Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

ADANA’NIN FOTOĞRAF HAFIZASI KONUŞTU: “BU ŞEHİR BÖYLE YAŞAMAYI HAK ETMİYOR!”

DÜSAD TV’nin konuğu Adana’nın fotoğraf üstadı Sabri Gül oldu. Gazeteci Yazar Bünyamin Deniz Kıraç ile Gazeteci Halis Kassap’ın sunduğu programda; Adana’nın tarihi dokusundan kaldırımlarına, eski yapılarından şehir girişlerine, Karataş’tan Magarsus ve Yumurtalık’a kadar kentin birçok sorunu masaya yatırıldı.

DÜSAD TV’nin konuğu Adana’nın fotoğraf üstadı Sabri Gül oldu. Gazeteci

 

Adana’nın geçmişine tanıklık eden fotoğraflarıyla kentin görsel hafızasına önemli katkılar sunan fotoğraf üstadı Sabri Gül, DÜSAD TV’de yayınlanan programda Adana’nın dününü, bugününü ve geleceğini değerlendirdi.

Programı Gazeteci Yazar Bünyamin Deniz Kıraç ile Gazeteci Halis Kassap sundu. Adana’nın tarihi dokusu, şehir estetiği, kaldırımların işgali, eski yapıların korunması, şehir girişlerinin düzenlenmesi ve kentin turizm potansiyeli programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

 

“ESKİ ADANA’NIN DAHA ÇOK KORUNMASI GEREKİYOR”

Adana’nın Tepebağ, Türk Ocağı, Kayalıbağ, Sarıyakup ve Arasta gibi tarihi bölgelerine dikkat çeken Sabri Gül, bazı yapıların yapılan çalışmalarla yeniden kente kazandırılmasının sevindirici olduğunu belirterek, ancak hâlâ yapılması gereken çok iş bulunduğunu söyledi.

Özellikle bakımsız kalan tarihî yapıların zaman içerisinde yağmur, güneş ve diğer doğal koşullar nedeniyle yıprandığını ifade eden Gül, Büyük Saat çevresindeki Yeni Han’ın korunması gerektiğine dikkat çekti.

Gül, tarihî yapıların yalnızca restore edilmesinin yeterli olmadığını, bu mekânların turizme kazandırılması gerektiğini belirterek, “Bu yerler atıl kalmamalı. Turistik amaçlarla kullanılmalı ve Adana’ya gelen insanların ziyaret edebileceği alanlar haline getirilmeli” görüşünü dile getirdi.

“KALDIRIMDA YÜRÜYEMİYORUZ”

Programın dikkat çeken bölümlerinden biri de şehir mobilyaları, kaldırımlar ve kamusal alanların kullanımı oldu.

Uzun yıllar Adana’da esnaflık yaptığını anlatan Sabri Gül, geçmişte kaldırım ve işgaller konusunda daha sıkı uygulamalar bulunduğunu ifade ederek bugün birçok bölgede yayaların yürümekte zorlandığını söyledi.

Reşatbey’den Küçüksaat’e yürürken kaldırım yerine zaman zaman yoldan yürümek zorunda kaldığını belirten Gül, kaldırımların işyerleri ve seyyar satıcılar tarafından işgal edilmesinin kent yaşamını olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Gül, belediyelerin bir bölgede yaptığı düzenlemenin başka bir noktaya taşınmaması için çalışmaların bütüncül şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi.

“ADANA BÖYLE YAŞAMAYI HAK ETMİYOR”

Adana’nın kent kültürü konusunda da değerlendirmelerde bulunan Sabri Gül, çevre temizliği, çekirdek kabuklarının yere atılması, çöplerin zamanında toplanmaması ve ortak yaşam alanlarının kullanımındaki sorunların yalnızca belediyelerle çözülemeyeceğini belirtti.

Gül, ailelerin ve toplumun gençlere kent kültürü, çevre bilinci ve ortak yaşam kurallarını öğretmesi gerektiğini vurgularken, “Biraz da içimizde kültür olması lazım. Kültür olmayınca bu böyle devam eder gider” dedi.

Tarsus örneğini de veren Gül, başka kentlerde gördüğü düzen karşısında Adana’nın mevcut durumuna üzüldüğünü belirterek, “Bir Adanalı olarak biz bunu hak etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

“ADANA’NIN TADİLATA İHTİYACI VAR”

Programda Adana’nın büyümesi de farklı bir açıdan ele alındı.

Gazeteci Yazar Bünyamin Deniz Kıraç, Adana’nın nüfus, araç ve yapılaşma bakımından büyüdüğünü ancak büyümeyle birlikte kentin daha çok kalabalıklaştığını ifade etti.

