Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Şeytan Bile şapka çıkardı: Mağdur Gaspçı, Dolandırıcı şahit oldu iddiası

İzmir, İstanbul ve Ankara’daki dolandırıcılık dosyalarıyla ilgili dikkat çeken iddialarda Mağdurların sahte haber sayfaları ile hedef gösterildiği belirtiliyor

İzmir, İstanbul ve Ankara’daki dolandırıcılık dosyalarıyla ilgili dikkat çeken iddialarda

İzmir, İstanbul ve Ankara’da çok sayıda nitelikli dolandırıcılık dosyası bulunduğu öne sürülen bir yapılanmayla ilgili dikkat çeken iddialar gündeme geldi. İddiaya göre kendileri hakkında şikâyetçi olan kişileri susturmak isteyen yapı, sahte veya paravan olduğu öne sürülen internet siteleri üzerinden mağdurları kamuoyunda suçlu gibi göstermeye çalıştı.

İzmir, İstanbul ve Ankara’da devam ettiği öne sürülen çok sayıda adli dosya üzerinden yeni bir iddia ortaya atıldı.

İzmir, İstanbul ve Ankara adliyelerinde onlarca nitelikli dolandırıcılık dosyası bulunan ve Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanan bir şebekenin, kendilerini aklamak için sahte haber sayfaları üzerinden kumpas kurduğu ortaya çıktı.
Şebeke, dolandırdıkları kişilerin şikayetçi olmasını engellemek için kurdukları paravan haber sitelerinde asılsız iddialar yayınlayarak gerçek mağdurları kamuoyuna “gaspçı” gibi lanse ediyor.
“Tanık” Maskeli Ortak ve Paravan Şirketler
Kumpasın arkasında ise adeta bir rol paylaşımı var. Ağır cezada yargılanan şebeke elebaşı sahte medya ağlarında saygın bir “iş adamı” olarak parlatılıyor. Diğer dolandırıcı ortak ise sahte haberlerde ve yargı aşamasında “tanık” ve “kurtarıcı” olarak öne sürülerek kilit bir rol üstleniyor. Bu sayede dolandırıcılık faaliyetlerinin üzeri örtülmeye çalışılıyor.
Suçlular “Adalet Önünde Hesap Verecekler”

Aktarılan bilgilere göre, ağır ceza mahkemelerinde yargılandığı belirtilen Cem Ay Sertkaya, kendileri hakkında şikâyette bulunan kişileri kamuoyu önünde itibarsızlaştırmak amacıyla internet üzerindeki bazı sahte haber platformlarını kullandı.

İddialara göre bu yayınlarda, şikâyetçi olan kişiler “gaspçı”, “haksız kazanç peşinde koşan” veya suçla ilişkili kişiler gibi gösterilirken, haklarında suçlamalar bulunan kişiler ise tam tersine saygın iş insanları imajıyla sunuldu.

Kaçak Akaryakıt SuçlamasıKilit tanık Akaryakıt kaçak.ılığı ve sahte faturadan yargılanıyor

“Mağduru suçlu gösterme” yöntemi iddiası

Ortaya atılan iddiaların merkezinde, adli süreci etkilemeye yönelik olduğu öne sürülen bir medya stratejisi bulunuyor.

İddiaya göre şikâyetçi kişilerin savcılığa veya mahkemelere başvurmalarının ardından bu kişiler hakkında çeşitli suçlamalar içeren yayınlar hazırlanıyor.

Bu yayınlarla mağdurların kamuoyu nezdindeki güvenilirliğinin zedelenmesi ve böylece şikâyetlerin etkisiz hale getirilmesinin amaçlandığı öne sürülüyor.

İddiaların doğru olup olmadığı ise yayınların kaynakları, haber sitelerinin sahiplik yapıları, içerik üretim süreçleri ve ilgili adli dosyalar incelendiğinde ortaya çıkacak.

“Tanık” görüntüsü verilen ortak iddiası

Kumpas olarak nitelendirilen yapının yalnızca yayınlardan ibaret olmadığı da iddialar arasında.

Aktarılan bilgilere göre, yapılanma içerisinde yer aldığı öne sürülen kişilerden biri olan Bülent Kararman çeşitli dosyalarda “tanık” veya “kurtarıcı” konumunda gösteriliyor. Üstelik Akaryakıt kaçakçısı diye mağduru suçlayan Kararman Epdk tarafında sahibi olduğu akaryakıt istasyonu Kaçak yakıt satışı ve sahte faturadan kapatılıp hakkında soruşturma açıldı.

