Cem evlerinde 12 gün boyunca verilen oruç açma lokmalarıyla devam eden Muharrem ayında, Kerbela’nın acısı ve mazlumun yanında olma anlayışı gelecek nesillere aktarılıyor. Bu süreçte kadınların gösterdiği emek ve özveri de dikkat çekiyor.
Muharrem ayının 9. gününde, CHP Çiğli eski Meclis Üyesi Nimet Dede Ergün, ailesiyle birlikte Harmandalı Cemevi’nde Muharrem lokması verdi. çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi, mahalle muhtarı, önceki dönem meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

AKBULUT’TAN NİMET ERGÜN’E TEŞEKKÜR
Oruç açımı öncesinde konuşan Harmandalı Cemevi Başkanı Remzi Akbulut, lokma sahibi Nimet Dede Ergün’e teşekkür ederek şunları söyledi:
“Bugün burada lokma sahibi olan, önceki dönem meclis üyemiz ve aynı zamanda cemevi komisyonunda görev alan Nimet Dede Ergün’e teşekkür ediyorum. Cemevimizin yapım sürecinde önemli katkılar sundu. Bugün bu çatı altında bir araya gelerek topluma hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.”dedi

DEDE TEKGÖZ: “KERBELA HAK VE ADALET MÜCADELESİDİR”
Cemevi Dedesi Yusuf Tekgöz,verdiği lokma duası sonrası yaptığı konuşmada Muharrem ayının ve Kerbela’nın anlamına dikkat çekerek,Muharrem’in Aleviler için İslam tarihinin en acı olaylarından biri olan Kerbela Vakası nedeniyle büyük önem taşıdığını belirtti.
Tekgöz, Muharrem orucunun Hz. Hüseyin’in hak, adalet ve özgürlük mücadelesini anmak, Kerbela şehitlerinin acısını paylaşmak yas ı nı tutmak amacıyla tutulduğunu ifade etti.

KARABULUT: “ORUÇ SADECE AÇ KALMAK DEĞİL, NEFSİN TERBİYESİDİR”
Kerbela olayının tarihsel ve inançsal boyutunu anlatan Cemevi Dedesi İbrahim Karabulut ise şu değerlendirmelerde bulundu:

“Kerbela Olayı, miladi 680 yılında Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve 72 yareninin, Emevi halifesi Yezid’in ordusu tarafından Kerbela’da katledilmesiyle sonuçlanmıştır. Hz. Hüseyin, zulme ve baskıya karşı çıkarak adalet, özgürlük ve hakkaniyet uğruna canını ortaya koymuştur. Bu nedenle Kerbela, Alevi inancının manevi merkezinde yer alır.”
Karabulut, Muharrem orucunun yalnızca aç kalmak anlamına gelmediğini belirterek, “Bu oruç aynı zamanda nefsin terbiyesi, içsel arınma ve insanlığa faydalı bir birey olma çabasını da içerir. Muharrem ayı, zulme karşı duruşun ve adalet arayışının simgesidir” dedi.

ERGÜN: “BU İNANCIN SON TEMSİLCİLERİ OLMAMALIYIZ”
Lokma sahibi Nimet Dede Ergün ise yaptığı konuşmada birlik, beraberlik ve inanç değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine vurgu yaptı.
Ergün, “Uzun yıllardır bu inancın ve kültürün bir temsilcisi olarak atalarımızdan aldığımız bir öğretiyi yaşatmaya çalışıyoruz. O öğreti, 72 milleti bir nazarda görmektir. Ben ve ailem bugüne kadar hiç kimseyi kimliği ya da inancı nedeniyle ayırmadan, imkânlarımız ölçüsünde ihtiyaç sahibi herkesin yanında olmaya gayret ettik” dedi.

Hz. Ali’nin, “Bir kere zalim olmaktansa bin kere mazlum olmak daha iyidir” sözünü hatırlatan Ergün, Kerbela’nın mazlumun zalime karşı verdiği mücadelenin sembolü olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Biz her zaman mazlumun yanında olduk. Atalarımızdan bize ulaşan bu inancı ve öğretiyi çocuklarımıza ve gençlerimize aktarmalıyız. Bu anlayışın son temsilcileri olmamalıyız. Bu vesileyle Muharrem ayında oruç tutan, lokma veren tüm canların ibadetlerinin kabul olmasını diliyorum. Başta emek veren kadın kardeşlerime, gençlerimize, hizmet eden dedelerimize, Cemevi Başkanımız Remzi Akbulut ve yönetimine, ayrıca bugün bizleri yalnız bırakmayan tüm dostlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Hak, verilen tüm lokmaları kabul etsin.”