Adana’nın tarihî ve kültürel kimliğinin yeniden ele alınması gerektiğini belirten Kıraç, “Adana’nın bir tadilata ihtiyacı var” değerlendirmesinde bulundu.

Sabri Gül ise özellikle eski Adana’nın yeniden ayağa kaldırılması için bürokratik engellerin aşılması gerektiğine dikkat çekti. Tarihî yapıların projelerinin çıkarıldığını, ancak uygulama aşamasında izin ve kaynak gibi konuların süreci uzattığını ifade etti.

“ADANA’NIN ŞEHRE GİRİŞLERİ ADANA’YI ANLATMALI”

Programda kentin girişleri de gündeme geldi.

Bünyamin Deniz Kıraç, bir kente girildiğinde o şehrin kimliğinin hissedilmesi gerektiğini belirterek, Adana’nın girişlerinde kentin tarihini, kültürünü ve üretim gücünü anlatan bir şehir anlayışının oluşturulması gerektiğini söyledi.

Adana’nın otogarının da bu kapsamda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kıraç, şehirlerarası ulaşım noktalarının yalnızca ulaşım merkezi değil, aynı zamanda kentin tanıtım yüzü olması gerektiğini vurguladı.

“SEYHAN NEHRİ TURİZME KAZANDIRILABİLİR”

Programda Adana’nın en önemli doğal değerlerinden Seyhan Nehri de konuşuldu.

Eskişehir’de Porsuk Çayı çevresinde oluşturulan turizm hareketliliğine dikkat çekilirken, benzer uygulamaların Seyhan Nehri’nde de değerlendirilebileceği ifade edildi.

Nehir üzerinde kano ve benzeri turistik faaliyetlerin geliştirilmesinin Adana’ya yeni bir turizm alanı kazandırabileceği belirtildi.

“ADANALI KARATAŞ’I UNUTTU MU?”

Programın bir başka dikkat çekici başlığı ise Adana’nın deniz turizmi potansiyeli oldu.

Gazeteci Halis Kassap, Adanalıların Karataş’a yeterince ilgi göstermemesini gündeme getirerek, kentin deniz turizmi açısından sahip olduğu potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sabri Gül ise Karataş’ın yalnızca deniziyle değil, tarihî değerleriyle de önemli olduğunu belirtti.

Özellikle Magarsus Antik Kenti üzerinde duran Gül, geçmiş yıllarda burada gerçekleştirilen kazı ve çalışmaların ardından son yıllarda yeterli hareketliliğin görülmediğini ifade etti.

Magarsus’un Adana halkına daha fazla tanıtılması gerektiğini belirten Gül, belediyelerin vatandaşların bölgeye ulaşımını kolaylaştıracak ring seferleri gibi uygulamaları değerlendirebileceğini söyledi.

“YUMURTALIK DAHA FAZLA TANITILMALI”

Programda Yumurtalık da gündeme geldi.

Yumurtalık’ın turizm açısından önemli bir merkez olduğuna dikkat çekilirken, bölgenin tarihî ve doğal özelliklerinin daha etkin şekilde tanıtılması gerektiği ifade edildi.

Sabri Gül, Yumurtalık’ın tarihsel geçmişine dikkat çekerek, bölgenin İpek Yolu bağlantısı ve tarihî mirasıyla da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

FOTOĞRAFÇININ OBJEKTİFİNDEN ADANA

DÜSAD TV’deki program, bir fotoğraf sanatçısının objektifinden Adana’nın yalnızca güzelliklerini değil, kentin çözüm bekleyen sorunlarını da gündeme taşıdı.

Sabri Gül’ün yıllardır çektiği fotoğraflar üzerinden Adana’nın değişimine tanıklık edilirken, programın ortak mesajı ise tarihî ve kültürel değerleri korunmuş, yayaların rahatça yürüyebildiği, şehir girişlerinde kendi kimliğini hissettiren ve turizm potansiyelini değerlendiren bir Adana oldu.

Gazeteci Yazar Bünyamin Deniz Kıraç ve Gazeteci Halis Kassap’ın sorularıyla renklenen programda, Adana’nın geçmişten geleceğe uzanan kent hafızası farklı yönleriyle ele alındı.Dostum, burada özellikle Sabri Gül’ün “Biz bunu hak etmiyoruz” sözünü haberin omurgasına yerleştirdim. İstersen bunu bir de Çukurova Press için daha sert, manşetlik ve çok daha çarpıcı bir gazete haberi formatına dönüştürebilirim.

Reklamı Geç