İddiaya göre aynı kişi, hem haber içeriklerinde hem de yargısal süreçlerde olayların başka türlü görünmesini sağlayacak şekilde konumlandırılıyor.

Böylece asıl tartışılması gereken ilişkilerin arka planda bırakıldığı, kamuoyunun ise farklı bir hikâyeye yönlendirildiği ileri sürülüyor.

Paravan şirketler ve medya ağı iddiası

İddiaların bir diğer ayağını ise şirketler ve medya yapılanmaları arasındaki olası bağlantılar oluşturuyor.

Bazı şirketlerin, internet sitelerinin ve kişiler arasındaki ticari ilişkilerin aynı organizasyon içinde değerlendirilebileceği öne sürülüyor.

Bu noktada araştırılması gereken temel başlıkların şirket ortaklıkları, para transferleri, internet sitelerinin alan adı ve sahiplik bilgileri, reklam ödemeleri ile haber içeriklerinin kim tarafından hazırlandığı olduğu belirtiliyor.

“İş insanı” imajı oluşturulduğu iddiası

İddiaya göre hakkında ağır ceza mahkemelerinde devam eden yargılamalar bulunan Cem ay Sertkaya, söz konusu yayınlarda “başarılı ve saygın iş insanı” profiliyle öne çıkarılıyor.

Aynı yayınlarda, kendisinden şikâyetçi olan kişilerin ise toplumdaki algısını zedeleyecek ifadelerle hedef haline getirildiği ileri sürülüyor.

Bu iddia doğruysa, ortaya yalnızca bir dolandırıcılık dosyası değil, yargı süreçlerini kamuoyu baskısıyla yönlendirmeye yönelik olası bir algı operasyonu da çıkabilir.

Asıl soru: Kim mağdur, kim sanık?

Dosyalar açısından en kritik noktalardan biri de tarafların pozisyonlarının medya üzerinden tersine çevrilip çevrilmediği.

Ağır cezada yargılanan Cem ay Sertkaya ve hakkında onlarca dolandırıcılık dava dosyası bulunan Bülent Kararman, Mağdur olan kişileri 10 gün önce kurulmuş sosyal medya da gazete profili görünümlü sayfalarda karalamaya çalışarak algı yaratmak istiyorlar.

“Adalet önünde hesap verecekler” iddiası

Ortaya atılan iddiaları gündeme getiren taraflar, sahte kimlikler, paravan şirketler ve medya araçları kullanılarak mağdurların susturulmaya çalışıldığı savunmasında bulunuyor.

İddiaların gerçek olması halinde, yalnızca dolandırıcılık suçlamalarının değil, mağdurların kamuoyu önünde hedef gösterilmesi ve yargı süreçlerinin etkilenmeye çalışıldığı iddialarının da ayrıca araştırılması gerekecek.

Mağdur MK:

Biz üç saat kadar kaldık kamera kaydını hepsini savcıya versin öyle kırpıntı seslerle deyil o kadar mertse bütün kamera kaydını sunsun ve kim yalan atıyorsa en sevdiğiyle sınansın diye belirtti.

Şimdi cevap bekleyen sorular

Hangi sosyal medya sayfası bu yayınları yaptı?

Bu sitelerin gerçek sahipleri kim?

Yayınların finansmanı nereden sağlandı?

Şirketler ve kişiler arasında nasıl bir para trafiği bulunuyor?

“Tanık” olarak gösterilen kişiler ile sanık olduğu öne sürülen kişiler arasındaki ilişki nedir?

Şikâyetçi kişilerin suçlu gibi gösterilmesine yönelik yayınların arkasında kim var?

Haber siteleri ile dava konusu şirketler arasında ticari bağlantı bulunuyor mu?

Ortaya atılan iddiaların tamamı resmi kayıtlar ve yargı dosyalarıyla doğrulanmadığı sürece kesin gerçek olarak değerlendirilemez.

N Haber İzmir olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından, söz konusu iddiaların mahkeme dosyaları, şirket kayıtları, yayınların sahiplik bilgileri ve varsa resmi soruşturma belgeleri üzerinden incelenmesinin önemli olduğunu değerlendiriyoruz. İlgili kişi ve kurumların cevap ve düzeltme hakları saklıdır.

@adaletbakanlığı @egm

 

KAYNAK:NHABERİZMİR
Reklamı Geç