Mahallemizde suç kayıtlarını çok iyi bildiğimiz bir cemaatin, Süleymancılar cemaatinin yurdu açılmak isteniyor. Çiğli- Güzeltepe’de bu olurken, Karabağlar ‘da çocuk parkı arazisine kaçak Kuran kursu ve yurt inşa ediliyor. İstanbul’da Ümraniye’de aynı tarikata ait erkek yurdunda bir imam, bir çocuğa yönelik istismar suçundan dolayı 28 yıl ceza alıyor. Aladağ’da yaşananlar var, Ensar Vakfı’nda olanlar var, bunların hiçbirini unutmadık!
.jpg)
Bugün 2 Temmuz.
2 Temmuz 1993’te, tam 31 yıl önce, Sivas’ta bir katliam yaşandı. Bu ülkenin aydınları, ilericileri, cumhuriyetçileri; tarikatçılar, yobazlar tarafından planlanarak yakıldı, katledildi. Bu ülkenin sınırları içinde askere giden, evlenen, rahat rahat yaşayan katliamcılara, otuz sene sonra, dediler ki, “zaman aşımı”, “davayı düşürüyoruz.”
Sivas’ın zaman aşımı olmaz, Sivas insanlığa karşı işlenen bir suçtur. Biz Sivas’ın hesabını sormak isterken, dinci gericilik işte böyle beslendi, büyütüldü.

Dinci gericilik için bir eşikti Sivas Katliamı. “Şeriat İsteriz” sloganları ile aydınlarımızı yaktılar. Merkezi ve yerel iktidar bile isteye olaylara engel olmadı, sanıkları yakalamadılar, sanıkların yurt dışına kaçmalarına izin verdiler. El birliği ile, planlanarak yaşandı Madımak’ta olanlar. “Çok şükür otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” dedi olaylardan sonra başbakan Tansu Çiller. Refah Partisi, AKP’nin öncülü olan parti, katliamı destekledi. İç İşleri Bakanı: “Aziz Nesin’in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir” dedi. Bugün mecliste milletvekili olarak bulunan Temel Karamollaoğlu, Sivas Katliamını destekledi. 30 yıl süren davada sanıkların avukatlığını yapanlar AKP’liler oldu.
Bugün ülkemizi karanlığa sürükleyenler, çocuklarımızın başına cemaatleri, tarikatları bela edenler, 93’te bizlere yaşatılan acıdan, kıyımdan beslenerek dinci gericiliği palazlandırmaya devam ediyor.
Bugün burada mahallemizdeki mücadele işte bu yobazlara, katliamcılara, gericilere karşı verdiğimiz mücadeledir. İktidar eliyle korunan, kollanan cemaatlerin çocukları, gençleri karanlığa boğmasına izin vermeyeceğiz.
Mahallelerimize, okullarımıza girerek yoksulluktan yararlanan, kadın düşmanı, çocuk düşmanı tarikatlara sesleniyoruz: Bu mahalleler, bu kentler, bu memleket bizim. Tarikatları, mahallelerimizden de bu ülkeden de hep birlikte kovacağız.
Yaşayacağız bu yangın yerinde, insan kalarak
