Çukurova Sanat Kurulu Başkanı Bünyamin Deniz Kıraç’ın kaleme aldığı duygu yüklü mektup, edebiyatın duvarları aşan gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Yaklaşık 10 yıldır Bolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Adanalı Veysel Şahin’in, memleketini ve Adanalı yazarların eserlerini özlediğini belirten mektubu karşılıksız kalmadı. Çukurova Sanat Kurulu, anlamlı bir dayanışmaya imza atarak çok sayıda Adanalı yazarın kitaplarını bir araya getirip Bolu’ya gönderdi.
Kitaplarla birlikte gönderilen ve Çukurova Sanat Kurulu Başkanı Bünyamin Deniz Kıraç imzasını taşıyan mektup ise edebiyatın umut veren yönünü bir kez daha ortaya koydu.
Mektupta, “Okumak, nerede olursak olalım bizi zamandan ve mekândan bağımsız kılan en büyük özgürlüktür. Kapağını açtığın her kitapla zihnindeki sınırları ve duvarları birer birer yıkmaya hazır ol.” ifadeleriyle Veysel Şahin’e moral verildi.
Adanalı Yazarlar Tek Yürek Oldu

Projeye Adana’nın edebiyat dünyasının önemli isimleri destek verdi. Turan Altuntaş, Remzi Yıldırım, Çetin Oranlı, Sedat Memili, Duran Aydın, Yaşar Erkmen, Durmuş Sığırcı, Kubilay Altuntaş, Suat Sedefoğlu, Nadir Atilla ve Şahin Taş eserleriyle bu anlamlı dayanışmanın parçası oldu.
Yazarların ortak mesajında şu ifadeler yer aldı:
“Sevgili Veysel; satırlarımızın sana memleket havasını ve Çukurova’nın o bildiğin sıcaklığını taşıması en büyük gururumuz. Unutma, kelimelerin bittiği yerde parmaklıklar başlar ama kitapların başladığı yerde duvarlar yıkılır. Sayfaların gücüyle zihnin de, yüreğin de hep özgür kalsın.”


“Kitaplar Umudun Kanatlarıdır”
Çukurova Sanat Kurulu Başkanı Bünyamin Deniz Kıraç, kitapların yalnızca okunacak eserler olmadığını, insanın iç dünyasını zenginleştiren en güçlü dostlardan biri olduğunu belirtti.
Kıraç, “Bu kitapların Veysel Şahin için yalnızca sayfalardan oluşan eserler değil, nefes alacağı, hayal kuracağı ve memleket özlemini gidereceği birer umut penceresi olmasını diliyoruz. Edebiyat insanı bulunduğu yerden çok daha uzaklara götürebilir.” değerlendirmesinde bulundu.
Cezaevi Yönetimine Teşekkür
Gönderilen mektupta ayrıca kitapların ulaştırılması sürecinde gösterdikleri hassasiyet nedeniyle Bolu F Tipi Cezaevi İdaresi ile kurum personeline de teşekkür edildi. Çukurova Sanat Kurulu, bu anlamlı gönül köprüsünün kurulmasına katkı sağlayan herkese minnet duyduklarını ifade etti.

Kültürle Kurulan Gönül Köprüsü
Adana’dan Bolu’ya uzanan bu örnek dayanışma, kültür ve sanatın insanlar arasındaki mesafeleri ortadan kaldıran en güçlü bağlardan biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Kitapların yalnızca bilgi değil, umut da taşıdığına dikkat çeken bu anlamlı girişim, edebiyatın parmaklıkların ardına kadar ulaşabildiğini ve insan ruhuna dokunabildiğini ortaya koydu.
Çukurova Sanat Kurulu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen bu örnek çalışma, “kitapların duvarları aşan gücü”nü somut bir şekilde ortaya koyarken, Veysel Şahin’e gönderilen eserler aynı zamanda Adana’nın kültürel birikimini, dostluğunu ve dayanışma ruhunu da Bolu’ya taşıdı. Bu anlamlı hareket, edebiyatın insanı özgürleştiren yönünü hatırlatan unutulmaz bir kültür haberi olarak hafızalarda yerini aldı.
