Yargı uyuşmazlıkları içerisinde en çok yer kaplayan dosyaların Aile Mahkemelerinde görülen
boşanma, nafaka, eşler arasındaki mal tasfiyesi ve müşterek çocuklar üzerindeki velayet hakkı
gibi uyuşmazlıklar olduğunu vurgulayan Kökkılınç, kadınların uğradığı şiddetin sebepleri
arasında da bu uyuşmazlıkların ne yazık ki önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Nilay Kökkılınç,
Meclis’te yapılacak kanun çalışmaları akabinde getirilecek yeni yasal düzenlemelerin hak ve
nesafet ölçüsünde çözümler sunması ve bozulan aile ilişkilerinde kadınların mağduriyetinin
etkin bir şekilde önüne geçebilmesi gerektiğini ifade etti.
Sivil Toplum ve Baroların Görüşü Mutlaka Alınmalıdır.
Kadın hakları konusunda çok değerli çalışmalar yapan sivil toplum örgütleri, meslek
odalarının kadın hakları çalışma grupları, kent konseyleri ve baroların süreçte aktif rol alması
gerektiğini belirten CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Av. Nilay Kökkılınç, açıklamasını
şöyle sürdürdü:
Mecliste nafaka ile ilgili yapılacak yeni yasal düzenlemede bu kurumların görüşlerine
mutlaka başvurulmalıdır. Kadın hakları insan haklarındandır ve yeni yasal düzenlemeler en
geniş toplumsal mutabakatla yapılmalıdır.
Zamanaşımı Süreleri ve Ek Süre Kısıtlaması Hak Kaybına Yol Açacak
Avrupa Birliği ülkelerinde uzun yıllardır nafaka, çocuklarla ilgili velayet hakları ve mal
paylaşımı davalarının boşanma davalarından ayrı olarak görüldüğüne dikkat çeken Kökkılınç,
düzenlemedeki riskli unsurları şu başlıklarla altını çizerek sıraladı:
Mal Paylaşımında Zamanaşımı
Mal paylaşımında açılacak davalar yönünden 10 yıllık zamanaşımı süresi gerçekten uzun bir
süredir. Yeni yasal düzenlemede bahsedilen 5 yıllık zamanaşımı süresi de aslında uzundur.
Boşanma kesinleştikten sonra 2 yıllık bir dava açma süresi makul olandır. Son yıllarda
erkekler tarafından kadınlara karşı bu davaların açılmakta olduğunu görüyoruz. Bu açıdan
bakıldığında uzun zamanaşımı süreleri kadın-erkek ilişkilerinde yeni uyuşmazlıkların
başlangıcı olabilmektedir.
İleri Yaştaki Kadınların Nafaka Hakkı
İleri yaştaki kadınların nafaka süresi bittikten sonra en geç bir yıl içerisinde ek süre talep
etmemesi halinde hak kaybına uğrayacağı yolundaki düzenleme de pek çok kadının

mağduriyetine yol açacaktır. Nafaka talebinde bu ek süreyle ilgili kısıtlama mutlak surette
düzenlemeden çıkarılmalıdır.
