Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

HERKES PUSUDA

Ülkenin içinden geçtiği ekonomik darboğazda geçim sıkıntısının had safhada olduğu

Ülkenin içinden geçtiği ekonomik darboğazda geçim sıkıntısının had safhada olduğu bu günlerde; yerel seçimlere beş kala, yeni seçilen il ve ilçe başkanları dışında kimse ortalıkta yok. Ne üreten var, ne de millete kendini anlatan. Proje desen o zaten yok. Sokağa şimdiden çıkıp millete bu pahalılığı anlatan var mı ya da sebebi ve sorumlusunun kim olduğunu söyleyen var mı? Yok. Şu an hepsi köşesine çekilmiş, 8 Ekim’de yapılacak İstanbul il kongresini, ondan sonra da 4 -5 Kasım CHP kurultayını bekleyecek. Yanı işin garip tarafı şu, kimse halka kendini anlatmaya çalışmıyor. Herkes yukardan gelecek ışığa göre kendine şekil verecek gibi. İyi partide bir kıpırdama var, Ak parti ise İzmir yerelde umudu kesmiş gibi. Onlar hiç alanda yok. Yerelde baktığınızda herkesin bildiği gibi bazı ilçelerde yaklaşık 200 meclis üyesi adayı, 20 tane de belediye başkan adayı çıkar. Ama sadece seçimden seçime. Başka zamanlarda bir ekranda ya da gazete köşesinde, ülkenin gidişatı ya da partinin politikalarını anlatan bir söylem ve proje yok. Aynı zamandan seçim bittikten sonra da 5 yıl alanda yok. Her seçim, adaylar halkı temsil edeceklerini iddası ile yola çıkıyor. Ama hangi proje ile nasıl bir temsiliyet olacak millet merak etmiyor değil. Tabi bunu yazarken bazılarını tenzih ediyorum. Yerelde temsiliyet noktasında liyakatli ve donanımlı insanlar var.

4d59236c-8b99-43a0-bc81-c1202a519324

25 yıldır CHP nin kazandığı Çiğli’de ise artık ön seçim sesleri yükselmeye başladı. Halk kendi meclis üyesini kendi seçmek istiyor, çünkü ancak öyle hesap sorabilir. Bugüne bakıldığında mecliste CHP’nin 21, Ak parti’nin 8, MHP’nin 1 meclis üyesi var. Ak parti meclis üyelerine mikrofon tutun, hem kendine hem de kötü giden ekonomiye, bir kılıf bulup partisini savunabilir. Ancak CHP’nin 21 meclis üyesine mikrofan tutsak, 15’i yüzünü dönüp gider. Bu bir parti için artı değil, eksidir.  O yüzden yerelden iktidar olanlar bu kadrolar ile genele bir şey veremezler. Ve bu partiyi iktidar yapma şansları da yoktur. Halka hesap da vermezler. Çünkü onları atanan belediye başkanı atamıştır, onlar sadece onu tanır. Mesela Çiğli belediye başkanı Utku Gümrükçü’ye bakın, Çiğli’den çok Ankara’da gözüküyor. Çünkü onu atayan orası. Hal böyle olunca, halkı sadece oy deposu olarak görürseniz, her şeyi iki yılda bir seçilen ilçe başkanı ve yönetimi üzerine bırakıp, 5 yılda bir ortaya çıkıp hiç bir eylem ve söylem olmadan ben adayım derseniz olmaz. Başkan adayı ya da meclis üyesi olduğun bu halka hangi projeler, hangi hizmetler sunacaksın, bir anlat bakalım. Ama bir çoğunun öyle bir derdi yok. Ya paranın gücüne güveniyor, ya da kendini anlatıp ışık olacağına başka yerlerden ışık bekliyor. Eğer parti yerelden büyüyerek iktidar olmak istiyorsa, mutlaka ön seçim yapılmalı. Belediye başkanını illa atama yapılacak ise şuna bakılmalı, 5 yıllık süreç içinde parti içi seçimi kazanmış mı? İlçedeki üyeden onay almış ise bir nevi başarılı sayılır. Ancak parti içi seçimini kaybeden bir başkan kendini üyesine bile kabul ettirmemiştir. Demek ki başarısız. Siz yine aynı başkanı atarsanız, ne yerelde nede genelde başarı elde etme şansınız olmaz. O yüzden başarıyı halka yüzünü dönenler getirir, sırtını dönenler değil. Bunları iyi incelemeli. Şimdi bazıları 8 Ekim İstanbul kongresi için pusuya yatmış, bazıları Ankara’ya. Yanı kısacası herkes pusuda. Vekil kurultayda başkan adayı olanların gözüne bakıyor, parti meclisine girer miyim diye. Belediye başkanı kim güçlü ise onun gözüne bakıyor. Malum meclis üyesi olanlar da güçlü belediye başkan adaylarının gözünün içine bakıyor. Aslında baktığında kendine güvenenler ön seçim istiyor ancak kimse halka iki çift söz soylemiyor, herkes pusuda…

Reklamı Geç