Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

HER DEVRİN ADAMI OLANLAR, HER DEVİRDE ADAM OLANLARI SEVMEZLER

HER DEVRİN ADAMI OLANLAR, HER DEVİRDE ADAM OLANLARI SEVMEZLER Siyasette

HER DEVRİN ADAMI OLANLAR, HER DEVİRDE ADAM OLANLARI SEVMEZLER

Siyasette en zor şey nedir biliyor musunuz?
Rüzgâra göre yön değiştirmemek… Güce göre saf tutmamak… Makama göre susmamaktır…
Bugün dönüp baktığımızda ne yazık ki Çiğli de tablo iç açıcı değil. 33 yıllık ilçe tarihinde 27 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi yönetiyor Aynı kentin iki ilçesine baktığımızda ortaya çıkan fark ise düşündürücü.

KARŞIYAKA VE ÇİĞLİ: AYNI KENT, İKİ FARKLI HİKÂYE

Karşıyaka’ya bakın; İZBAN yer altına alınmış, sosyal yaşam canlı, mahalle ölçeğinde kültür merkezleri, konferans salonları, birden fazla çarşısı var. Kent kimliği oluşmuş. Karşıyaka Meclis’e milletvekili göndermiş.
Peki ya Çiğli?
26 mahalle, yaklaşık 230 bin nüfus…
Ama sosyal hayatın merkezi yok. Kültürel etkinlikler neredeyse tek bir salona sıkışmış durumda. İlçenin bir tarafı İZBAN hattıyla, diğer tarafı battı-çıktıyla bölünmüş. Aradan geçen 33 yıla rağmen hâlâ “Neden ilerleyemiyoruz?” sorusunu soruyorsak, burada ciddi bir zihniyet sorunu vardır.
Toplumsal çıkarlar geri planda, bireysel hesaplar ön planda tutulduğunda sadece bazı çevreler büyür. İlçe ise yerinde saymaya devam eder Bunun en büyük sebebi ise “her devrin adamı” anlayışının fazlalığıdır.

MESELE ŞAHIS DEĞİL, DÜZEN ELEŞTİRİSİDİR

Son dönemde Niyazi Arslan üzerinden yaptığımız eleştiriler bazı çevreleri rahatsız etmiş görünüyor. Oysa mesele şahıs değil; mesele bir düzen eleştirisidir.niyazi Arslan hikayesi
Merhum Metin Solak döneminde başlayan ve Hasan Arslan döneminde güç kazanan , 2019’da Utku Gümrükçü’nün göreve gelişiyle Çiğli de duraksayan başka ilçede devam eden bu dönem yine Çiğli de tüm hızıyla yol alan bir hikaye Gümrükçü döneminde aradığını bulamayan bu anlayış, o günlerde yaptığımız eleştirilere alkış tutarken bugün eleştiri yapılınca rahatsız oluyor.
Demek ki mesele doğru ya da yanlış değil.
Mesele ilçenin çıkarı değil.
Mesele kimin çıkarının zedelendiği.
Dün belediyede çalışan oğlu bir yerlere sürüldü diye kıyamet koparanların, bugün meclis üyesi olduktan sonra 140 partilinin kapının önüne konması bir çok Partili’nin yeri ve vasfını değistirenlere alkış tutması da bu çelişkinin açık göstergesidir.

İLKE Mİ, KOLTUK MU?

Kendi adıma şunu açıkça söyleyebilirim: 99 dan 2025 kadar parti üyesiydim il yöneticiliği yaptım çiğli’de
12 yıl boyunca Ali Rıza Koçer ile birlikte yol yürüdüm . Ne iş istedim, ne aş, ne makam.
Koçerin belediye yönetimi döneminde yanlış gördüğüm konularda ilk ben karşı çıktım. Parti içi seçimlerde aldıkları yenilgide benim büyük payım oldu susmadım. Çünkü mesele koltuk değil, ilke meselesiydi siz iki dönemdir bir çok kişi nin emeğine çöküp bireysel çıkarlarınız uğruna bir kişinin esaretine teslim olurken biz dün yapılan yanlışı bugün de bütün cesaretimiz ile haykırmaya devam ettik aramızdaki belirgin fark bu

GAZETECİLİK DERSİ VERMEYE ÇALIŞANLARA

Bugün sosyal medyada millete “particilik” bize ise bazı gruplarda “gazetecilik” dersi vermeye çalışanlara da bir çift sözümüz var:
Eleştiri demokrasinin temelidir. Dün alkışladığınıza bugün tahammül edemiyorsanız, sorun eleştiride değil, tutarsızlığınızdadır.
Gazetecilik diploma ile değil, vicdanla yapılır.
Biz bu mesleği kutsal görüyoruz. Dört yıl gazetecilik okumuş, gençleri yetiştiren ve onları bu kutsal mesleğe kazandıran insanlarız. Sizin bize vereceğiniz adamlık ya da gazetecilik dersine ihtiyacımız yok ama .sizin unutmamanız gereken bir gerçek var:
O koltuklara bir kişinin menfaatini korumak için değil, Çiğli’ye hizmet etmek için geldiniz.
İlçenin gençleri sosyal alan bekliyor. Verdiğiniz sözleri tutmanızı bekliyor
Esnaf hareket bekliyor.
Vatandaş nefes alacak bir kent bekliyor.
bir şişe şaraba her şeye imza atanlar bize adamlık dersi vermeye, diğeriniz gazetecilik öğretmeye kalkıyorsa buna da sessiz kalmayız. Ve sizin gerçek yüzünüzü bu milleteu anlatırız bundan endişeniz olmasın

SİYASETTE İKİ TİP İNSAN VARDIR

Her devrin adamı olanlar ve
Her devirde adam olanlar.
Her devrin adamı olanlar güce göre konum alır. Dün eleştirdiğine bugün sarılır. Rüzgâr nereden eserse oraya döner.
Her devirde adam olanlar ise ilkeye göre durur. Kim yanlış yaparsa yapsın karşı çıkar. Bedel öder ama eğilmez.
Başlıkta söylediğimiz gibi:
Her devrin adamları, her devirde adam olanları o yüzden sevmez.
Ama biz durduğumuz yerden vazgeçmeyeceğiz.
Çünkü bizim meselemiz sizin gibi kişiler değil; bizim meselemiz halkın yaşadığımız kentin,ve yaşadığımız ilçenin geleceğidir. Haberiniz olsun

Hüseyin Ergün’nün kaleminden

Reklamı Geç