylarda dayanışmanın önemini anlattım. “Burada işten çıkarılan herkes CHP’li olmayabilir, ben mücadelenize saygı duyuyorum,” dedim. “Sizi dinlemek, sizin için köprü olmak için buradayım,” dedim. Doğal olarak, “Ben de sizleri her türlü dayanışmada görmek isterim. Pazar günü bizim de dayanışma gösterilmesine ihtiyacımız vardı. İyi bir etkinlik yaptık.”

Dayanışma kahvaltısına da herkesi desteğe beklerdim, dedim. Hüseyin Bey, böyle böyle büyüyeceğiz. Sokakta, her alanda olmalıyız, dedim. Ne var bunda? Gayet samimi bir söylem. Ayrıca, orada işçi arkadaşlarımızla hiçbir tartışma ortamı olmadı. Bazıları bireysel sorunlarını anlattı. Görüşmemiz bitti, sendikacılar da oradaydı, ayrıldık. Olayları manipüle etmek Hıdır’ın işi olmuş. Ayrıca, şunu herkesin bilmesini isterim: Bu Hıdır arkadaş, o sayfada beni ve bana ilişkin yazdıklarına cevap veren çoğu arkadaşımı engellemiş durumda. Bu yüzden cevap hakkımızı da kullanamıyorum.

Benim yaşanan olaylara karşı tavrımı herkesin bilmesi adına Çiğli kamuoyuna bu açıklamayı yapma gereği duydum. Ege Özgür Haber ailesine teşekkür ediyorum.

Reklamı Geç