Çiğli’nin sevilen simalarından iş insanı İhtilal Gündüz ile geçmişten bugüne yaşamı, siyaseti ve çocukluk hayalleri üzerine bir söyleşi yaptık.
İhtilal Gündüz bütün samimiyeti ile sorularımıza cevap verdi :
İLK SORUMUZ MEMLEKETİ
Aslen Muş Vartolu’yum, ancak 1976 yılında Çiğli Güzeltepe’de doğup büyüdüm. İlk ve orta öğrenimimi burada tamamladım. Daha sonra babam tarafından kontenjandan Çınarlı Endüstri Meslek Lisesi‘ne kaydoldum. İnşaat bölümünü bitirdim sonra çalışmaya başladım.
İŞ HAYATINIZ NE ZAMAN BAŞLADI
Okulda inşaat teknikerliği bölümü bitirdim.
Belli bir süre pazarlama işinde çalıştım, daha sonra İhtilal Gündüz adında kendi firmamı kurdum. Yaklaşık 10 yıldır müteahhitlik yapıyorum.
Dün ile bugünü karşılaştırırsak ne değişti hayatınızda?
Şu an bulunduğum konumu sorarsanız, ben olayın parasal boyutuna bakmıyorum. İnsan olarak aynı yerdeyim, değişen bir şey yok. Sadece zaman geçti, yaş olarak büyüdük, ama konum olarak ben büyüdüğümü düşünmüyorum.
O yüzden insanların beni öyle çok yüksek konumlarda görmesi, benim çok mantığıma uyan bir durum değil. Ama hayat hikayemle ilgili size şunu söyleyebilirim, birkaç yıldır inşaat sektöründe faaliyet gösteriyorum firma olarak büyüyerek yoluma devam ediyorum. Dediğim gibi İhtilal Gündüz olarak dün olduğum gibiyim, hayatıma aynen devam ediyorum.
ÇOCUKLUK HAYALİNİZ NEYDİ?
Tabiki kurduğum hayaller vardı. Yani hep şöyle derler, hayali geniş çocuklar gerçekten de ileride daha yaratıcı ve başarılı olurlar.
Ben çok hayalperest biri değildim. Ama hayalleri bile sınırlı bir insandım. İleride ne olmak istersin diye sorduklarında, ”mühendis olmak istiyorum” derdim; inşaat mühendisi olmak.” Açıkçası bunda biraz da amcamın etkisi vardır.
Hani böyle çok büyük hayallerim yoktu; bu ülkeyi yöneteceğim, bunu yapacağım, bunu edeceğim diye. Dolayısıyla hayat önüme kapılar açtı, kendi çabamla bir şeyler başarabildim. Yoluma devam ediyorum.
SANAT, KÜLTÜR, SPOR VE STK’LAR İLE İLİŞKİLERİNİZ NASIL SİZE DÖNÜŞÜ VAR MI?
Şunu başta belirteyim; sanatla, sporla ya da STK’larla ilişkilerim gayet iyi. Elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum ama bu bana yararı olsun, herhangi bir karşılık bulsun amacı taşımıyor. Ben kendim bunu içimden gelerek yapıyorum çünkü gerek sivil toplum kuruluşları, gerek kulüpler, özellikle STK’lar halka belli noktalarda fayda sağlıyorlar. Biz sadece yardımcı oluyoruz.Yani biz gidip birilerini çocukları sokaktayken, uyuşturucudan uzak dur, sen böyle yanlış yapıyorsun deyip, onun eğitimlerini yapmıyoruz.
Biz sadece yardımcı oluyoruz. Dolayısıyla toplumdan da bir karşılık beklemiyoruz. Ama beklediğim tek bir şey var. Bir tane bile insana yaptığımız iyilikle dokunabilirsek, çok mutlu oluruz. Şöyle düşünün; sivil toplum kuruluşları bir ögrenci okutuyorsa ve orada bir başarı varsa, ya da bir spor kulübü, iki çocuğu sokaktan kurtarmış ise bize dönüşü bu olur. Bundan mutlu oluruz.
SİYASET YAPMAYA DEVAM EDECEK MİSİNİZ?
Aslında insanın doğumundan ölümüne kadar politik olması gerekir. Apolitik bir insanın yaşama çok faydası olmuyor. Politika bugün yaşamının tam içinde. Kanunları düzenleyen her şeyi, politik yapı düzenler. Yani kötü bir şey değil. Ben de siyaset yaptım ama açıkçası çok faydalı bir siyaset geçmişim olmadı. Hem kendi eksikliğim vardı, hem de sistemin çok büyük eksikliği vardı. Dolayısıyla ben insanlara fayda sağlayamayacağım bir alana tekrar geri dönmem çok doğru olmaz diye düşünüyorum.
