
Fransa’da bizzat kendisinin organize ettiği çömlekçilik ve seramik festivaliyle Menemen’deki festivali karşılaştıran Montalto, Menemen Belediyesi’nin sektöre ve sanata verdiği öneme dikkat çekti. Menemen’de festivalin doğrudan belediye tarafından düzenlenmesine karşın Fransa’da yerel yönetim desteğini alamadıklarını belirten Montalto, “Fransa’da gerçekleştirdiğimiz festival ile Menemen arasında çok büyük bir fark var. Melton’da yaptığımız festivalle karşılaştırdığımızda Türkler festivali ve tarihi yaşayarak organizasyonlarını yapıyorlar. Fransa’da festivali ben öğrencilerimle yapıyorum. Festival için yeri kiralamamız gerekiyor. Menemen’deyse böyle bir şey yok. Menemen’de bir birlik ve beraberlik var. Ben 3 senedir Fransa’da sürekli olarak Menemen’deki festivali konuşuyorum. Menemen’i ve Aydın Pehlivan’ı anlatıyorum. Eski bir sanatı yaşatmaya çalışıyorlar. İtalya’da bir festival düşündüklerini söylediler. Ben de İtalyanlara Aydın Pehlivan ve Menemen’in çömleği yaşattığını söyleyerek Menemen’i örnek almalarını söyledim.” dedi.


“Çömleğin etrafında aile olduk”
Menemen’de kendisine gösterilen misafirperverliğe de değinen Montalto, çevirmeni Filiz Alptekin Yılmaz’ın bir anne şefkatiyle yaklaştığı belirterek, “Burada kimse bize yabancı gibi hissettirmiyor. Nereye ve hangi ülkeye gidersem gideyim, Menemen’deki misafirperverlik çok daha farklı benim için. İlk geldiğimiz günden beri Sayın Aydın Pehlivan da bunu bize hissettirdi. Çömleğin etrafında bir aile olduk. Her ülkeden gelen sanatçılarla birlikte bunu yaşıyoruz. Bu hissi bana sadece Menemen’de yaşatmadılar. Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, festivalin koordinatörlüğünü yapan Abdurrahman Tekin ve ekipleri, Melton’da bile bizleri yalnız bırakmadılar. Bu beni çok duygulandırdı. O zaman bile arkamızda olduklarını hissettirdiler.” dedi.
Türklerin ustalığı çok başarılı
Türk çömlek ustalarının uluslararası yarışmalarda aldıkları derecelere de dikkat çeken Stephane Montalto, “Eskiden bu konuda İtalya çok iyiydi ama şimdi onlar geriye giderken Türkler ise beklediğimden çok daha başarılı çalışmalar yapıyorlar. Türk ustalar çamura şekil verirken tarihi ve toprağı yaşayarak çalışıyorlar.” dedi.
