Facia günü vardiya değişimi sırasında maden ocağında başlayan yangın, kısa sürede galerilere yayılan karbonmonoksit gazıyla büyük bir felakete dönüştü. Günlerce süren kurtarma çalışmalarının ardından yüzlerce madencinin cansız bedenine ulaşıldı. Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca vatandaş, Soma’dan gelecek umutlu haberi beklerken ülke genelinde derin bir yas havası oluştu.
Facianın ardından yapılan incelemelerde iş güvenliği eksiklikleri, yetersiz ekipmanlar ve ihmaller zinciri kamuoyunun gündemine oturdu. Olay öncesinde madendeki çalışma koşullarına ilişkin çeşitli uyarıların yapıldığı, ancak gerekli adımların atılmadığı yönündeki tartışmalar uzun süre devam etti.

Soma faciası denildiğinde hafızalarda yalnızca rakamlar değil, insan hikâyeleri de kaldı. Madencilerin ailelerinin yaşadığı acı, çocukların gözyaşları ve Türkiye’yi derinden etkileyen görüntüler toplumsal hafızada yer etti.
Facianın ardından başlayan dava süreçlerinde çeşitli cezalar verilse de, ailelerin “tam anlamıyla adalet sağlanmadı” yönündeki tepkileri yıllardır sürüyor. Bugün Soma’da düzenlenen anma programlarında ise hem yaşamını yitiren madenciler anılıyor hem de iş güvenliği konusunda farkındalık çağrıları yapılıyor.
Türkiye, ekmek mücadelesi verirken hayatını kaybeden 301 madenciyi 12. yılında bir kez daha rahmet ve saygıyla anıyor.
