Peki ne oluyor Çukurova’da?
İddialara göre, onlarca müteahhit ve arsa sahibi, projeleri hazır olduğu halde ruhsat alamıyor. Üstelik bu durum öyle bireysel değil, organize bir krizin parçası gibi. Belediyeye sunulan dosyalar, eksiksiz tamamlandığı halde aylardır bekletiliyor. Oysa inşaat sektörü sadece bir tuğla, bir beton değil; istihdam, yatırım ve şehirleşme demek. Eğer gerçekten bir kasıt, bir engelleme söz konusuysa bu durum sadece müteahhitleri değil, Çukurova halkının geleceğini de ilgilendirir.
Ancak işin en ilginç kısmı bu değil…
Belediye Başkanı hakkında fısıltı gazetesinde her gün yeni bir manşet yer alıyor. “Aslında aday olmak istememişti”, “Zorla ikna edildi” gibi iddialar, kulaktan kulağa yayılıyor. Eğer gerçekten öyleyse, sormak gerekir Sayın Başkan’a: Madem istemiyordunuz, neden o koltukta oturmayı kabul ettiniz? Madem bu görevi arzulamadınız, neden şimdi halkın taleplerine karşılık vermekte bu kadar isteksizsiniz?
Bir belediye başkanı, yalnızca oy çokluğuyla seçilmiş bir yönetici değil; aynı zamanda halka hizmetin emanet edildiği kutsal bir makamın sahibidir. Ruhsat vermek, yatırımcının önünü açmak, yeni projeleri desteklemek belediyeciliğin temel taşlarından biridir. Hele hele büyüyen bir ilçede, her inşaat yeni bir hayat demektir.
Şimdi kamuoyu net bir cevap bekliyor. Sayın Başkan, suskun kalmayın…

Çukurova’da gerçekten bir ruhsat krizi mi yaşanıyor? Yoksa perde arkasında başka hesaplar mı var? Müdürlüklerin bu kadar yavaş çalışmasının sebebi liyakatsizlik mi, yoksa talimat eksikliği mi? Ya da en acısı, irade eksikliği mi?
Çukurova halkı bu soruların cevabını merak ediyor. Sadece müteahhitler değil, birikimini arsaya yatıran, hayalindeki evi bekleyen her vatandaş çözüm istiyor. Eğer birileri bu işin önünü tıkıyorsa, açıkça ortaya konulmalı. Eğer gerçekten istenmeden o koltuğa oturulduysa, halk bunu bilmeli.
Sayın Başkan’a çağrımdır:
Sizi dinlemeye hazırız. Gerçekten bu söylentiler ne kadar doğru, açıklayın. Ruhsatlar neden verilmiyor, paylaşın. Ve eğer bu görevi istemeden üstlendiyseniz, bu koltukta neden ısrarla oturuyorsunuz, bunu da dürüstçe anlatın.
Çünkü suskunluk, sadece dedikoduları büyütür…
Çünkü şeffaflık, güvenin temelidir…
Ve unutmayın:
Belediyecilik, susarak değil; konuşarak, çözerek ve hizmet ederek yapılır.
