Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

BAŞKAN GÜÇ’TEN 29 EKİM MESAJI: “CUMHURİYET’İ DAHA ADİL BİR TÜRKİYE’YLE YAŞATACAĞIZ”

Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümünde Atatürk Anıtı’na çelenk sunan YENİ Parti İzmir İl
Başkanı Çağatay Güç, Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi değil, eşit ve onurlu bir
yaşamın güvencesi olduğunu vurguladı. Güç, “Cumhuriyet sofrada başlar” sözleriyle
ekonomik sorunlara dikkat çekerken Basmane Çukuru üzerinden İzmir’in geleceğine ilişkin
mesajlar verdi.

Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümünde Atatürk Anıtı’na çelenk sunan YENİ Parti

Cumhuriyet’in kuruluşunun 103’üncü yıl dönümü nedeniyle YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı
Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni gerçekleştirdi. YENİ Parti
İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, YENİ Parti İzmir milletvekilleri, YENİ Parti İzmir il yöneticileri,
belediye başkanları, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri ve YENİ Parti İzmir il örgütünün
üyelerinin yer aldığı tören, Başkan Güç’ün YENİ Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide
Kurun ve YENİ Parti İzmir Gençlik Kolları Başkanı Efe Orbay Tekün ile birlikte anıta çelenk
sunmasıyla başladı. İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşunun ardından Başkan Güç,
bir konuşma gerçekleştirirken konuşmasında Cumhuriyet’in simgelediği gerçek anlama ilişkin
vurgular yaptı. AKP iktidarının İstanbul’da yaptığı talanın aynısını İzmir’de de yapmak
istediğini belirten Başkan Güç, tarihe ve şehre olan sorumlulukları nedeniyle buna müsaade
etmeyeceklerini açıkladı.
“İZMİR KURTULUŞUN ŞEHRİDİR”


İzmir’in tarih boyunca mücadelenin simgesi olduğunu aktaran Başkan Güç, “Aziz İzmirliler,
Cumhuriyetimizin 103. Yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi huzurundayız. Ulu
Önderimiz 1935’te, Millî Mücadele’nin ardından kurulan yeni Türkiye’yi şöyle anlatıyordu:
‘Uçurum kenarında yıkık bir ülke… Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar… Yıllarca süren
savaş… Ondan sonra, içerde ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni toplum, yeni
devlet ve bunları başarmak için arasız inkılâplar… İşte Türk Genel Devrimi’nin bir kısa
ifadesi…’ Biz milletçe uçurumun kenarından başladık. Ve sonra hep birlikte ayağa kalktık.
İzmir ise bu kutlu mücadelemizin simgesidir. Zaferin denize ulaştığı şehirdir. 15 Mayıs
1919’da başlayan işgal günlerinde, ilk kurşunu atan Hasan Tahsin’in adıyla özdeşleşen
direniş, günden güne büyüyen millî mücadelemizin kıvılcımı oldu. 9 Eylül 1922’de İzmir
kurtuldu; yeni bir dönem başladı. Ancak zafer, millî mücadelemizin sonu değildi, asıl mesele
bağımsızlığımızı kalıcı kılmaktı. Nitekim şehrimizin yaraları daha sarılmamışken, 17 Şubat
1923’te İzmir İktisat Kongresi toplandı. Çiftçisi, esnafı, işçisi masaya oturdu. Savaşın
ardından ülkenin nasıl kalkınacağı, üretimin nasıl artırılacağı, ekonomik bağımsızlığın nasıl
sağlanacağı konuşuldu. İzmir’in tarihimizdeki yeri tam da burada netleşiyor; işgalden
kurtuluşa, kurtuluştan kuruluşa uzanan millî mücadele dönemimizin simgesidir İzmir’dir…
Çünkü bir ülkeyi kurtarmak başka, o ülkede insanların yüzünü güldürecek güvenli, huzurlu ve
adil bir hayat kurmak başkadır. Bağımsızlık, yurttaşın sofrasında, emeğinde ve geleceğe dair
umudunda karşılık bulmalıdır. Cumhuriyet’in anlamı da burada başlar. Çiftçi emeğinin
karşılığını alabiliyorsa, işçi alın teriyle insanca yaşayabiliyorsa, gençler önlerini görebiliyorsa,
emekliler yıllarca verdikleri emeğin ardından huzurla yaşayabiliyorsa Cumhuriyet’in vaadi
hayata geçiyor demektir” şeklinde konuştu.
“CUMHURİYET SOFRADA BAŞLAR”


Cumhuriyet’in hayatın her alanında hissedildiğini vurgulayan Başkan Güç, “Şunu bugün
söylemekte önem görüyorum; Atatürk’ün sözleriyle, Cumhuriyet ‘bilhassa kimsesizlerin
kimsesidir.’ Bugün ise insanlarımız çalışıyor ama geçinemiyor; emek veriyor ama karşılığını
alamıyor. Kemeraltı’nda kepenk açan esnaf da, Tire’de ve Ödemiş’te tarla ve ahırda çalışan
çiftçi de, Aliağa’da vardiyayla çalışan işçi de, Bornova’da ve Buca’da kirayı denkleştiremeyen
genç de aynı hesabın içindedir. Birikim yapmak bir yana, yarınını güvence altına almakta

zorlanıyor. Gençler kendi ülkelerinde bir gelecek kuramıyor. Emeklilerimiz, yıllarca verdikleri
emeğin ardından yaşam mücadelesi veriyor. Değerli İzmirliler, Cumhuriyet sofrada başlar!
Sofrada ekmek, evde huzur, okulda fırsat eşitliği, hayatta adalet, gelecekte umut varsa
Cumhuriyet gerçek anlamını bulur. Çünkü Cumhuriyet, her yurttaşın eşit, özgür ve onurlu bir
yaşam sürme hakkıdır. Cumhuriyet’i yaşatmak, o zaferlerin kurduğu ülkeyi daha adil, daha
güçlü ve daha yaşanır hâle getirmektir” dedi.
“İZMİR’İN TOPRAĞI KİMSENİN RANT MALZEMESİ DEĞİLDİR”


Kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen alanın satışına ilişkin tepkisini dile getiren
Başkan Güç, “Kıymetli hemşehrilerim, İstanbul’a ihanet ettiklerini kendi ağızlarıyla itiraf
edenler, bugün gözlerini İzmir’e dikmişler! İstanbul’da uyguladıkları rant siyasetini, bugün ilk
iş olarak ‘Basmane Çukuru’ arazisi üzerinden İzmir’e taşımak istiyorlar. Buradan açıkça
söylüyorum: İzmir’in toprağı, arsası ve kamusal değerleri kimsenin siyasi hesaplarının ve rant
pazarlıklarının malzemesi değildir! İzmir’in geleceğini kapalı kapılar ardında yapılan
pazarlıklara teslim etmeyeceğiz. İzmir’in geleceği üzerinden kimlerin, hangi yetkiyle, kimin
yararına karar verdiğinin hesabını soracağız” ifadelerini aktardı.
“YENİ PARTİ’DEN KORKUYORLAR”
AKP’nin ve AKP’ye geçen Cemil Tugay’ın halkın umudu olan YENİ Parti’den korktuğunu
söyleyen Başkan Güç, “Bugün, Cumhuriyetimizin 103. Yılında, çelenk sunma törenimizde
Cemil Tugay’ın talimatıyla elektrik verilmemesi, AKP iktidarının ülkemizin umudu olan YENİ
Parti’den ne kadar korktuğunun bir sonucudur. Cumhuriyet’in meydanlarında kimsenin sesini
kısmaya, kimsenin iradesini yok saymaya hakkınız yoktur! İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanlığı, aldığı oylara karşı sorumluluk taşıyan bir makamdır. Ancak Cemil Tugay ise bu
şehrin en yalnız, en mutsuz ve en umutsuz kişisidir. İzmir halkından kaçan, korkarak siyaset
yapan ve AKP iktidarının tehditlerine boyun eğen Cemil Tugay, Basmane arazisi üzerinden
alınan kararların hesabını İzmir halkına vermek zorundadır. Unutmayın, İzmir; Cumhuriyet’in,
halk iradesinin ve kamu yararının şehridir! Değerli İzmirliler! Sorunlarımız büyük. Engeller
yüksek. Ama biz bu yolu çok daha zor koşullarda yürüdük. Varoluş mücadelesi verdik. Bugün
ülkemiz bunca zorluğa rağmen ayaktaysa; milletimizin birlikteliği, ülkemize olan sevgimiz,
devletimize ve daha iyi günlere olan inancımız sayesindedir. Biz, yokluklar içinde
bağımsızlığını kazanmış, büyük fedakârlıklarla bir devlet kurmuş milletin evlatlarıyız. Bu
geçmişle övünmek hakkımızdır. Ancak o geçmişin sorumluluğunu taşımak da görevimizdir.
Birbirimize sırtımızı dönmeden; gençlerimizin umudunu, büyüklerimizin huzurunu büyüterek
yolumuza devam etmeliyiz” diye konuştu.


“EMANETİ DEVRETMEK GÖREVİMİZDİR”
Cumhuriyet’in ve sahip olduğu değerlerin önceki nesillerden alındığını ve genç nesillere
emanet etme sorumluluğu taşıdıklarını aktaran Başkan Güç, “Kıymetli yurttaşlarım, asla
umutsuzluğa kapılmayınız. Milletimiz, tarih boyunca en zor şartlarda bile bağımsızlığından ve
kendi geleceğini kurma iradesinden vazgeçmedi. Cumhuriyet, işte bu iradenin eseridir. İzmir,
1923’te savaşın küllerinin üstünde masaya oturdu ve ülkenin yolunu birlikte çizdi. Bugün de
çıkış yolu aynı: ortak akıl, dayanışma ve birlikte üretme iradesi. Bugün de önümüzdeki
güçlükleri aşacak güce sahibiz. Yeter ki birbirimize güvenelim, aklı ve bilimi rehber edinelim,
adaletten ve dayanışmadan ayrılmayalım. Yeter ki bu ülkenin geleceğini ortak davamız
bilelim. Unutmayın; bu memleket hepimizin, bu bayrak hepimizin, bu Cumhuriyet hepimizin.
Bizi birbirimize bağlayan, Cumhuriyet’imizi daha güçlü yarınlara taşıma irademizdir. Bizden
önceki kuşaklardan bir emanet devraldık. Bu emaneti; bağımsızlığını koruyan, gücünü
adaletten alan, ilelebet payidar kalacak bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak devretmek,
tarihimize ve milletimize borcumuzdur. İzmir’den, kurtuluşun ve kuruluşun şehrinden,
Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında mücadelemizi; emeğin karşılığını bulduğu, adaletin herkese

ulaştığı, gençlerin geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalmadığı, yurttaşların
yarınından korkmadığı bir Türkiye inşa etmek için veriyoruz. Ruhun şad olsun Atam!
Ruhunuz şad olsun vatanperver şehitlerimiz! Ruhunuz şad olsun Cumhuriyetimizin
kurucuları! Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk! Yaşasın Cumhuriyetimiz! Yaşasın Türkiye
Cumhuriyeti! 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun” dedi.
Başkan Güç’ün konuşmasının ardından tören gerçekleştirilen fotoğraf çekimleri ile son buldu.

Reklamı Geç